Kategori arşivi: Bebeğim

Bebeğinizin olacağını öğrendiğiniz o ilk saniyeden, içinizde nasıl büyüdüğüne, nasıl geliştiğine, doğumunuzda neler olacağı, sizi nelerin beklediğiyle ilgili sorularınızın tüm cevapları bu bölümde bulabilirsiniz. Bebeğin gelişimi ve bundan sonraki bebeklik dönemine ilişkin konu ve fikirlere sizinle paylaştık. Bebek gelişimi hakkında tüm annelerin fikirlerine ihtiyaç bulunmakta olup siz değerli annelerimizin yorumlarınıza ihtiyacımız vardır. Unutmayın bebek gelişimi kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir annelik görevidir.

1 yaş bebekleri neler yapabilir

Yeni Doğan İçin İhtiyaç Listesi

    Yeni Doğan bebek İçin İhtiyaç Listesi

     Tüm anne adaylarının sorduğu soru aynı: Bebeğim doğmadan önce hazır etmem gereken malzemeler neler?

O muhteşem varlığa kavuştuktan sonra, hastaneden eve geldiğinizde en çok neye ihtiyacınız olacak?

İşte sizin için yararlı bir liste:

Bebeğiniz İçin İhtiyaç Listesi

Bebeğiniz İçin İhtiyaç Listesi

 Bunları hazır etmenizde büyük fayda var.

· Hastane Çıkış Seti

· Çocuk Odası:

Buhar Makinası

Bebek Telsizi

Beşik

Şilte

Yatak kenarlıkları – korumalar

Gardrop

Alt Değiştirme Masası

Alt Değiştirme Örtüsü

Çarşaf

Penye Battaniye

· Hijyen:

Bebek küveti

Küvet Filesi (sırt destekli)

Burun Aspiratörü

Popo Yıkama Küveti

Maşrapa

Tülbent

Bebek Bezi

Havlu/Bornoz

Bebek Deterjanı

Bebek Yumuşatıcısı

Tırnak Makası

Bebek Şampuanı

Bebek Sabunu

Bebek Yağı

Nemlendirici

Pişik Kremi

Pudra

Pamuk (bebek için özel)

Kulak Çubuğu

Konak Tarağı

Göbek Bağı Bandı

Bebek Giysisi Yıkama Torbası

Banyo Termometresi

Banyo Süngeri

Ateş için Termometre

· Beslenme:

Sterilizatör

Elektrikli Süt Pompası

Süt Saklama Poşetleri

Biberon

Biberon Fırçası

Göğüs Pedleri

Göğüs Ucu Kremi

Emzirme Sutyeni

Emzirme Yastığı

Emzik

Emzik Kutusu

Emzik Zinciri

Islak Mendil

Yağlı Islak Mendil

Omuz Bezi

Cam Rende

Diş Kaşıyıcı

Önlük

· Diğer:

Bebek Malzeme Çantası

Kanguru

Bebek Arabası

Araç koltuğu (Ana Kucağı)

Mama Sandalyesi

Oyun Parkı (Park Yatak)

Baston Araba

Elbise Askısı

Müzikli ve renkli oyuncaklar

 

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

Çalışan Anne Adaylarına Altın Değerinde Öneriler

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

     Çalışan anne adaylarının, hamilelik sürecini en rahat ve en sağlıklı şekilde geçirebilmeleri için bu önerilere mutlaka ve mutlaka dikkat etmeleri gerekli.

Hızlı ve yüksek tempolu, çok yorucu bir işi olmayan anne adayları, gebeliklerinin son haftalarına kadar rahatlıkla çalışabilir. Ancak çalışma zamanı ve şekli mutlaka kendilerini takip eden doktorları tarafından değerlendirilmelidir.

Kadın Hastalıkları, doğum ve tüp bebek uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, hamilelik sürecini sağlıklı geçirebilmeleri için çalışan anne adaylarına önerilerde bulundu:

     Kahvaltıyı es geçmeyin
Çalışan anne adayları en düzensiz beslenen grubu oluşturur. Bunun nedeni sabah alelacele bir şeyler atıştırılarak güne başlanması, öğlen ofiste çıkan yemeğin isteğe göre değiştirilememesi ve istenmeyen yemeği yemek yerine yine başka şeylerle öğünün geçiştirilmesi ve akşama yorgun argın eve gelindiğinde yine acelece yemek pişirilmesidir.
Haftada sadece bir gün yapılan pazar kahvaltıları da dengesiz beslenmeye katkıda bulunur. Bunun çözümüyse sabah daha erken kalkıp dengeli bir kahvaltı yapmak, öğle yemeğini evden götürmek ve akşam yemeği için de aileden destek istemek olabilir.

             Çekmecenizde fındık ve ceviz bulundurun

Sağlıklı ve kaliteli bir gebelik dönemi geçirebilmek için özellikle çalışan anne adayları beslenme alışkanlıklarını tekrar gözden geçirmelidirler. Temel besin maddeleri olan et, yumurta, kuru baklagiller, süt ve süt ürünleri, sebze-meyve ve tahıllardan yeterli miktarda alınmalı, şeker ve yağ dengesi iyi ayarlanmalıdır. Şeker ve yağ miktarı yüksek gıdalar, besleyici özellikleri düşük ve kalorileri çok yüksek gıdalar olduğu için sınırlı ölçüde tüketilmesi gerekir. Fındık ve ceviz gibi kuru yemişler de yüksek kalorili olmamaları ve antioksidan etkileri nedeniyle iş ortamında sınırlı olmak üzere tüketilebilir.

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

          Çay tüketimini sınırlandırın

Anne olacakların günlük kalori ihtiyaçları diğer kadınlara oranla 300 kalori daha fazladır. Kadınların normal beslenme düzenlerine hamilelikle birlikte 20 gram protein, 20 miligram demir ve 500 miligram kalsiyum eklenmelidir. Üç ana üç ara öğün olmak üzere en az 6 öğün beslenilmelidir. Sıvı gıdaları ve özellikle suyu (günde 2 litre) gebelik öncesine oranla daha fazla tüketmek gereklidir. Kahve ve çayın günde 2 fincandan daha fazla tüketilmemesi önerilir. Ara öğünlerde lifli ve kepekli besinler sindirim sistemi için faydalı olacaktır. Ara öğünlerde havuç, elma gibi meyve ve sebzeler rahatlıkla tüketilebilir. Doğal meyve suları da başka bir alternatif olabilir. Yine bu ara öğünler için süt, süt ürünleri ve sütlü tatlılar da rahatlıkla tüketilebilir.

     Ayakkabı seçiminize dikkat edin

Anne adayları için  iş ve günlük hayatlarında vücuda oturmayan, rahat hareket etmelerini sağlayacak hafif ve bol kıyafetler tercih etmelidir. Özellikle terlemeyi artıran sentetik kumaşlar yerine daha sağlıklı olan pamuklu kumaşlar tercih edilmelidir. İç çamaşırlarında da buna dikkat etmeliler. Bu dönemde ayakkabı seçimi de oldukça önem taşır. Babet gibi topuksuz veya yüksek topuklu ayakkabılar sıklıkla bel ağrılarına sebep olabileceğinden alçak topuklu ayakkabılar anne adayının çalışma ortamındaki rahatı için daha doğru olacaktır.

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

     2 saatte bir 10 dakika mola verin

Anne olacakların çalışma ortamının aydınlık ve iyi havalandırılmış olması çok önemlidir. Direkt klimaya maruz kalmayan bir bölümde rahat bir koltuğun olduğu ve dirseklerin 90 derecede durabileceği yükseklikteki masalar kullanılmalıdır. Uzun süre dinlenmeden çalışmak kaslarda ağrıya ve dolaşım sisteminde bazı problemlere yol açabilir. Belli aralıklarla verilecek molalarda basit kol, bacak ve boyun hareketleri faydalı olur. Sürekli oturarak çalışan anne adaylarının 2 saatte bir kalkıp 10 dakika ofis içinde dolaşmaları, dolaşım sistemlerini rahatlatmaları açısından önemlidir. Mümkünse işe servisle gidip gelmek, öğle saatlerini ‘şekerleme’ yapmak için kullanmak, işini bir an önce bitirip geri kalan zamanını istirahat için harcamak veya işyerinden erken çıkma seçeneğini kullanmak da anne adayı için çözüm olabilir.

    Araba kullanmayın servise binin

İş yerine servis, toplu ulaşım araçları veya eşiniz tarafından kullanılan özel araçla gitmek en idealidir. Aracı kendiniz kullanıyorsanız emniyet kemeri kullanımına özen göstermelisiniz. Tansiyon ve kan şekeri düşme eğiliminin ortaya çıktığı durumlarda araç kullanılması önerilmez. Hamileliğin ikinci yarısından sonra anne adaylarının araç kullanımında daha yavaş seyreden trafikleri tercih etmeleri önemlidir. 32’nci haftadan sonra kısa mesafeler hariç anne adayının araç kullanması istenmez.

     Akşamları ılık duş alın

Çalışan anne adayları  için  günün önemli bir kısmını ayakta geçiren hamileler, evde ayaklarını ve bacaklarını yüksek bir noktaya kaldırarak dinlenmelidirler. İş sonrası evde basit yürüyüş veya temel egzersiz hareketleri ile toplar damarlardaki kan akışını düzenleyecek hareketler yapmaları önerilir. Haftada 2-3 kez yüzme, her gün en az 20 dakikalık tempolu yürüyüşler ya da germe-gevşeme egzersizleri; hem anne adayının kendisini daha iyi hissetmesini sağlar, hem de doğuma iyi bir hazırlık olmaktadır. Gece yatmadan alınan ılık bir duş; anne adayını rahatlatarak düzenli bir uykuya geçişi sağlar.

Çocuk sahibi olmanın maliyeti ne kadar

Çocuk Sahibi Olmanın Maliyeti Ne Kadar?

      Hamilelik dönemi, doğum ve doğumdan sonra ne tür masraflar çıkar ve bunların maliyetleri nelerdir?

Çocuk Sahibi Olmanın Maliyeti Ne Kadar?

Çocuk Sahibi Olmanın Maliyeti Ne Kadar?

Çocuk sahibi olmanın maliyeti ne kadar diye sorulduğunda dünyanın en güzel duygusu olmasının ve maneviyatı en yüksek hissi, evet…
Ancak çocuk sahibi olmaya karar verilmeden önce onun sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişmesi, hayata adapte olabilmesi için çocuk sahibi olmanın maliyeti nide düşünmek gerekiyor.

Siz de çocuk sahibi olmak istiyor, ancak kenardaki paranızın yeterli olmadığından şüphe ediyorsanız işte size kabaca hesapla bebek sahibi olmanın maliyetleri…

     Hamilelik dönemi masrafları

Hamilelik döneminde ve bebek doğduktan sonra gerekli olabilecek ihtiyaçları yavaş yavaş tamamlayabilirsiniz. Bebeğiniz ilk doğduğunda kullanacağınız kıyafetleri ve emzirme sütyeni, göğüs pedi gibi malzemeleri hamilelikte almanızı öneririz. Bu tür ihtiyaçlar için pahalı markalar tercih etmediğiniz sürece 500-1500 TL arasında bir bütçe yeterli olacaktır.

Bu giderlerin haricinde doktor randevularının ve yaptırılacak testlerin ücretleri de söz konusu olabiliyor.

    Doğum masrafları

Devlet hastanelerinde anne adayının sağlık masrafları SGK tarafından karşılanmaktadır. Ancak özel hastanelerde doğum yapıldığında hastaneye göre fiyatlar çok büyük farklılık göstermektedir.

Özel hastanelerde normal doğum fiyatları, hastanenin SGK anlaşması olup olmamasına da bağlıdır. Özel hastanede kaldığınız süre de doğum için ödeyeceğiniz fiyatları etkilemektedir. Genel olarak normal doğum fiyatları SGK anlaşmalı hastanelerde 500 ile 4000 TL arasında değişmektedir.

Sezaryen söz konusu olduğunda ise yaygın görüşün aksine çok fazla fiyat farkı artmamaktadır. SGK anlaşmalı özel hastanelerde sezaryen ücretleri yine hastaneye göre 750 ile 4500 TL arasında değişmektedir.

Sık tercih edilen epidural anestezi fiyatı doğum ücretinin üzerine eklenmektedir. Genel olarak hastaneye göre 300 ile 1000 TL arasında bir fiyat eklenmesi söz konusudur denebilir.

Devlet hastanesinde gidilen muayeneler için muayene başına 8 TL civarında bir tutar maaşınızdan kesilmektedir. Sık aralıklarla gidilen her muayeneden de ücret alınmamaktadır.

SGK anlaşmalı özel hastanelerdeki muayenelerin ücretlerinin bir kısmı SGK tarafından karşılanırken bir kısmı da hasta tarafından fark yatırılarak ödenmektedir.

     Doğum sonrası masrafları

Çocuklar dünyaya geldikden sonraki maliyetler yine seçilen ürünlerin markasına göre değişiklik gösteriyor. Doğumdan sonraki 12 ay içerisinde alınması gereken malzemelerin toplam ücreti 4 bin TL’den başlıyor. Daha kaliteli ve markalı ürünler tercih edilirse bu fiyat 15 bin liraya kadar çıkıyor.

Bu ücretlere doktor randevuları da hesaplanarak eklenmelidir. Söz konusu olabilecek acil durumlar için de mutlaka bir birikim hesabı oluşturulmalıdır.

Dikkat: Fiyatlar ortalama ücretlerdir ve sadece fikir olması amacıyla paylaşılmıştır. SGK anlaşması olmayan hastaneler için geçerli değildir.

Doğum çantası nasıl hazırlanır

Doğum Çantası Nasıl Hazırlanır?

    Doğum çantası nasıl hazırlanır?
  Doğum çantasında alması gerekenler nelerdir?

Doğum Çantası Nasıl Hazırlanır?

Doğum Çantası Nasıl Hazırlanır?

Bebeğinizi kucağınıza alacağınız o özel günde yanınızda bulundurduğunuz doğum çantası hayat kurtarıcıdır. İşte doğum çantanızda bulundurmanız gerekenler kısaca şöyle sıralanabilinir,

Bebek sahibi olmak için gün sayan anne adayının hastahaneye gitmeden önce hazırladığı çanta hayat kurtarıcı nitelikte olmalı. Peki, doğum çantası nasıl hazırlanır? Doğum çantasının içinde neler olmalı?

   Doğum çantasının içinde olması gerekenler

Doğum çantasında öncelikle ideal büyüklükte ve kullanışlı bir doğum çantası edinmelisiniz. (Orta boy bir bavul)

Doğuma giderken anne için gerekli olanlar eşyalar
* Gecelik
* Sabahlık, hırka ve şal
*  Pijama (Doğum öncesi için)
* Atlet
* Günlük sütyen ve emzirme sütyeni
* Çorap
* Kilot
* Terlik (Duş için ve hastanede dolaşmak için)
* Havlu
* Diş fırçası
* Göğüs pedi ve göğüs ucu pedi
* Hijyenik ped
* Mendil (Kuru ve Islak)
* Tarak
* Taç ve toka
* Saat (Kronometreli)
* Yastık (Sürekli kullandığınız ve onsuz yatamadığınız b,r yastık varsa)
* Unutulmaması gerekenler hamilelik dosyası, hastane formları ve sigortanız varsa sigorta kartı

   Doğuma giderlen bebek için gerekli olanlar eşyalar

Bebeğin boyu ve kilosuna göre bebek için alacağınız kıyafetlerden birkaç beden almanız gerekir.

* Çıtçıtlı body
* Çorap
* Patik
* Pijama altı
* Şapka ve eldiven
* Tulum
* Yelek
* Battaniye
* Çarşaf
* Bebek bezi (Genelde yenidoğan bezi hastane tarafından veriliyor, ancak yanınızda bulundurun)
* Gazlı mendil
* Emzik (Ancak bebek hemşirelerinin emzikle ilgili uyarılarını dikkate almalısınız)
* Hastane çıkışı
* Araba koltuğu
* Puset

Bunlarıda unutmayın;

* Kapı süsü
* Hatıra defteri
* Fotoğraf makinesi

Gebelik döneminde nasıl beslenmeli

Gebelik Döneminde Nasıl Beslenmeli

     Anne olacakların  ve bebeğinin sağlığı için gebelik döneminde beslenmede nelere dikkat edilmeli? 

Gebelik Döneminde Nasıl Beslenmeli

Gebelik Döneminde Nasıl Beslenmeli

Gebelikte döneminde nasıl beslenmeli denildiğinde dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nevin Şanlıer, gebelik süresince annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin bebeğin ve annenin sağlığı için oldukça önemli olduğuna dikkat çekti.

Gebeliğin, yumurtanın döllenmesinden doğuma kadar uzanan yaklaşık 40 haftalık bir süreç olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Nevin Şanlıer, “Dünyaya gelecek bebeğin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve gelişmesi, annenin gereksinimlerinin karşılanması ve besin öğesi depolarının korunması için enerji ve besin öğelerine gereksinim artmaktadır. Artan gereksinimin karşılanamaması bebekte gelişim geriliği, erken veya düşük ağırlıklı doğum, annede ise kansızlık, kemik erimesi ve diş kayıpları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir” dedi.

     Gebelikte artan enerji gereksinimi nasıl karşılanmalı

Gebelik döneminde doğacak bebeğin ve annenin gereksinimlerinin karşılanabilmesi ve besin öğesi depolarının korunabilmesi için gebelikte kadının enerji gereksiniminin arttığına işaret eden Prof. Dr. Şanlıer, karbonhidratların diyetteki en önemli enerji kaynağı olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Gebelikte artan enerji gereksiniminin karşılanabilmesi için diyetle alınan enerjinin yarısından çoğunun karbonhidratlardan sağlanması önerilmektedir. Bu amaçla tam tahıl ürünleri, kuru baklagiller, sebze ve meyveler gibi kompleks karbonhidrat içeren sağlıklı besinlerin düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Her gün en az 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketilmeli ve haftada 2 kez kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagillere yer verilmelidir. Posanın en iyi kaynakları olan bu besinlerin düzenli tüketimi gebelikte sıklıkla karşılaşılan kabızlık sorununun yaşanmasını da önleyecektir.”

Gebelik döneminde nasıl beslenmeli

Gebelik Döneminde Nasıl Beslenmeli

      Protein ihtiyacı hayvansal kaynaklı besinlerden sağlanmalı

Gebelik döneminki annenin ve büyümekte olan bebeğin vücut hücreleri ve anne vücudunda oluşan fizyolojik değişikliklerin protein ihtiyacını artırdığına dikkati çeken Prof. Dr. Şanlıer, “Artan gereksinimi karşılamak için kadının diyetine proteinden zengin besinlerin eklenmesi önerilmektedir. Protein ihtiyacının büyük kısmının vücutta kullanılabilirliği daha yüksek olan hayvansal kaynaklı (yumurta, et, süt ve ürünleri) besinlerden sağlanması öneriliyor” dedi.

      B12 ve folik asit alımı önemli

Gebelik sırasında artan enerji gereksinimi ile vücutta enerji metabolizması için gerekli olan B grubu vitaminlere olan ihtiyaç da artmaktadır. Gebeliğin ilk haftalarında folik asidin yetersiz alınması bebeğin gelişimini olumsuz etkilemekte, bebekte kalıcı bozuklukların oluşmasına neden olabilmektedir. Gebelik öncesi süreçte ve gebelikte yeterli miktarda folik asit alımı hem bebek hem de anne sağlığı için son derece önemlidir. Diyette folik asidin en iyi kaynakları kuru baklagiller, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. Sadece hayvansal kaynaklı besinlerde bulunan B12 vitamininin yetersizliği ise anemiye neden olarak anne ve bebek sağlığını olumsuz etkilemektedir.

             İyotla zenginleştirilen sofra tuzları kullanılmalı
Eksikliği sık görülen ve bebekte zeka geriliğine neden olan önemli bir diğer mineral de iyottur. Yeterli iyot tüketiminin sağlanabilmesi için iyotla zenginleştirilen sofra tuzlarının kullanılması önerilir. Bu tuzların ışık görmeyecek ve nem almayacak şekilde saklanması ve yemeklere pişmeye yakın ya da piştikten sonra eklenmesi iyot kaybını azaltacaktır.

Tüp Bebek Tedavisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Tüp bebek tedavisi hakkında doğru bilinen yanlışlar

Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin ilk başvurduğu yöntem olan tüp bebek tedavisi hakkında pek çok kulaktan dolma bilgi var.

Tüp Bebek Tedavisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Tüp bebek tedavisi hakkında doğru bilinen yanlışlar

Tüp bebek tedavisi çiftleri strese sokabiliyor ve doğru olmayan pek çok bilgi tüp bebek tedavisiyle ilgili yanlış algılamalara neden oluyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Müstecep Kavrut tüp bebek tedavisinde doğru bilinen yanlışları anlattı.

1.Yanlış: Tüp bebek ağrılı bir tedavidir

Tüp bebek tedavisi, ağrılı bir tedavi değildir. Tedavi üç aşamadan oluşur. İlk aşama ilaçlarla yumurtaların geliştirilmesidir. Son yıllarda ilaç endüstrisindeki gelişmelerin sonucu olarak hastalar yumurta geliştirici iğneleri kolay ve ağrısız bir şekilde cilt altına kendileri yapıyor. İkinci aşama yumurtaların toplanması (OPU) ve laboratuvar ortamında eşlerden alınan spermle döllenerek (mikroenjeksiyon) oluşturulan embriyoların gelişiminin takibidir. Hafif ağrılı bir işlem olup, genellikle sedasyon-hafif anestezi altında yapılması tercih edilir. Üçüncü aşama laboratuvarda gelişen embriyolardan uygun olanların seçilerek rahim içine transfer edilmesidir. Yaklaşık 5-10 dakika süren ağrısız kolay bir işlem olup anestezi gerektirmez.

2.Yanlış: Tedavisi istirahat gerektirir

Tüp bebek tedavisinde yatak istirahatinin başarıyı artırdığını gösteren tıbbi bir kanıt yok.

3.Yanlış: İstenilen her yaşta tüp bebeğe başvurulabilir

Tüp bebek tedavisinde başarıyı belirleyen en önemli parametrelerden biri kadın yaşıdır. Yaş ilerledikçe yumurta kalitesi ve rezervi azalır.

4.Yanlış: Sperm hücresi olmayan erkekler baba olamaz

Sperm hücreleri kadın yumurtalarından farklı olarak doğduktan sonra da testislerde üretilmeye devam eder. Günümüzde uygun koşullarda yapılan cerrahi sonrasında olguların yüzde 50’den fazlasında sperm elde edilebilir. Bu yolla elde edilen spermlerle tüp bebek tedavisi yapılarak, sperm hücresi olmayan erkekler baba olma şansı yakalayabilir. Tüp Bebek Tedavisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

5.Yanlış: Tüp bebekte başarı oranı yüzde 100’dür

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı yaş, yumurtalık rezervi ve üreme hücreleri (sperm ve yumurta) kalitesine bağlı olarak değişir. Genç ve iyi rezervli olgularda yüzde 65-70’lere kadar çıkarken, ileri yaş ve düşük over rezervli olgularda şans azalır.

6.Yanlış: Yumurtaların tedavi ile toplanıyor olması erken menopoza girmeye neden olur

Gebeliğin beşinci ayında anne karnında bir kız çocuğu yaklaşık olarak 6 milyon yumurtaya sahipken doğduğunda bu sayı 1 milyona, ergenlikte ise yaklaşık 400 bine kadar düşer. Bunlardan 400-500 kadarı büyüyerek olgunlaşabilir ve yumurtlama aşamasına ulaşırlar. Görüleceği üzere geri kalan çok büyük kısmı programlanmış hücre ölümü ile kendiliğinden tükenir. Tüp bebek tedavisinde bu kullanılamayan yumurta havuzundan birçok yumurta olgunlaştırılarak toplanır. Yumurtaların tedavi ile toplanıyor olması bu nedenle erken menopoza girmeye neden olmaz.

7.Yanlış: Tedavide kullanılan ilaçlar yani hormonlar kanser riskini artırır

Bugüne kadar bu ilaçların kanser riskini artırdığı gösterilmedi. Ailesinde başta meme kanseri olmak üzere kadınlık hormonlarına duyarlı kanser öyküsü olanların, ilaçları düşük dozda hekim kontrolünde kullanmaları ve düzenli kontrollerini yaptırmaları önerilir.

Emziren anneler ne yemeli

Emziren anneler ne yemeli

Emziren anneler ne yemeliAnnenin kendi sağlığını koruması, bebeğin sağlıklı büyümesi, yeterli süt üretiminin sağlanması nedeniyle emzirme döneminde beslenme oldukça önemli bir faktör.

“Bebeğe süt üretimi ve salınımı için en önemli uyarı emmedir. Bebek ne kadar sıklıkla ve ne kadar güçlü emerse o kadar fazla süt salınacaktır” diyen Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci, emziren annelerin nasıl beslenmesi gerektiği hakkında bilgi verdi.

Dünya Sağlık Örgütü yayınlarında bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesi bu süre zarfında bebekte herhangi bir anormallik ya da annede bir sorun yoksa ek gıdalara kesinlikle geçilmemesi önerilmektedir.

Bu dönemde anneler yaklaşık 5 su bardağına yakın süt üretirler bu nedenle beslenmelerine dikkat etmeli ve günlük yaklaşık 3-4 lt su içmelidirler. Emziren annelerin oruç tutması da önerilmez. Emziren bir kadının 1000 ml sütün karşılığında yaklaşık 700 kalorilik bir enerjiye ihtiyacı vardır. Eğer bu 700 kalorinin tamamını dışarıdan alırlarsa şişmanlamaya devam ederler. Bu nedenle bir beslenme uzmanı eşliğinde bunun 200 depodan 500 kalorisi beslenme ile dışarıdan alınmalıdır.

Egzersiz yapıyorsanız dikkat
Bu bireyler 200 kaloriyi depodan kullanıp düzenli beslendiklerinde ayda 1 kiloya yakın zayıflayıp 5 ayda yaklaşık 6-7 kilo zayıflamış olurlar. Emziren bayanların günlük kalorileri beslenme ve diyet uzmanı eşliğinde ayarlanmalıdır. Çok egzersiz yapan kadınlarda laktik asit üretimi olacağından ve bu süte geçeceğinden bebek sütü içmek istemeyebilir.

Ne yemeli, nelerden uzak durmalı
Bu dönemdeki beslenme için, haftada en az iki kez balık tüketimi, her gün en az bir tane yumurta tüketimi annenin kaliteli protein alması için oldukça önemlidir. Bu dönemde anne doymuş katı yağlardan kaçınmalı doymamış sıvı yağları tercih etmelidir. Kızartma, kavurma yerinde haşlama, fırında ya da balıklar için buğulama tercih edebilir.

Bu dönemde vücudun demire olan ihtiyacı artar bu nedenle et, yumurta, kuru baklagiller, kuru meyveler sıklıkla tüketilebilir. Ayrıca demir emiliminin artması için çay ve kahvelerin yemeklerde 30-45 dk sonra tüketilmesi ve etli besinlerin üzerine limon sıkılarak ya da bu besinlerin ardından C vitamini ihtiyacı yüksek besinler (portakal, domates, mandalina) tüketilmesi tavsiye edilir.

Bu besinler bebekte gaz yapabilir
Ek vitamin ve mineral tabletleri doktora danışılmadan alınmamalıdır. Kişi isteğine göre ve beslenme uzmanına danışarak ıhlamur ya da papatya çayı tarzında bitki çayı tüketebilir. Yenilen kuru baklagiller, lahana, turp, (karnabahar, brokoli gibi bazı kış sebzeleri, kuru baklagiller, çiğ sebze ve meyve, soğuk şekersiz süt ve yoğurt vb.) gibi besinler gaz sıkıntısı yapabilir. Bu tarz durumlarda bebeğin gaz sıkıntısı çekmemesi için bu besinlerden uzak durulmalıdır.

Emziren anneler ne yemeli

Yemekleri yavaş ve çok çiğneyerek tüketin
Emziren annelerin D vitamini bioyararlığı için güneş ışığı almaya özen göstermeleri gerekmektedir. Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınamayan iyot, ancak iyotlu tuz kullanımıyla anne sütünden bebeğe geçer. Tüm emziren anneler 4-6 aylık emzirme döneminde gaz oluşumunu engellemek için özellikle yemek yeme yöntemlerine dikkat etmeli; yemeklerini yavaş yemeli ve iyi çiğnemelidirler.

Şeker yeine pekmez yiyin
Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir. Pekmez kan yapıcıdır. Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden biridir. Şeker ve basit karbonhidratların tamamı boş enerji kaynağıdır.

Emzirme süresince bebeğin hep memede olması ve emerken uykuya dalması emzirmenin iyi gittiğinin bir işaretidir. Bebek ne kadar çok emerse anne sütü o kadar artar. Emzirme süresi her bebeğe göre değişebilir, doygunluğa ulaşması yani olgun sütü emmesi beklenmelidir.

Emzirme döneminde annenin yukarıda belirtildiği gibi yeterli ve dengeli beslenmesi, yeterli sıvı alması, stresten uzak durması, dinlenmiş olması, sık aralıklarla bebeği emzirmesi ile annenin süt miktarı ve kalitesi artmış olacaktır.

Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış

Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış

Çocuklarınızın sağlığıyla ilgili doğru bildiğiniz bazı yanlışlar çok ciddi hastalıklara ve hatta hayati önem taşıyan tehlikelere bile neden olabilir.

Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış

Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış

Çocuk sağlığı konusunda, bebekleri için ellerinden gelenin en iyisini yapmak isteyen anne babaların uzman önerileri ile hareket etmesi büyük önem taşıyor. Bu zamana kadar doğru bilip uyguladığınız yöntemler ciddi sorunlara neden olabilecek yanlışlar olabilir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dicle İnanç, bebek ve çocuk sağlığı konusunda halk arasında doğru bilinen yanlışları sıraladı. Yanlış 1: “Yenidoğan her bebekte sarılık görülür” Yenidoğan her bebek sarılık olmaz. Erken doğan, düşük doğum tartılı, çok iri, tartı kaybı fazla ve kan uyuşmazlığı olan bebeklerde sarılık riski fazladır. Yenidoğan sarılığı sanıldığının aksine bulaşıcı değildir. Yanlış 2: “Sarılık olan bebeğe şekerli su içirmek ve sarı giydirmek iyi gelir” Sarılık olan bebeğe asla su ya da şekerli su verilmemelidir. Sarılık olan bebeğin sık sık anne sütüyle beslenmesi gerekmektedir. Üstelik sarı renk giydirilince sarılık geçmez. Yanlış 3: “Yenidoğan bebeklerin cildine tuz sürmek isilik ve pişiği önler” Çok yanlış ve tehlikeli bir inanıştır. Ciltten emilen tuz, bebeğin ölümüne bile sebebiyet verebilir. Bunun için eczanelerden pişik önleyici ürünlerin alınması daha doğrudur. Yanlış 4: “Kabız olan bebeğe zeytinyağı içirilmelidir” Bebeklere ya da çocuklara doğrudan zeytinyağı içirmek doğru değildir. Tam içtiği esnada öksürükle zeytinyağı akciğerlere kaçabilir ve kabızlıktan daha tehlikeli bir tablo ortaya çıkabilir. Kabız olan çocuğa lifli gıdalar verilmeli, yemeklere zeytinyağı katılmalıdır. Yanlış 5: “Bebekte deri döküntüleri geçici olduğu için üzerinde durulmamalıdır” Deri döküntüleri bazen çok önemli hastalıkların habercisi olabilmektedir. Vücudun neresinde ve ne şekilde olduğu mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış Yanlış 6: “Diş çıkaran bebeğin ateşi hızla artar ve ishal olur” Diş çıkarma döneminde bebeğin vücudu ısınır. Ancak ateş düşürücü gerektirecek kadar ateşi çıkmaz. Bu dönemde bebeklerin kakasında yumuşama olur ancak belirgin bir ishal, ateş ya da karın ağrısı olmaz. Yanlış 7: “Bebeklerin emzik emmesi diş eğriliğine, dudak sarkmasına sebep olur; parmak emmeleri daha iyidir” Bebeklerin emzik emmesi 2 yaşına geldiğinde, parmak emmesi ise 3 yaşına geldiğinde bıraktırılmalıdır. Süreç uzarsa çocukların diş ve damak yapısı bozulur. Yanlış 8: “Çocuklarda tansiyon olmaz” Yenidoğan döneminden itibaren bebeklerin tansiyonuna bakılabilir ve tansiyon ölçümü çocukların muayenesinin bir parçası olmalıdır. Yanlış 9: “Bebekleri uyuturken saç kurutma makinesi ya da elektrik süpürgesi sesinden yararlanılmalı” Gün içinde uzun süreli ve sık görülen ataklar şeklinde ağlayan kolikli bebekler, bu aletlerin sesini, anne karnında duydukları ses ile bağdaştırdıkları için sakinleşebilirler ancak çocukları bu yöntemle uyutmak doğru değildir. Yanlış 10: “Her çocukta idrar yolu enfeksiyonu görülür ve kısa sürede geçer” Tekrarlayan ve tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları ilerde böbrek yetmezliğine yol açabilir. Vakit kaybetmeden çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Bebek hayallerinin önündeki engelleri kaldırın

Bebek hayallerinin önündeki engelleri kaldırın

Bebek hayallerinin önündeki engelleri kaldırınGebeliğin önündeki engellerin belirlenmesi ve nedene yönelik tedavilerin yapılması çoğu zaman tüp bebek gibi tedavilere gerek kalmaksızın çocuk sahibi olabilme şansını artırıyor.

Düzenli birlikteliğe rağmen çocuk sahibi olamayan çiftlerin, ilk aşamada tek seçenek olarak tüp bebek tedavisini düşünmeleri bu süreçte yapılan hataların başında geliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Op. Dr. Zeki Salar, bebek sahibi olamayan çiftlerin öncelikli olarak yapması gerekenler hakkında bilgi verdi.

Hem erkek hem de kadınla ilgili ayrıntılı bir değerlendirme yapılmalı
1 yıl düzenli birlikteliğe rağmen gebelik oluşmamışsa öncelikle bu durumun nedeninin özenle araştırılması gerekir. Ancak anne adayının yaşı 35 yaş üzerinde veya ailede erken menopoz olması durumunda 6 ay sonrasında testlere başlamak uygun olacaktır. Bebek isteyen çiftte birden fazla sorun olabilir. Bu nedenle tedaviye başlamadan hem kadın hem de erkek açısından tüm olasılıklar gözden geçirilmelidir. Çocuk sahibi olamama sorunu ile doktora başvuran çiftlerin nedenleri belirlenmeden hemen tüp bebek tedavisi yapılması doğru bir yaklaşım değildir. Sorunun saptanması ile tedavisiz ya da basit tedavilerle gebe kalamama sorunu çözülebilir.

Bebek sahibi olamıyorsanız…
1- Çifti dinlemek en doğru başlangıç

Çiftlerin çocuk sahibi olamama nedenlerinin araştırılmasına en az yoracak basit tetkiklerle başlanmalıdır. İlk ve en önemli aşama çiftin birlikte görüşmeye alınması ve hikayelerinin dinlenmesidir. Yaşanan sağlık sorunları, hastalıklar, ailedeki sağlık problemleri, önceden gebelik yaşanıp yaşanmadığı, aldığı tedaviler, adet düzensizlikleri tanıda çok önemlidir. Çoğu zaman büyük bir stres ile uzman hekime başvuran çifte yeterli zaman ayırarak onları dinlemek, anlamak, geçirdiği süreçleri bilmek yapılan tetkikleri değerlendirmek en doğru başlangıçtır.

2- Kadına ait nedenler araştırılmalı

Genel olarak araştırmalara bakıldığında infertilite %30-40 oranında erkek, %40-50 oranında kadına ait nedenlerle ortaya çıkmaktadır. Hamile kalamayan çiftlerde öncelikle kadınların muayene ve ultrasonografi ile değerlendirilmesi gerekir. Muayene ve ultrasonografi ile rahim ağzı, rahim, yumurtalıklar değerlendirilir. Bu değerlendirme tedavi için çok değerlidir; çünkü bu değerlendirme ile rahim ağzında yara, enfeksiyon, miyom, polip, yumurtalık kistleri, yumurta sayısı azlığı, erken menopoz riski gibi birçok nedenin varlığı saptanabilir. Bu hususlar gebeliği direkt etkileyen faktörlerdir.

3- Sperm testi ile erkeğe ait nedenler belirlenmeli

Bebek sahibi olma sorunu yaşayan çiftlerde erkek açısından bir sorun olup olmadığını araştırmak için sperm testi yapılmalıdır. Sperm testi ilk sırada yapılması gereken testler birisi olup, embriyologlar tarafından değerlendirilmeli, spermin sayısına hareketine ve yapısal sorun olup olmadığına bakılmalıdır. Bu sonuca göre baba adayına tedavi verilebilmektedir. Sperm testi tedavinin hangi şekilde olacağını belirler. Sperm testinde sorun olması eksiklik ya da ayıp bir durum değildir. Belli bir süre sonra test tekrarlanır. Tek teste göre kesin tanı konulmaz. Çoğu zaman basit tedavilerle sorun çözülebilmektedir.

4- Hormon testleri büyük önem taşıyor

Bu incelemelerin ardından hormonal değerlendirme için kadınlardan adet döneminin başlangıcında sabah ve aç karnına kan örneği alınır. Hormonal bozukluklar yumurta gelişimini etkileyerek bebek sahibi olmayı engelleyebilir. Bu durumda ilaç tedavisi ile sorun çözülür. Bu tür sorunlarda aşılama ya da tüp bebek tedavisine bile gerek kalmadan çift çocuk sahibi olabilmektedir.

5- Rahim kanallarının değerlendirilmesi gerekiyor

Kadınların adet bitimine yakın rahim kanallarının değerlendirilmesi için HSG (kanal-rahim filmi) çekilmektedir. Bu film rahmin iç yapısı ve kanallarının durumunu ortaya koymaktadır. Doğru bir teknikle yapılan bir HSG sonrası rahim kanallarının değerlendirilmesi açısından önemli bilgiler verir.

Tekrarlayan gebelik kayıpları varsa…
Bu testler bebek sahibi olamayan çiftlerde yapılması gereken temel yaklaşımlar olup, tekrarlayan gebelik kayıpları olan ve yumurtalık kapasitesi azalmış hastalarda genetik inceleme, kan pıhtılaşma ve bağışıklık sistemi testleri, sistemik hastalıkların araştırılması, laparoskopi/ histeroskopi adı verilen kamera ile organların incelenmesi gibi daha detaylı incelemeler gerekebilir. İnfertilite test ve tedavilerinin çiftin özelliklerine göre farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır. Tüm bu değerlendirmeler sonunda kişiye özel tedavi planlanmalıdır.

Doğum sonrası depresyona Refleks Terapi

Doğum sonrası depresyona Refleks Terapi

Doğum sonrası yaşadığınız depresyondan doğal yolla kurtulmak için hiçbir yan etkisi olmayan Refleks Terapi ‘yi deneyin.

Doğum sonrası depresyona Refleks Terapi

Doğum sonrası depresyona Refleks Terapi

Bütün anneler doğum sonrası yaşadıkları mutluluktan bahseder yeni doğum yapacak anne adaylarına. Anneler için doğumla birlikte gelen mutluluğun arkasında a’dan z’ye değişen hatta birazcık da karmaşık hale gelen bu yeni dönem fetret dönemine dönüşebiliyor hem vücut hem de anne için.

Tüm gebelik süreci boyunca vücuttaki hormon salınımlarında değişiklik olur. Kiminin salınımı artarken kiminin azaldığı değişik bir dönem vücut için gebelik. Anneler üstelik kendilerinin depresyonun eşiğinde olduğunu fark edemeyecek kadar da yıpranıyor.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, birkaç küçük dokunuşla bütün bunları düzenlemenin mümkün olduğunu söylüyor. Nasıl mı?

Şenbursa, “Refleks Terapi ile hipofiz bezinin tekrar uyarılarak hormon salgısının rejenerasyon, hatta sütü kesilmiş annelerin yeniden sütünün gelmesi bile sağlanabiliyor” diyor.

Bebeğinize ve kendinize yapacağınız en büyük iyilik

Yrd. Doç. Dr. Şenbursa, hem kendinizi kuş gibi hissetmenizi sağlayan hem de doğal yollarla tedavi eden bu yöntem hakkında şu önemli bilgileri verdi:

“Refleks Terapi; yüzdeki, ellerdeki ve ayaklardaki beyinle ilişkili sinir noktaları uyarılarak merkezi sinir sisteminin ve hormonal sistemin düzenlenmesine yardımcı olur. Yüzdeki, eldeki ve ayaktaki bu özel noktalarla hipofiz uyarılır. Tedaviler kişinin detaylı muayenesinden sonra kişiye özel planlanır ve tedavinin başlangıcından itibaren belirgin bir rahatlama hissedilir. Hamilelik sonrasındaki hormonal ve diğer değişiklikler ilaçsız, yan etkisi olmadan, etkili bir şekilde dengelenir. Böylece doğum sonrası depresyondan doğal bir şekilde kurtulmuş olursunuz. Belki de doğumdan sonra bebeğinize ve kendinize yapacağınız en büyük iyilik Refleks Terapi’dir.”

Bebekler acıyı daha fazla hissediyor

Bebekler acıyı daha fazla hissediyor

Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, yenidoğan bebeklerin acıya karşı duyarlılığı yetişkinlere oranla daha fazla.

Bebekler acıyı daha fazla hissediyor

Bebekler acıyı daha fazla hissediyor

Benzer bir uyarıya maruz kaldıklarında, yenidoğan bebeklerin beyinlerinde yetişkinlerinkine benzer bir tepki ölçüldü. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) yöntemi kullanılarak yapılan araştırmada bebeklerin de acıyı tıpkı yetişkinler gibi hissettiği görüldü.

Oxford Üniversitesi’nde yapılan ve daha önce bir benzeri gerçekleştirilmemiş olan çalışmada, bebeklerde de tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, acı hissi anında beynin yirmi bölgesinden 18’inin aktif olduğu tespit edildi. Deneyde, uyuyan bebeklerin ayaklarının altı özel bir çubukla hafifçe dürtüldü. Hafifçe kalem batırmaya yakın bir etki yaratıldı. Bebeklerin beyinlerinde ölçülen tepki, dört kat daha sert şekilde dürtülen yetişkinlerin beyinlerinden alınan tepkiyle aynıydı.

Acı eşikleri daha düşük

Araştırmacılar, bebeklerin acı eşiğinin yetişkinlerden çok daha düşük olduğu sonucuna vardı. Oxford Pediyatri Bölümü’nden Dr. Rebeccah Slater, “Elbette bebekler bize acı deneyimlerinden bahsedemiyor ve çıplak gözle bakarak acı seviyelerini anlamak da mümkün değil. Bazıları bebeklerin beyinlerinin acıyı gerçekten hissedecek kadar gelişmiş olmadığını öne sürüyor olsa da çalışmamız bu durumun böyle olmadığına dair ilk gerçek kanıt” diye konuştu.

1980’lerde operasyon geçiren bebeklere kas gevşetici verilirken ağrı kesici verilmemesi yaygın bir uygulamaydı. Slater, “Araştırmamız bebeklerin ağrıyı hissettiğini söylemekle kalmıyor aynı zamanda acıya yetişkinlerden daha hassas olduğunu da gösteriyor” dedi. Araştırmada 1 ile 6 günlük arasındaki 10 sağlıklı bebek ile 23-36 yaş aralığındaki 10 sağlıklı yetişkin incelendi.

Bebeğin zihinsel gelişimini artıran aktiviteler

Bebeğin zihinsel gelişimini artıran aktiviteler

Hem birlikte keyifli zaman geçirmek, hem de bebeğinizin zihinsel gelişimine katkıda bulunmak için önerilen aktiviteleri uygulayabilirsiniz.

Bebeğin zihinsel gelişimini artıran aktiviteler

Bebeğin zihinsel gelişimini artıran aktiviteler

Bebeklerin, 0-2 yaş arası dönemi her açıdan olduğu gibi zeka gelişimi açısından da çok önemli. Bu dönemi en verimli şekilde geçirerek bebeğinizin zeka gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.

Kitap okuyun
Ebeveynlere, yeni davranışlarla, gelişimlerle ve mücadelelerle dolu çocuk yetiştirme serüveninde rehberlik eden kaliteli yayınları bulun. Bu kitaplarla gerekli bilgileri, uzman tavsiyelerini, pratik çözümleri ve çocuğunuzun fiziksel gelişimini garanti eden yolları öğrenebilir; ebeveynlik teknikleri ve fiziksel, duygusal, entelektüel ve davranışsal gelişimi maksimum seviyeye getirmekte kullanabileceğiniz aktiviteler hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Bebeğin zihinsel gelişimini artıran aktiviteler

Bebeğin zihinsel gelişimini artıran aktiviteler

Birlikte renkli, resimli kitaplar okuyun! Bir yandan sesinizi dinleyip bir yandan da parlak renkli, kontrast desenlere bakmaya bayılacak.

Ona gününüzün nasıl geçtiğini anlatın
Bebeğinizle konuşun. Doğduğu günden itibaren sohbetlerin içerisinde bulunmasını sağlayın ve bolca göz temasında bulunduğunuzdan emin olun.

Ulaşabileceği yerlere aynalar yerleştirin
Beşiğinin yanına kırılmaz bir ayna yerleştirerek bebeğinizin kendi yüzünü ve hareketlerini görebilmesini sağlayın. Duvarın alt kısmına geniş bir ayna koyun ve yerde oyun oynarken kendini izleyebildiğinden emin olun.

Bebeğin zihinsel gelişimini artıran aktiviteler

Bebeğiniz kendi yansımasına baktığını anlamayacak; ancak kollarını hareket ettiren ve kendisine gülümseyen kişiyi izlerken çok eğlenecek.

Ses çıkaran oyuncaklar alın
Oyuncak piyasası son derece zengindir; önemli olan bebeğinizin gelişimine yardımcı olacak ve ilgisini çekecek, eğlenmesini sağlayacak oyuncakları bulabilmektir. Gezin, görün, araştırın; bebeğinizin yalnızca bakarak bile ilgisini çekebilecek oyuncakları satın alın.

Bebeğin zihinsel gelişimini artıran aktiviteler

Müzik çalan ya da değişik sesler çıkaran oyuncaklar alın, özellikle de her dokunuşta ses çıkaran oyuncaklardan. Bir zil ile çıngırağı ya da davulu karşılaştırarak farklı nesnelerin farklı sesleri olduğunu gösterin. Belirli oyuncakların belirli sesler çıkardığını gördükçe sebep – sonuç ilişkisini öğrenmeye başlayacak.

Yeni dokularla tanışmasını sağlayın
Bebeğinize farkı hissedebileceği ve rahatlıkla ağzına koyabileceği, farklı dokulara sahip, kolay temizlenebilir objeler verin.

bebek odası dekoru

Bebek Odası Dekoru

   Bebek odası dekoru için okumadan yapmayın…

Öncelikle bebeğinizin ya da 4 yaşın altındaki çocuğunuzun kendi odasında oyun oynayacağını düşünüyor ve oyuncakların bu odada yer alması gerektiğini sanıyorsanız, bunu bir kez daha düşünmenizi öneririz. Dünyayı yeni yeni keşfeden bebekler, adım atmaya ve yürümeye başladıkları ilk andan itibaren evde yer alan her bir köşenin onlar için oluşturulduğunu düşünürler. Öte yandan vaktinizin çoğunu salonda geçiren siz anne babalar da bebeğinizin gözünüzün önünde olmasını isteyeceğiniz için, bebeğe ait oyun alanının sizin uzun saatleri geçirdiğiniz yaşam alanı olan salon ya da oturma odasında olması daha mantıklıdır. Bunun için salonda bir köşeyi bebeğinize ayırarak tüm oyuncakları da bu köşede toplayabilirsiniz. Bunun için özellikle bebek odası dekoru modellerinde park yataklar ya da portatif oyun parkları çok uygun ürünlerdir.

bebek odası dekoru park yatak

bebek odası dekoru park yatak

Yeni doğan bebek için kendinizinki kadar büyük bir dolap almak yerine, orta büyüklükte en az 2 çekmecesi olan iki kapılı bir dolap almak daha mantıklıdır. Bebeğin kıyafetlerini ilk aldığınız gün özenip yıkayıp ütüleyerek katlayıp yerine kaldırırsınız ancak bebeğiniz günde 7-8 kere kıyafet değiştirmeye başlayınca siz de bu özenden vazgeçeceksiniz. Bu yüzden dolapları detaylı bir biçimde özene bezene yerleştirmekten vazgeçin ve odalarda yer kaplamayacak, size ve bebeğinize de yer kalacak kadar fonksiyonel büyüklükteki dolapları tercih edin. Bunun için de lüks mağazalarda satılan bebek odası takımlarını almaktan vazgeçmelisiniz. Çocuk odasında ve bebek odası kısmında yer alacak her bir ürünü farklı yerlerden almak sizin için de ekonomik olacaktır. Zaten dolabın yanı sıra mobilya olarak alt değiştirme masası, yatak ve ufak rahat bir koltuk dışında bir şey almanızı da tavsiye etmiyoruz.

bebek odası dekoru gardrop

bebek odası dekoru gardrop

 Alt Değiştirme Masası olarak da son derece basit ve altında rafları olan bir modeli almanızı tavsiye ederiz. İlk zamanlar bu rafları çeşitli kremler, hijyen ürünleri ve bebek bezini koymak için kullanabilir, çocuğunuz tuvalet alışkanlığını kazanıp bezden kurtulunca da, bu mobilyanın raflarını oyuncak rafı olarak kullanabilirsiniz. Farklı eğlenceli kutular yardımıyla eşyaları toparlayıcı bir mobilya haline dönüştürebilirsiniz. Bu masayı sadece alt değiştirme işlemi için değil, gündelik kıyafetlerin değişimi ya da bebek kremleri ile her banyodan sonra kurulanma, kremlenme ve giyinme işlemleri için de kullanacağınızı düşünürsek, kirli sepetinin, duvar askısının ve hatta dolabın, bu masaya yakın bir yerde olması size büyük kolaylık sağlayacaktır. Bebeğinizi masanın üzerinde tek başına bırakmamanız için her şeyin yakınınızda olmasını tercih edebilirsiniz, odanızı da bu biçimde yerleştirmenizi öneririz.

bebek odası dekoru alt değiştirme

bebek odası dekoru alt değiştirme

Emzirme sürecinde en büyük konforunuz ufak ve rahat bir koltuk olacaktır. Bunun da sade bir renkte olmasına ya da salon mobilyalarınızla uyumlu olmasına dikkat edin. Emzirme döneminiz en fazla 2 sene sürecek ve sonrasında bu koltuk çocuğunuzun odasından çıkarak, salonunuzdaki yerini alacak.

bebek odası dekoru emzirme koltuğu

bebek odası dekoru emzirme koltuğu

Yatak seçimi için de bebek doğumdan 2 yaşına kadar kullanabileceğiniz, aşamalı olarak büyüyen yatakları tercih etmenizi öneririz. Çünkü 2 yaşına gelen çocuğunuz, kendini birey olarak görmeye başladığı anda yatağının değişmesini kendi talep edecek ve tematik mobilyalara yönelecektir.

bebek odası dekoru yatak

bebek odası dekoru yatak

· Duvar boyası ya da kağıdı için yumuşak renkleri kullanmaya özen gösterin ancak duvarınızda mutlaka renkli eğlenceli figürlere yer verin, bu bebeklerin her daim ilgisini çekmektedir. Erkek bebekler için genellikle mavi, yeşil, lacivert, gri ve sarı ve turuncu kullanılmaktadır. Kız bebekler içinse pembe, sarı, su yeşili, turuncu renkleri kullanılmaktadır.

bebek odası dekoru çocuk duvar figürleri

bebek odası dekoru çocuk duvar figürleri

bebek odası dekoru çocuk duvar figürleri

bebek odası dekoru çocuk duvar figürleri

Aydınlatma için de fazla ışık yerine 60v üzerinde olmayan ampulleri tercih edin.

bebek odası dekoru aydınlatma

bebek odası dekoru aydınlatma

Halı, çocuk odasında mutlaka olması gereken bir ürün değildir. Üstelik toz tutacağı için ya toz tutmama özelliği olan bir halı almanızı ya da hiç halı almamanızı öneririz. Halı çocukların oyun oynarken rahat etmesini sağlayan bir aksesuar olduğu için, 4-5 yaşından sonra çocuğunuzun odasını tekrar dekore ederken dikkate alınması gereken bir üründür.

Odada mutlaka loş ışık verecek ufak bir gece lambası kullanmaya özen gösterin. Bu bebeğiniz için değil sizin için çok önemli. Bebeğiniz gecenin bir yarısı uyanıp ağlamaya başladığında, karanlıkta yolunuzu kaybetmeyi ya da bir şeye takılıp düşmeyi siz de istemezsiniz.

bebek odası dekoru gece lambası

bebek odası dekoru gece lambası

Perdelerde de ışığı geçirmeyen ya da yoğun desenli modelleri tercih ederseniz, gün ışığında bebeğinizi uyutmakla ilgili problem yaşamazsınız. Bunun için istediğiniz perdeyi kullanıp, altına stor koymak da bir çözüm olabilir.

bebek odası dekoru perde

bebek odası dekoru perde

Alacağınız her ürünü daha sonra evin farklı yerlerinde başka işlevler için değerlendirme ya da ikinci el olarak kolayca satabilme durumlarını göz önünde bulundurarak seçiniz.

Piyasada satılan pahalı buhar makinelerini tercih etmek yerine, bebek odasında yaz-kış kaloriferin üzerine koyacağınız bir kase su, odanın nem oranı için faydalı olacaktır.

   Unutmayın evladiyelik olarak alıp, kendi zevkinize göre dekore ettiğiniz bebek odası mobilyalarından siz bile 3-4 yıl sonra sıkılabilirsiniz. Keşke başta bu oda için bu kadar yatırım yapmasaydık ve lüks kullanmasaydık diyebilirsiniz. Bebeğiniz 4-5 yaşına geldiğinde zaten kendi zevkine göre bir oda talep edecektir. Bunun için en başta bebek odası dekoru yaparken ekonomik ve fonksiyonel bir oda yaratmak sizin için daha az masraflı ve daha az meşakkatli bir iş olacaktır. Unutmayın bu odayı ilk 2 yıl sadece bebeğinizi uyutmak ve beslemek için kullanacaksınız.

 

Baby Shower Partisi

Baby Shower Partisi

Kendi baby shower partisi ni (bebeğin gelişini kutlama) kendiniz organize edin!

Bebeğinizin cinsiyetini öğrendiğinizde ya da doğuma az bir zaman kaldığında, sevdiklerinizle birlikte yapacağınız “Babyshower” yani Türkçe adıyla “Bebeğin Gelişini Kutlama” partisi için size çok basit birkaç fikir önerebiliriz:

Baby Shower Partisi

Baby Shower Partisi

· Öncelikle büyük bir kolinin dış yüzeyini renkli/eğlenceli kaplama kağıtlarıyla kaplayarak, içini de bebeğinizin cinsiyetine göre pembe ya da mavi uçan balonlarla doldurabilirsiniz. Herkes partinize geldikten sonra bu kutuyu açıp, içindeki balonları dışarı bıraktığınızda, bebeğinizi cinsiyetini herkesle paylaşmış olacaksınız.

Baby Shower Partisi

Baby Shower Partisi

· Eğer bebeğinizin cinsiyeti belliyse, elbette kızlar için ağırlıklı pembe, erkekler içinse ağırlıklı mavi renk kullanmayı tercih edebilir ya da nötr olana yönelik sarı, yeşil ya da beyaz renklerini tercih edebilirsiniz.

· Artık kolayca her yerden bulunabilen şeker hamurları sayesinde evde yapılan anne kurabiyelerini de konsepte uygun süslemek ve renklendirmek mümkün. Kurabiye ve şeker hamurunun birleşmesi için de size şekerli suyu fırça ile kullanmanızı tavsiye ederiz. Ayrıca kurabiye kalıbı olarak da “bebek arabası”, “emzik” ya da “leylek gagasının ucunda yer alan bebek” şekilli kalıpları bulmak mümkün.

Baby Shower Partisi

Baby Shower Partisi

· Size tavsiyemiz annenize ya da partiyi organize etmenize yardım eden yakın bir arkadaşınıza hediye olarak almak istediğiniz ihtiyaçların bir listesini vermeniz. Partinize gelenler o kişiyle kontağa nasıl olsa geçecektir ve en azından ihtiyacınız olan şeylerin hediye olarak gelmesini sağlamış olursunuz.

Baby Shower Partisi meyve suları

Baby Shower Partisi meyve suları

· Partinize gelenlere, bu güzel gün ile ilgili bir hatıra vermek isterseniz, eşinizle birlikte çektirdiğiniz bir resmi kart haline getirip, üzerine de günün anlamına uygun bir mesaj yazarak, katılımları için teşekkür edebilirsiniz. Renkli mum, küçük lavanta poşetleri ya da sabunları da tercih edebilirsiniz. Unutmayın ki fonksiyonel olan şeyler davetlilerin daha çok ilgisini çekmektedir.

Baby Shower Partisi kurabiyeler

Baby Shower Partisi kurabiyeler

· Patide kullanacağınız peçeteleri kaplayacak küçük isim etiketleri hazırlayabilirsiniz.

· Eğer bebeğinizin ismine karar verdiyseniz, bununla ilgili hazırlayacağınız süsleri partiden sonra hastane odasında kullanmak için mutlaka saklayın, çok işinize yarayacaktır.

Baby Shower Partisi kurabiye

Baby Shower Partisi kurabiye

· Mutlaka, partiye katılan davetlilerin içini dolduracağı bir anı defteri yapın.

· Bir babyshower partisi sadece yeme içme ve hediyelerden ibaret olmak zorunda değildir. Bu özel gününüzde dostlarınızla eğlenceli oyunlar da oynayabilirsiniz, örneğin kilo ve bel çevresini tahmin etme oyunu ya da bebeğe ilişkin başka tahminlerde bulunma oyunları gibi.

· Eğer hamileliğinizin son ayında iseniz, kendinizi çok yormamaya özen gösterin. Unutmayın bu özel günün yıldızı sizsiniz ve şımartılmayı da sonuna kadar hak ediyorsunuz. Partinin göz bebeği olmaktan, taleplerinizi iletmekten çekinmeyin!

Baby Shower Partisi bebek şekerleri

Baby Shower Partisi bebek şekerleri

· Kendinize, parti boyunca eğlenceli ve şirin görünmenizi sağlayacak bazı aksesuarlar satın alın ya da hazır edin. Bu, daha sonra fotoğraflarınıza baktıkça bu özel günü yüzünüzde büyük bir gülümseme ile hatırlamanızı sağlayacaktır.

1 yaşındaki bebekler nasıl beslenmeli

1 yaşındaki bebekler nasıl beslenmeli

   1 yaşındaki bebekler nasıl beslenmeli

1 yaşındaki bebekler nasıl beslenmelidir sorusu her annenin ilk sorularındandır. Birde 1 yaşındaki çocuğunuz ne kadar yerse yesin her anneye bu yediği yemek az görünür..

Bebeğinizin yediği miktar onu büyütmeli ve sağlığına devam ettirebilicek miktarda olması gerekiyor ne azı nede fazlası. 1 yaşındaki
bebeklerinde günlük olarak 1000 kalori almaları yeterli bir rakamdır. Ve hergünde aynı kalori miktarını almasını beklememelisiniz.

1 yaşındaki bebeklerin kalori ihtiyaçları günlük aktivitelerine, büyüme hızlarına ve metabolizmalarına görede değişiklik gösterir.
Eğer komşunuzun çocuğundan daha az yiyor ancak büyüyorsa tabiki problem yokdur.
Unutmayın ki 1 yaşındaki bebekler günlük protein ve kalori gereksiniminin %20 veya 30’unu anne sütünden almalıdırlar.
Anne sütünüz bebeğinizi enfeksiyonlardan korur, inek sütü, anne sütü yoksa verilmelidir yoksa verilmemelidir.

1 yaşındaki bebekler nasıl beslenmeli

1 yaşındaki bebekler nasıl beslenmeli

1 yaşındaki bebekler için oyunlar

1 yaşındaki bebekler için oyunlar

   1 yaşındaki bebekler için oyunlar

Çocuğunuzu geliştirmek ve daha eğitici oyunlar oynamak istemeniz onların kafalarını
karıştırmadan sade oyunlar seçerek de başarabilirsiniz. En güzel oyunlar doğal olarak
oynadığınız oyunlardır. Çocuğunuzun oyun oynamak istediğini sizi ve çevredekileri
dikkatlice izler, gülümser ve size doğru uzanmaya başladığı an anlayın ki oyun oynama zamanı gelmiştir.

 

1 yaşındaki bebekler için oyunlar

1 yaşındaki bebekler için oyunlar

Eğer artık oyun oynamak istemiyorsa veya ara vermek istediğini de çok rahat anlayabilirsiniz.
Çocuğunuz ağlamaya başlarsa, tükürürse, İlgisi dağılmışsa ve başka yerlere bakmaya
başlamışsa oynadığınız oyunu artık bitirebilirsiniz.

  1 yaşındaki bebeğinizle oynayabileceğiniz oyunlar;

Ce-eee oyunu; küçük bebeklerle oynayabiliceğiniz herkesin bildiği ve oynadığı en kolay oyundur.
1 yaşındaki bebekler için oyun olan ce-eee, yüzünüzü iki elinizle saklayıp
sonra ceee diye iki elinizi birden açıyorsunuz ve sizi gören bebekler şaşkınlıkla
sizi karşısında gördüklerinde çok eğlenirler. Bu oyuna 1 yaşındaki bebeklerde iyice
alışınca bu sefer kendileri sizin elinizi yüzünüzden çekmeye başlayabilirler.

Taklit yapma oyunu; 1 yaşındaki bebeğiniz agu diye sesler çıkarıyorsa, onunla
taklit yapma oyununu çok rahat oynayabilirsiniz. Yüz hareketlerini ve çıkardıkları
sesleri taklit ederek iletişim becerilerini geliştirebilirsiniz. Onunla taklit yapma oyununu oynamanız
1 yaşındaki bebeğinizin kendine olan güvenini arttırıp onu cesaretlendirmiş olucakdır.

Dans etme; Tüm bebekler kendilerini güvende hissetmek ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamak
için sarılmaya ihtiyaçları vardır. 1 yaşındaki bebeğiniz için oyunlarda olan dans etme,
bebeğinizi kucağınıza alarak onun hareketlerine uyarak dans etmeniz ve taklitler yaparak onu
güldürmeniz onu çok eğlendirebilircek eğer 1 yaşındaki bebeğiniz yorgun ve isteksiz
davranıyorsa daha yavaş bir dans istiyor olabilir. Bu dans 1 yaşındaki bebeğinizin
sakinleşmesine de yardımcı olacakdır.

Otobüs Kamyon Jip Biiip oyunu; Bu oyun da tam bebeklere göre bir oyundur. Dokunma,
el koordinasyonu, gülmesi için çok güzeldir. Bu kelimeleri söylerken her bir söyleyiş de
bir elinizle bebeğinizin sağ ve sol yanaklarına, çenesine ve en son olarak da buruna
düğme gibi basarak biip diyebilirsiniz. Göreceksiniz 1 yaşındaki bebeğiniz için bu
oyun çok eğlenceli olucakdır.

Fış Fış Kayıkçı; Bu şarkı hepimizin çocukluğundan bildiği ve çok sevdiği bir şarkıdır.
Şarkılı ve hareketli oynanan ve tüm bebeklerin çok sevdiği bir oyundur. Şarkısının ritmi ve
hareketleri sayesinde bebeğinizin dil gelişimi için ve hareket egzersizi için çok Şarkının
sözleri şöyledir; Fış fış kayıkçı, kayıkçının küreği, hop hop eder yüreği, akşama fincan böreği,
sabaha bayram çöreği