Kategori arşivi: Bebek Geldi

Bebek geldi bölümümüzde doğum anından bebeğinizin gelişimiyle ilgili her türlü bilgiyi sizlerle paylaşıyoruz. Sizde tecrübelerinizi bizimle paylaşırsanız diğer annelerde eminiz çok faydalanacaklardır.

1 yaş bebekleri neler yapabilir

Yeni Doğan İçin İhtiyaç Listesi

    Yeni Doğan bebek İçin İhtiyaç Listesi

     Tüm anne adaylarının sorduğu soru aynı: Bebeğim doğmadan önce hazır etmem gereken malzemeler neler?

O muhteşem varlığa kavuştuktan sonra, hastaneden eve geldiğinizde en çok neye ihtiyacınız olacak?

İşte sizin için yararlı bir liste:

Bebeğiniz İçin İhtiyaç Listesi

Bebeğiniz İçin İhtiyaç Listesi

 Bunları hazır etmenizde büyük fayda var.

· Hastane Çıkış Seti

· Çocuk Odası:

Buhar Makinası

Bebek Telsizi

Beşik

Şilte

Yatak kenarlıkları – korumalar

Gardrop

Alt Değiştirme Masası

Alt Değiştirme Örtüsü

Çarşaf

Penye Battaniye

· Hijyen:

Bebek küveti

Küvet Filesi (sırt destekli)

Burun Aspiratörü

Popo Yıkama Küveti

Maşrapa

Tülbent

Bebek Bezi

Havlu/Bornoz

Bebek Deterjanı

Bebek Yumuşatıcısı

Tırnak Makası

Bebek Şampuanı

Bebek Sabunu

Bebek Yağı

Nemlendirici

Pişik Kremi

Pudra

Pamuk (bebek için özel)

Kulak Çubuğu

Konak Tarağı

Göbek Bağı Bandı

Bebek Giysisi Yıkama Torbası

Banyo Termometresi

Banyo Süngeri

Ateş için Termometre

· Beslenme:

Sterilizatör

Elektrikli Süt Pompası

Süt Saklama Poşetleri

Biberon

Biberon Fırçası

Göğüs Pedleri

Göğüs Ucu Kremi

Emzirme Sutyeni

Emzirme Yastığı

Emzik

Emzik Kutusu

Emzik Zinciri

Islak Mendil

Yağlı Islak Mendil

Omuz Bezi

Cam Rende

Diş Kaşıyıcı

Önlük

· Diğer:

Bebek Malzeme Çantası

Kanguru

Bebek Arabası

Araç koltuğu (Ana Kucağı)

Mama Sandalyesi

Oyun Parkı (Park Yatak)

Baston Araba

Elbise Askısı

Müzikli ve renkli oyuncaklar

 

Emziren anneler ne yemeli

Emziren anneler ne yemeli

Emziren anneler ne yemeliAnnenin kendi sağlığını koruması, bebeğin sağlıklı büyümesi, yeterli süt üretiminin sağlanması nedeniyle emzirme döneminde beslenme oldukça önemli bir faktör.

“Bebeğe süt üretimi ve salınımı için en önemli uyarı emmedir. Bebek ne kadar sıklıkla ve ne kadar güçlü emerse o kadar fazla süt salınacaktır” diyen Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci, emziren annelerin nasıl beslenmesi gerektiği hakkında bilgi verdi.

Dünya Sağlık Örgütü yayınlarında bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesi bu süre zarfında bebekte herhangi bir anormallik ya da annede bir sorun yoksa ek gıdalara kesinlikle geçilmemesi önerilmektedir.

Bu dönemde anneler yaklaşık 5 su bardağına yakın süt üretirler bu nedenle beslenmelerine dikkat etmeli ve günlük yaklaşık 3-4 lt su içmelidirler. Emziren annelerin oruç tutması da önerilmez. Emziren bir kadının 1000 ml sütün karşılığında yaklaşık 700 kalorilik bir enerjiye ihtiyacı vardır. Eğer bu 700 kalorinin tamamını dışarıdan alırlarsa şişmanlamaya devam ederler. Bu nedenle bir beslenme uzmanı eşliğinde bunun 200 depodan 500 kalorisi beslenme ile dışarıdan alınmalıdır.

Egzersiz yapıyorsanız dikkat
Bu bireyler 200 kaloriyi depodan kullanıp düzenli beslendiklerinde ayda 1 kiloya yakın zayıflayıp 5 ayda yaklaşık 6-7 kilo zayıflamış olurlar. Emziren bayanların günlük kalorileri beslenme ve diyet uzmanı eşliğinde ayarlanmalıdır. Çok egzersiz yapan kadınlarda laktik asit üretimi olacağından ve bu süte geçeceğinden bebek sütü içmek istemeyebilir.

Ne yemeli, nelerden uzak durmalı
Bu dönemdeki beslenme için, haftada en az iki kez balık tüketimi, her gün en az bir tane yumurta tüketimi annenin kaliteli protein alması için oldukça önemlidir. Bu dönemde anne doymuş katı yağlardan kaçınmalı doymamış sıvı yağları tercih etmelidir. Kızartma, kavurma yerinde haşlama, fırında ya da balıklar için buğulama tercih edebilir.

Bu dönemde vücudun demire olan ihtiyacı artar bu nedenle et, yumurta, kuru baklagiller, kuru meyveler sıklıkla tüketilebilir. Ayrıca demir emiliminin artması için çay ve kahvelerin yemeklerde 30-45 dk sonra tüketilmesi ve etli besinlerin üzerine limon sıkılarak ya da bu besinlerin ardından C vitamini ihtiyacı yüksek besinler (portakal, domates, mandalina) tüketilmesi tavsiye edilir.

Bu besinler bebekte gaz yapabilir
Ek vitamin ve mineral tabletleri doktora danışılmadan alınmamalıdır. Kişi isteğine göre ve beslenme uzmanına danışarak ıhlamur ya da papatya çayı tarzında bitki çayı tüketebilir. Yenilen kuru baklagiller, lahana, turp, (karnabahar, brokoli gibi bazı kış sebzeleri, kuru baklagiller, çiğ sebze ve meyve, soğuk şekersiz süt ve yoğurt vb.) gibi besinler gaz sıkıntısı yapabilir. Bu tarz durumlarda bebeğin gaz sıkıntısı çekmemesi için bu besinlerden uzak durulmalıdır.

Emziren anneler ne yemeli

Yemekleri yavaş ve çok çiğneyerek tüketin
Emziren annelerin D vitamini bioyararlığı için güneş ışığı almaya özen göstermeleri gerekmektedir. Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınamayan iyot, ancak iyotlu tuz kullanımıyla anne sütünden bebeğe geçer. Tüm emziren anneler 4-6 aylık emzirme döneminde gaz oluşumunu engellemek için özellikle yemek yeme yöntemlerine dikkat etmeli; yemeklerini yavaş yemeli ve iyi çiğnemelidirler.

Şeker yeine pekmez yiyin
Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir. Pekmez kan yapıcıdır. Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden biridir. Şeker ve basit karbonhidratların tamamı boş enerji kaynağıdır.

Emzirme süresince bebeğin hep memede olması ve emerken uykuya dalması emzirmenin iyi gittiğinin bir işaretidir. Bebek ne kadar çok emerse anne sütü o kadar artar. Emzirme süresi her bebeğe göre değişebilir, doygunluğa ulaşması yani olgun sütü emmesi beklenmelidir.

Emzirme döneminde annenin yukarıda belirtildiği gibi yeterli ve dengeli beslenmesi, yeterli sıvı alması, stresten uzak durması, dinlenmiş olması, sık aralıklarla bebeği emzirmesi ile annenin süt miktarı ve kalitesi artmış olacaktır.

Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış

Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış

Çocuklarınızın sağlığıyla ilgili doğru bildiğiniz bazı yanlışlar çok ciddi hastalıklara ve hatta hayati önem taşıyan tehlikelere bile neden olabilir.

Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış

Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış

Çocuk sağlığı konusunda, bebekleri için ellerinden gelenin en iyisini yapmak isteyen anne babaların uzman önerileri ile hareket etmesi büyük önem taşıyor. Bu zamana kadar doğru bilip uyguladığınız yöntemler ciddi sorunlara neden olabilecek yanlışlar olabilir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dicle İnanç, bebek ve çocuk sağlığı konusunda halk arasında doğru bilinen yanlışları sıraladı. Yanlış 1: “Yenidoğan her bebekte sarılık görülür” Yenidoğan her bebek sarılık olmaz. Erken doğan, düşük doğum tartılı, çok iri, tartı kaybı fazla ve kan uyuşmazlığı olan bebeklerde sarılık riski fazladır. Yenidoğan sarılığı sanıldığının aksine bulaşıcı değildir. Yanlış 2: “Sarılık olan bebeğe şekerli su içirmek ve sarı giydirmek iyi gelir” Sarılık olan bebeğe asla su ya da şekerli su verilmemelidir. Sarılık olan bebeğin sık sık anne sütüyle beslenmesi gerekmektedir. Üstelik sarı renk giydirilince sarılık geçmez. Yanlış 3: “Yenidoğan bebeklerin cildine tuz sürmek isilik ve pişiği önler” Çok yanlış ve tehlikeli bir inanıştır. Ciltten emilen tuz, bebeğin ölümüne bile sebebiyet verebilir. Bunun için eczanelerden pişik önleyici ürünlerin alınması daha doğrudur. Yanlış 4: “Kabız olan bebeğe zeytinyağı içirilmelidir” Bebeklere ya da çocuklara doğrudan zeytinyağı içirmek doğru değildir. Tam içtiği esnada öksürükle zeytinyağı akciğerlere kaçabilir ve kabızlıktan daha tehlikeli bir tablo ortaya çıkabilir. Kabız olan çocuğa lifli gıdalar verilmeli, yemeklere zeytinyağı katılmalıdır. Yanlış 5: “Bebekte deri döküntüleri geçici olduğu için üzerinde durulmamalıdır” Deri döküntüleri bazen çok önemli hastalıkların habercisi olabilmektedir. Vücudun neresinde ve ne şekilde olduğu mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Çocuk sağlığında doğru bilinen 10 yanlış Yanlış 6: “Diş çıkaran bebeğin ateşi hızla artar ve ishal olur” Diş çıkarma döneminde bebeğin vücudu ısınır. Ancak ateş düşürücü gerektirecek kadar ateşi çıkmaz. Bu dönemde bebeklerin kakasında yumuşama olur ancak belirgin bir ishal, ateş ya da karın ağrısı olmaz. Yanlış 7: “Bebeklerin emzik emmesi diş eğriliğine, dudak sarkmasına sebep olur; parmak emmeleri daha iyidir” Bebeklerin emzik emmesi 2 yaşına geldiğinde, parmak emmesi ise 3 yaşına geldiğinde bıraktırılmalıdır. Süreç uzarsa çocukların diş ve damak yapısı bozulur. Yanlış 8: “Çocuklarda tansiyon olmaz” Yenidoğan döneminden itibaren bebeklerin tansiyonuna bakılabilir ve tansiyon ölçümü çocukların muayenesinin bir parçası olmalıdır. Yanlış 9: “Bebekleri uyuturken saç kurutma makinesi ya da elektrik süpürgesi sesinden yararlanılmalı” Gün içinde uzun süreli ve sık görülen ataklar şeklinde ağlayan kolikli bebekler, bu aletlerin sesini, anne karnında duydukları ses ile bağdaştırdıkları için sakinleşebilirler ancak çocukları bu yöntemle uyutmak doğru değildir. Yanlış 10: “Her çocukta idrar yolu enfeksiyonu görülür ve kısa sürede geçer” Tekrarlayan ve tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları ilerde böbrek yetmezliğine yol açabilir. Vakit kaybetmeden çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Doğum sonrası depresyona Refleks Terapi

Doğum sonrası depresyona Refleks Terapi

Doğum sonrası yaşadığınız depresyondan doğal yolla kurtulmak için hiçbir yan etkisi olmayan Refleks Terapi ‘yi deneyin.

Doğum sonrası depresyona Refleks Terapi

Doğum sonrası depresyona Refleks Terapi

Bütün anneler doğum sonrası yaşadıkları mutluluktan bahseder yeni doğum yapacak anne adaylarına. Anneler için doğumla birlikte gelen mutluluğun arkasında a’dan z’ye değişen hatta birazcık da karmaşık hale gelen bu yeni dönem fetret dönemine dönüşebiliyor hem vücut hem de anne için.

Tüm gebelik süreci boyunca vücuttaki hormon salınımlarında değişiklik olur. Kiminin salınımı artarken kiminin azaldığı değişik bir dönem vücut için gebelik. Anneler üstelik kendilerinin depresyonun eşiğinde olduğunu fark edemeyecek kadar da yıpranıyor.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, birkaç küçük dokunuşla bütün bunları düzenlemenin mümkün olduğunu söylüyor. Nasıl mı?

Şenbursa, “Refleks Terapi ile hipofiz bezinin tekrar uyarılarak hormon salgısının rejenerasyon, hatta sütü kesilmiş annelerin yeniden sütünün gelmesi bile sağlanabiliyor” diyor.

Bebeğinize ve kendinize yapacağınız en büyük iyilik

Yrd. Doç. Dr. Şenbursa, hem kendinizi kuş gibi hissetmenizi sağlayan hem de doğal yollarla tedavi eden bu yöntem hakkında şu önemli bilgileri verdi:

“Refleks Terapi; yüzdeki, ellerdeki ve ayaklardaki beyinle ilişkili sinir noktaları uyarılarak merkezi sinir sisteminin ve hormonal sistemin düzenlenmesine yardımcı olur. Yüzdeki, eldeki ve ayaktaki bu özel noktalarla hipofiz uyarılır. Tedaviler kişinin detaylı muayenesinden sonra kişiye özel planlanır ve tedavinin başlangıcından itibaren belirgin bir rahatlama hissedilir. Hamilelik sonrasındaki hormonal ve diğer değişiklikler ilaçsız, yan etkisi olmadan, etkili bir şekilde dengelenir. Böylece doğum sonrası depresyondan doğal bir şekilde kurtulmuş olursunuz. Belki de doğumdan sonra bebeğinize ve kendinize yapacağınız en büyük iyilik Refleks Terapi’dir.”

Bebekler acıyı daha fazla hissediyor

Bebekler acıyı daha fazla hissediyor

Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, yenidoğan bebeklerin acıya karşı duyarlılığı yetişkinlere oranla daha fazla.

Bebekler acıyı daha fazla hissediyor

Bebekler acıyı daha fazla hissediyor

Benzer bir uyarıya maruz kaldıklarında, yenidoğan bebeklerin beyinlerinde yetişkinlerinkine benzer bir tepki ölçüldü. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) yöntemi kullanılarak yapılan araştırmada bebeklerin de acıyı tıpkı yetişkinler gibi hissettiği görüldü.

Oxford Üniversitesi’nde yapılan ve daha önce bir benzeri gerçekleştirilmemiş olan çalışmada, bebeklerde de tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, acı hissi anında beynin yirmi bölgesinden 18’inin aktif olduğu tespit edildi. Deneyde, uyuyan bebeklerin ayaklarının altı özel bir çubukla hafifçe dürtüldü. Hafifçe kalem batırmaya yakın bir etki yaratıldı. Bebeklerin beyinlerinde ölçülen tepki, dört kat daha sert şekilde dürtülen yetişkinlerin beyinlerinden alınan tepkiyle aynıydı.

Acı eşikleri daha düşük

Araştırmacılar, bebeklerin acı eşiğinin yetişkinlerden çok daha düşük olduğu sonucuna vardı. Oxford Pediyatri Bölümü’nden Dr. Rebeccah Slater, “Elbette bebekler bize acı deneyimlerinden bahsedemiyor ve çıplak gözle bakarak acı seviyelerini anlamak da mümkün değil. Bazıları bebeklerin beyinlerinin acıyı gerçekten hissedecek kadar gelişmiş olmadığını öne sürüyor olsa da çalışmamız bu durumun böyle olmadığına dair ilk gerçek kanıt” diye konuştu.

1980’lerde operasyon geçiren bebeklere kas gevşetici verilirken ağrı kesici verilmemesi yaygın bir uygulamaydı. Slater, “Araştırmamız bebeklerin ağrıyı hissettiğini söylemekle kalmıyor aynı zamanda acıya yetişkinlerden daha hassas olduğunu da gösteriyor” dedi. Araştırmada 1 ile 6 günlük arasındaki 10 sağlıklı bebek ile 23-36 yaş aralığındaki 10 sağlıklı yetişkin incelendi.

bebek odası dekoru

Bebek Odası Dekoru

   Bebek odası dekoru için okumadan yapmayın…

Öncelikle bebeğinizin ya da 4 yaşın altındaki çocuğunuzun kendi odasında oyun oynayacağını düşünüyor ve oyuncakların bu odada yer alması gerektiğini sanıyorsanız, bunu bir kez daha düşünmenizi öneririz. Dünyayı yeni yeni keşfeden bebekler, adım atmaya ve yürümeye başladıkları ilk andan itibaren evde yer alan her bir köşenin onlar için oluşturulduğunu düşünürler. Öte yandan vaktinizin çoğunu salonda geçiren siz anne babalar da bebeğinizin gözünüzün önünde olmasını isteyeceğiniz için, bebeğe ait oyun alanının sizin uzun saatleri geçirdiğiniz yaşam alanı olan salon ya da oturma odasında olması daha mantıklıdır. Bunun için salonda bir köşeyi bebeğinize ayırarak tüm oyuncakları da bu köşede toplayabilirsiniz. Bunun için özellikle bebek odası dekoru modellerinde park yataklar ya da portatif oyun parkları çok uygun ürünlerdir.

bebek odası dekoru park yatak

bebek odası dekoru park yatak

Yeni doğan bebek için kendinizinki kadar büyük bir dolap almak yerine, orta büyüklükte en az 2 çekmecesi olan iki kapılı bir dolap almak daha mantıklıdır. Bebeğin kıyafetlerini ilk aldığınız gün özenip yıkayıp ütüleyerek katlayıp yerine kaldırırsınız ancak bebeğiniz günde 7-8 kere kıyafet değiştirmeye başlayınca siz de bu özenden vazgeçeceksiniz. Bu yüzden dolapları detaylı bir biçimde özene bezene yerleştirmekten vazgeçin ve odalarda yer kaplamayacak, size ve bebeğinize de yer kalacak kadar fonksiyonel büyüklükteki dolapları tercih edin. Bunun için de lüks mağazalarda satılan bebek odası takımlarını almaktan vazgeçmelisiniz. Çocuk odasında ve bebek odası kısmında yer alacak her bir ürünü farklı yerlerden almak sizin için de ekonomik olacaktır. Zaten dolabın yanı sıra mobilya olarak alt değiştirme masası, yatak ve ufak rahat bir koltuk dışında bir şey almanızı da tavsiye etmiyoruz.

bebek odası dekoru gardrop

bebek odası dekoru gardrop

 Alt Değiştirme Masası olarak da son derece basit ve altında rafları olan bir modeli almanızı tavsiye ederiz. İlk zamanlar bu rafları çeşitli kremler, hijyen ürünleri ve bebek bezini koymak için kullanabilir, çocuğunuz tuvalet alışkanlığını kazanıp bezden kurtulunca da, bu mobilyanın raflarını oyuncak rafı olarak kullanabilirsiniz. Farklı eğlenceli kutular yardımıyla eşyaları toparlayıcı bir mobilya haline dönüştürebilirsiniz. Bu masayı sadece alt değiştirme işlemi için değil, gündelik kıyafetlerin değişimi ya da bebek kremleri ile her banyodan sonra kurulanma, kremlenme ve giyinme işlemleri için de kullanacağınızı düşünürsek, kirli sepetinin, duvar askısının ve hatta dolabın, bu masaya yakın bir yerde olması size büyük kolaylık sağlayacaktır. Bebeğinizi masanın üzerinde tek başına bırakmamanız için her şeyin yakınınızda olmasını tercih edebilirsiniz, odanızı da bu biçimde yerleştirmenizi öneririz.

bebek odası dekoru alt değiştirme

bebek odası dekoru alt değiştirme

Emzirme sürecinde en büyük konforunuz ufak ve rahat bir koltuk olacaktır. Bunun da sade bir renkte olmasına ya da salon mobilyalarınızla uyumlu olmasına dikkat edin. Emzirme döneminiz en fazla 2 sene sürecek ve sonrasında bu koltuk çocuğunuzun odasından çıkarak, salonunuzdaki yerini alacak.

bebek odası dekoru emzirme koltuğu

bebek odası dekoru emzirme koltuğu

Yatak seçimi için de bebek doğumdan 2 yaşına kadar kullanabileceğiniz, aşamalı olarak büyüyen yatakları tercih etmenizi öneririz. Çünkü 2 yaşına gelen çocuğunuz, kendini birey olarak görmeye başladığı anda yatağının değişmesini kendi talep edecek ve tematik mobilyalara yönelecektir.

bebek odası dekoru yatak

bebek odası dekoru yatak

· Duvar boyası ya da kağıdı için yumuşak renkleri kullanmaya özen gösterin ancak duvarınızda mutlaka renkli eğlenceli figürlere yer verin, bu bebeklerin her daim ilgisini çekmektedir. Erkek bebekler için genellikle mavi, yeşil, lacivert, gri ve sarı ve turuncu kullanılmaktadır. Kız bebekler içinse pembe, sarı, su yeşili, turuncu renkleri kullanılmaktadır.

bebek odası dekoru çocuk duvar figürleri

bebek odası dekoru çocuk duvar figürleri

bebek odası dekoru çocuk duvar figürleri

bebek odası dekoru çocuk duvar figürleri

Aydınlatma için de fazla ışık yerine 60v üzerinde olmayan ampulleri tercih edin.

bebek odası dekoru aydınlatma

bebek odası dekoru aydınlatma

Halı, çocuk odasında mutlaka olması gereken bir ürün değildir. Üstelik toz tutacağı için ya toz tutmama özelliği olan bir halı almanızı ya da hiç halı almamanızı öneririz. Halı çocukların oyun oynarken rahat etmesini sağlayan bir aksesuar olduğu için, 4-5 yaşından sonra çocuğunuzun odasını tekrar dekore ederken dikkate alınması gereken bir üründür.

Odada mutlaka loş ışık verecek ufak bir gece lambası kullanmaya özen gösterin. Bu bebeğiniz için değil sizin için çok önemli. Bebeğiniz gecenin bir yarısı uyanıp ağlamaya başladığında, karanlıkta yolunuzu kaybetmeyi ya da bir şeye takılıp düşmeyi siz de istemezsiniz.

bebek odası dekoru gece lambası

bebek odası dekoru gece lambası

Perdelerde de ışığı geçirmeyen ya da yoğun desenli modelleri tercih ederseniz, gün ışığında bebeğinizi uyutmakla ilgili problem yaşamazsınız. Bunun için istediğiniz perdeyi kullanıp, altına stor koymak da bir çözüm olabilir.

bebek odası dekoru perde

bebek odası dekoru perde

Alacağınız her ürünü daha sonra evin farklı yerlerinde başka işlevler için değerlendirme ya da ikinci el olarak kolayca satabilme durumlarını göz önünde bulundurarak seçiniz.

Piyasada satılan pahalı buhar makinelerini tercih etmek yerine, bebek odasında yaz-kış kaloriferin üzerine koyacağınız bir kase su, odanın nem oranı için faydalı olacaktır.

   Unutmayın evladiyelik olarak alıp, kendi zevkinize göre dekore ettiğiniz bebek odası mobilyalarından siz bile 3-4 yıl sonra sıkılabilirsiniz. Keşke başta bu oda için bu kadar yatırım yapmasaydık ve lüks kullanmasaydık diyebilirsiniz. Bebeğiniz 4-5 yaşına geldiğinde zaten kendi zevkine göre bir oda talep edecektir. Bunun için en başta bebek odası dekoru yaparken ekonomik ve fonksiyonel bir oda yaratmak sizin için daha az masraflı ve daha az meşakkatli bir iş olacaktır. Unutmayın bu odayı ilk 2 yıl sadece bebeğinizi uyutmak ve beslemek için kullanacaksınız.

 

Baby Shower Partisi

Baby Shower Partisi

Kendi baby shower partisi ni (bebeğin gelişini kutlama) kendiniz organize edin!

Bebeğinizin cinsiyetini öğrendiğinizde ya da doğuma az bir zaman kaldığında, sevdiklerinizle birlikte yapacağınız “Babyshower” yani Türkçe adıyla “Bebeğin Gelişini Kutlama” partisi için size çok basit birkaç fikir önerebiliriz:

Baby Shower Partisi

Baby Shower Partisi

· Öncelikle büyük bir kolinin dış yüzeyini renkli/eğlenceli kaplama kağıtlarıyla kaplayarak, içini de bebeğinizin cinsiyetine göre pembe ya da mavi uçan balonlarla doldurabilirsiniz. Herkes partinize geldikten sonra bu kutuyu açıp, içindeki balonları dışarı bıraktığınızda, bebeğinizi cinsiyetini herkesle paylaşmış olacaksınız.

Baby Shower Partisi

Baby Shower Partisi

· Eğer bebeğinizin cinsiyeti belliyse, elbette kızlar için ağırlıklı pembe, erkekler içinse ağırlıklı mavi renk kullanmayı tercih edebilir ya da nötr olana yönelik sarı, yeşil ya da beyaz renklerini tercih edebilirsiniz.

· Artık kolayca her yerden bulunabilen şeker hamurları sayesinde evde yapılan anne kurabiyelerini de konsepte uygun süslemek ve renklendirmek mümkün. Kurabiye ve şeker hamurunun birleşmesi için de size şekerli suyu fırça ile kullanmanızı tavsiye ederiz. Ayrıca kurabiye kalıbı olarak da “bebek arabası”, “emzik” ya da “leylek gagasının ucunda yer alan bebek” şekilli kalıpları bulmak mümkün.

Baby Shower Partisi

Baby Shower Partisi

· Size tavsiyemiz annenize ya da partiyi organize etmenize yardım eden yakın bir arkadaşınıza hediye olarak almak istediğiniz ihtiyaçların bir listesini vermeniz. Partinize gelenler o kişiyle kontağa nasıl olsa geçecektir ve en azından ihtiyacınız olan şeylerin hediye olarak gelmesini sağlamış olursunuz.

Baby Shower Partisi meyve suları

Baby Shower Partisi meyve suları

· Partinize gelenlere, bu güzel gün ile ilgili bir hatıra vermek isterseniz, eşinizle birlikte çektirdiğiniz bir resmi kart haline getirip, üzerine de günün anlamına uygun bir mesaj yazarak, katılımları için teşekkür edebilirsiniz. Renkli mum, küçük lavanta poşetleri ya da sabunları da tercih edebilirsiniz. Unutmayın ki fonksiyonel olan şeyler davetlilerin daha çok ilgisini çekmektedir.

Baby Shower Partisi kurabiyeler

Baby Shower Partisi kurabiyeler

· Patide kullanacağınız peçeteleri kaplayacak küçük isim etiketleri hazırlayabilirsiniz.

· Eğer bebeğinizin ismine karar verdiyseniz, bununla ilgili hazırlayacağınız süsleri partiden sonra hastane odasında kullanmak için mutlaka saklayın, çok işinize yarayacaktır.

Baby Shower Partisi kurabiye

Baby Shower Partisi kurabiye

· Mutlaka, partiye katılan davetlilerin içini dolduracağı bir anı defteri yapın.

· Bir babyshower partisi sadece yeme içme ve hediyelerden ibaret olmak zorunda değildir. Bu özel gününüzde dostlarınızla eğlenceli oyunlar da oynayabilirsiniz, örneğin kilo ve bel çevresini tahmin etme oyunu ya da bebeğe ilişkin başka tahminlerde bulunma oyunları gibi.

· Eğer hamileliğinizin son ayında iseniz, kendinizi çok yormamaya özen gösterin. Unutmayın bu özel günün yıldızı sizsiniz ve şımartılmayı da sonuna kadar hak ediyorsunuz. Partinin göz bebeği olmaktan, taleplerinizi iletmekten çekinmeyin!

Baby Shower Partisi bebek şekerleri

Baby Shower Partisi bebek şekerleri

· Kendinize, parti boyunca eğlenceli ve şirin görünmenizi sağlayacak bazı aksesuarlar satın alın ya da hazır edin. Bu, daha sonra fotoğraflarınıza baktıkça bu özel günü yüzünüzde büyük bir gülümseme ile hatırlamanızı sağlayacaktır.

bebek arabası tavsiyesi

Bebek arabası tavsiyesi

   Bebek arabası tavsiyesi vermek gerekirse şunları söyliyebiliriz;

Bebek arabanız oldukça hafif olmalı en çok 7-8 kilo kadar olabilir.
Bebeğiniz doğduğunuzdan itibaren kullanabilmelisiniz.
Bebek arabasının sırtı kısmı geriye doğru 2-3 pozisyonda yaslanabilmesi gerekiyor.
Bebek arabasının koltuk kısmının arkası destekli olmasında fayda var.
Bebek arabasının kumaş yapısı kaliteli olmalı.
Bebek arabası tek harekette katlanıyor olması lazım.
Bebek arabasının hiçbir parçasını çıkarmaya gerek kalmamalı.
Bebek arabası eşyalarınızı taşıyabileceğiniz büyük bir sepeti olmalı.
Bebek arabası katlı halde çok az yer kaplamalı.
Bebek arabası tek harekette kolayca açılmalı.

bebek arabası tavsiyesii

bebek arabası tavsiyesi

Bebek arabası tavsiyesi olarak bunları söyleyebiliriz.

bebek arabası nasıl seçilir

Bebek arabası nasıl seçilmeli?

Bebek arabası nasıl seçilmeli?

Bebek arabası nasıl seçilmeli diye sorduğumuzda artık kendinize normal araba nasıl alırken ne
kadar araştırma yapıp alıyorsanız bebek arabası da alırken artık o kadar zorlanacaksınız.
Bebek arabaları artık o kadar çok çeşitleri var ki nasıl bebek arabası almalıyım sorusu tüm anne babalarda mevcut olan soru.

Bebek arabası almadan önce nerede nasıl kullanacağınızı mutlaka gözden geçirmelisiniz.
Bebek arabasını yaz mı kullanacaksınız kış mı? Düz yolda mı yoksa engebeli çok mu yolunuz var.
Bebek arabasını iki yönlü mü kullanmak istiyorsunuz yoksa tek yönlü mü?
Bebek arabası seçerken bunların hepsi önemli.

Bebek arabası nasıl seçilmeli?

Bebek arabası nasıl seçilmeli?

 

Bebek arabalarında öncelik tasarımı değil tabi ki bebek arabasının güvenliğidir. Mutlaka 5 noktadan bağlanan emniyet kemeri olmasına dikkat edin. Bebek arabasında emniyet kemeri kesinlikle çocuk tarafından açılamıyor olması lazım.
Bebek arabası hep hafif olsun isteriz hatta önceliğimiz hafifliği olur ancak bebek arabası hafif olsun diyede dayanıksız metalden oluşmamalı yada dayanıksız tekerlekli olmamalı, bu nedenle kendi bedeninizi bebek arabasına yaslayıp bebek arabasını test edin.

Bebek arabasında sırt kısmı mutlaka kademeli olarak hareket etmeli ve tam yatış pozisyonuna gelebiliyor olması lazım.
Tek elle açılıp kapanıyor olması da bebek arabasında aranılan özelliklerden. Arka tekerleklerinde freni mutlaka olması gerekiyor alırken bebek arabalarında fren kısmına bakmadan almayın.
Alt sepeti geniş olmalı. Tekerlekleri çıkabilen bebek arabalarını da tercih edebilirsiniz.Arabanın
bagajına koyarken size kolaylık sağlayacakdır. Bebek arabasının mutlaka bir güneşliği olması gerekiyor bunu da unutmayalım.

Türkiye'de en popüler bebek isimleri

Türkiye’de en popüler bebek isimleri

Türkiye'de en popüler bebek isimleri  1950-2015 yılları arasında bebeklere verilen isimlerle ilgili bir çalışma yapıldı ve işte en popüler bebek isimleri

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 1950-2015 yılları arasında bebeklere verilen en popüler bebek isimleriyle ilgili bir çalışma yaptı. 1950’li yıllarda yeni doğanlara en çok Halil, İbrahim, Fadime, Hanife gibi isimler konulurken, son yıllarda daha önce yaygın olmayan Berat, Hira Nur, Ecrin, Eymen gibi isimler gözde oldu.

   En popüler bebek isimlerinde Yusuf atağa kalktı

Erkek bebeklerde 1950 yılından 2002’ye kadar tahtını kimseye kaptırmayan Mehmet ismi, 2003 yılında birinciliği Yusuf’a bıraktı. 52 yıllık Mehmet üstünlüğüne son veren Yusuf, 2002’den 2006’ya kadar en çok tercih edilen isim oldu. 2006 yılında, o dönem Galatasaray’da oynayan Atletico Madrid’li ünlü futbolcu Arda Turan’ın da etkisiyle Arda ismi liderliği kaptı. Bir sene sonra 2007’de Yusuf tahtı geri aldı.

    Son popüler bebek ismi Zeynep

Yeni doğan kız bebeklere verilen en ünlü isimlerde ise 1950-1993 yılları arasında ilk sırada olan Fatma, 1993’te liderliği Merve’ye devretti. Merve’nin üstünlüğü 2000 yılına kadar sürdü. 2000-2014 arasında Zeynep, bir yıl hariç, hep zirvedeydi.

    60 yıl sonra Hira modası en popüler bebek isimleri arasında

2015 yılında en çok erkek bebeklere en çok verilen isim olan Yusuf’u, Berat, Mustafa, Ömer ve Ahmet takip etti. Kız bebeklerde sıralama Zeynep, Elif, Hira Nur, Yağmur ve Ecrin şeklinde oluştu. Demet Akalın’ın kızının da ismi olan Hira, 1950’den 2012’ye kadar ilk 100 isim arasına girememişti.

    Ecrin bilmecesi

Diyanet’in “Bu ismi koymayın, ‘Allah’ın hediyesi’ değil, ‘ücret’ anlamına geliyor” demesine rağmen Ecrin ismi, son 5 yılda hep ilk 5’in içinde yer aldı.

Emziremeyen anne depresyona girebilir

Emziremeyen Anne Depresyona Girebilir

Hamilelik sonrası yaşanan bazı fizyolojik ya da psikolojik nedenlerden dolayı annenin bebeğini emzirememesi, annenin depresyona girmesine neden olabiliyor.

Emziremeyen anne depresyona girebilir

Emziremeyen Anne Depresyona Girebilir

Emzirmeye karşı isteksizlik, yeterince süt gelmemesi, meme iltihaplanması, kanalların tıkanması, kendini huzursuz ve rahatsız hissetme, hassas meme uçları, memenin şişmesi ya da meme dokusundaki enflamasyon gibi nedenlerle emzirme gerçekleşmeyebilir.

Uzman Psikolog Ayben Ertem bebeğini emziremeyen annelerin ruhsal durumlarını anlattı.

Emziremeyen anne depresyona girebilir

Anneler, bebeğini emziremediğinden dolayı suçluluk hissedebileceğini vurgulayan Uzman Psikolog Ayben Ertem, özellikle de anne sütünün önemini vurgulayan reklamlar yapıldıkça ve literatürde de bunun önemini vurgulayan çalışmalar oldukça emziremeyen anneler kendilerini kötü hissedebilir, kendilerini suçlayabilir ve hatta depresyona girebileceklerini belirtiyor.

Obstetrics & Gynecology’de 2011 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre emzirememek ile ilgili yaşanan problemler, depresyon semptomlarının direkt nedeni olmayabilir; ancak araştırmacılar yine de bu konuda temkinli olunması gerektiğini, emzirme problemleri ile depresyonun birlikte görülebileceğini söylüyorlar. 2 bin 600 kadın üzerinde yapılan çalışmada, doğumdan sonraki ilk haftalarda meme ağrısı çeken ve emzirmekten hoşlanmayan kadınlarda doğum sonrası depresyon riskinin arttığı gözlendi. Eğer hamilelik sırasında da depresyon varsa bu da emzirme zorluklarının görülmesine sebebiyet veriyor.

Emziremeyen anne depresyona girebilir

               Biberonla besleyecekseniz vücudunuza yakın tutun

Böyle durumlarda eşin ve akrabaların desteğinin yanında psikolojik destek almaları da gerektiğini belirten Ertem, “Annenin bebeğini emzirmesi anneyle bebek arasındaki bağlanmayı kuvvetlendiren güzel bir yol olsa da, bebeğini emziremeyen anneler, bebeklerini emzirme pozisyonuna getirerek bebeklerinin tenlerine yeterince değdiğinden emin olarak küçük bir biberonla onları besleyebilir ve böylece aradaki bağlanmayı kuvvetlendirmek mümkün olabilir” diyor.

Nasıl bir anne olduğunuz daha önemli

Bebek ve anne arasındaki bağ için bebeğini emzirip emzirmediği ya da ne kadar emzirdiği tek başına faktör değildir. Ağladığında ne yaptığı, onunla ne kadar oynadığı, ne kadar sıklıkla kucağına aldığı, bağlanmayı kuvvetlendirici neler yaptığı, sevgisini nasıl gösterdiği de çok önemlidir. Kısacası nasıl bir ebeveyn olduğunuz bebeğini emzirip emzirmediğinden çok daha önemlidir.

Bebeklerin büyümesiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Bebeklerin büyümesiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Bebeklerin büyümesiyle ilgili doğru bilinen yanlışlarBebek büyümesinde doğru bilinen yanlışlar, anne-babaların gereksiz yere kaygılanmasına, bebekte de bazı sağlık sorunlarına sebebiyet verebilir.

Bebeğimin baş çevresi normalden düşük çıktı. Bu durum zekasını olumsuz etkileyecek… Bebeğim prematüre doğdu, asla yaşıtlarının kilosu ve boyuna ulaşamayacak. Oğlumu, yaşıtı olan bir çocukla karşılaştırdığımda boyu ve kilosu düşük kaldı. Oğlum kısa boylu ve zayıf biri olacak…

Bebeklerin büyümesi hakkında toplumda ‘doğru’ bilinen yanlışlar ebeveynlerin gereksiz yere kaygı duymalarına neden olabiliyor. Bazı hurafeler ise tam tersi bir durum oluşturuyor ve bebeğin tedavisinde geç kalınmasına yol açabiliyor. Peki ama ebeveynlerin zihnini kurcalayan bu hurafelerin doğrusu nedir? Bebeklerin büyümeleri sürecinde ne zaman alarma geçmek gerekiyor?

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Emre Mercan, bebeklerin büyümesi hakkında toplumda doğru bilinen yanlışları ve bunların oluşturabileceği sorunları sıraladı.

Yanlış 1:

Ne güzel bebeğimi iyi beslemişim, tam 4 kilo doğdu. Sağlıklı bir çocuk olacak!

Doğru 1:

Bebeğin kilolu doğması tabii ki sağlıklı olduğu anlamına geliyor ama her zaman değil. Üstelik altta yatan neden annenin hamilelik sırasında yaşadığı diyabetin sonucu olarak ortaya çıkan anormal bir tablo da olabiliyor. Bu durumda bebeğin ve annenin yakından takip edilmeleri gerekebiliyor. Çünkü annenin diyabeti bebeği kötü yönde etkileyebiliyor; örneğin metabolik hastalıkların yanı sıra kalp veya böbrek anomalileri gelişebiliyor. Ayrıca bebeğin kan şekeri düşebiliyor, bunun sonucunda da sağlığı bozulabiliyor.

Yanlış 2:

Bebeğimin baş çevresi normalden biraz düşük çıktı. Bu durum ileride mutlaka zekasını etkileyecek!

Doğru 2:

Bebeğin baş çevresinin poliklinik muayenesinde normal sınırların biraz üstünde ya da biraz altında seyretmesi, ebeveynler tarafından genelde endişe verici bir durum olarak değerlendiriliyor. Ancak bu durum olağan ailesel bir özellikten de kaynaklanabiliyor. Anne ve babanın baş büyüklüğü ise bunda çok belirleyici oluyor. Ancak bebeğin baş çevresinin büyüme hızı öncekilere göre aşırı şekilde artmış ya da azalmışsa, altta yatan nedenler hidrosefali ve mikrosefali gibi sorunlar olabileceği için bunun mutlaka araştırılması gerekiyor.

Yanlış 3:

Oğlumu yaşıtı olan başka bir çocukla karşılaştırdığımda boyu kısa ve kilosu düşük kalıyor. Oğlum ileride kısa boylu ya da zayıf olacak.

Doğru 3:

Anne ve babalar genelde çocuklarını diğer ebeveynlerin çocukları ile karşılaştırıp, “Çocuğumun boyu yaşıtlarıyla karşılaştırdığımızda çok kısa” ya da “kilosu çok düşük” gibi değerlendirilmeler yapabiliyor. Her çocuğun büyüme potansiyeli farklı oluyor. Bunu anne ve babadan aldığı genetik özellikler ile beslenme ve yetişme ortamı gibi çevresel faktörler etkiliyor. Eğer aynı yaştaki çocukların tümü aynı boy ve kiloya sahip olsalardı çocuklar için “büyüme eğriliği tablosu” ortaya çıkmazdı. Bu eğriler toplumdaki çocuk popülasyonunun büyümesindeki çeşitliliği gösteriyor.

Bazı çocuklar büyüme eğrisinin üst sınırında büyürken, aynı yaştaki bazı çocukların büyüme seyri ise alt sınır civarında olabiliyor. Yani her çocuğun büyüme seyrinin üst eğrilerde seyretmesi gerekmiyor. Büyüme eğrisinin sağlıklı kabul edilen alt sınırın altında veya üst sınırının üstünde olmadıkça bu durum normal değerler olarak kabul ediliyor.

Yanlış 4:

Bebeğim prematüre doğdu, asla diğer bebeklerin büyümesini yakalayamayacak!

Doğru 4:

Prematüre doğan bebeklerin gelişiminin normal eğrilere ulaşması zaman alsa da, çoğu bebek doğru beslenmeyle yaşının boyu ve kilosunu yakalayabiliyor.

Yanlış 5:

Çocuğumun büyümesi, büyüme eğrisinin altında. Bu sorun beslenme ile düzelir, başka bir şey yapmaya gerek yok.

Doğru 5:

Çocuğun büyümesi alt sınırın altındaysa bu durumun neden kaynaklandığı mutlaka araştırılmalı. Çünkü altında beslenme eksikliği, fark edilmemiş hipotiroidi gibi hastalıklar ve genetik faktörler olabiliyor. Eğer altta yatan neden araştırılmaz ve ortadan kaldırılmazsa bebeğin büyümesinin yanı sıra sağlığı da risk altına girebiliyor.

Yanlış 6:

Bebeğim anne sütüyle besleniyor ve çok kilolu. İleride mutlaka obez olacak!

Doğru 6:

Emme dürtüsü fazla olan bebekler normal büyüme ve gelişme için ihtiyaç duydukları miktarların ötesinde, onları obez yapacak kadar fazla miktarlarda besleniyor olabilirler. Sadece anne sütü alan bebeklerde aşırı kilo alımı önemli olmuyor. Bunun nedeni ise bu bebeklerin çoğunun 1 yaşına kadar ideal kiloya gelmeleri. Mamayla birlikte anne sütü alan ya da sadece mamayla beslenen bebeklerde ise aşırı kiloya karşı dikkatli olmalı. Çünkü bu durum çocuğun obez olmasına yol açabiliyor. Dolayısıyla böyle bir sorun olduğunda mama miktarının, mama verme sıklığının ve sulandırma işleminin tekrar değerlendirilmesi gerekiyor.

Yanlış 7:

Çocuklarda cinsiyet gözetmeksizin, dünyanın her yerinde ve her döneminde büyüme aynı seyreder. Yani, dünyada aynı yaştaki tüm çocuklar cinsiyet, ırk ve çağa bakmaksızın aynı boy ve kiloya sahip olur.

Doğru 7:

Bebek, çocuk ve ergenlerde büyüme, büyüme eğrilerinden takip edilerek değerlendiriliyor. Her çocuğun boy, kilo ve 2 yaşına kadar olan çocukların baş çevreleri için büyüme eğrileri bulunuyor. Ayrıca cinsiyet, ırk ve çağa göre de büyüme eğrileri farklılıklar gösteriyor. Örneğin ülkemizdeki çocuklar Avrupa ve Amerika ile karşılaştırıldığında; ilk 6 aydaki bebeklerin ve 11 yaş sonrası ergenlerin kilolarının daha fazla olduğu gözlemlenmiş. Boy açısından Amerika’daki çocuklarla karşılaştırıldığında ise bebeklik döneminde ülkemizdeki çocukların daha uzunken, ergenlik döneminin sonlarında ise daha kısa kaldıkları tespit edilmiş. Bu nedenle her ülke kendine özgü büyüme eğrilerini 20-30 yılda bir güncelleyerek yayınlıyor.

Gebelikte sırt ağrılarını hafifletmenin 7 yolu

Gebelikte sırt ağrılarını hafifletmenin 7 yolu

Gebelikte sırt ağrılarını hafifletmenin 7 yoluHamileliğinizin tadını çıkarmanızı zorlaştıran bel ve sırt ağrılarını önlemek ya da hafifletmek için işte size birkaç ipucu…

Hamilelik sırasında en çok belirtilen şikayetlerdendir bel ağrısı ve sırt ağrısı. Bu şikayetler genellikle doğumdan 2-3 ay sonra kaybolur. Gebelik sırasında fetusun giderek büyümesi ve ağırlaşması bel ağrısının başlıca nedenlerindendir. Diğer bir neden de gebelik sırasında vücuttaki bağlarda gevşemeye neden olan hormonların (relaxin) artmasıdır. Bu gevşemenin amacı bebeğin doğum kanalından rahat geçmesini sağlamaktır.

Peki, hamileliğin son döneminde yaşanan bu sırt ağrılarını önlemek veya hafifletmek için neler yapabilirsiniz?

Aşırı kilo almaktan kaçının
Aşırı kilo almak, sırt ağrılarını çoğaltacaktır. Doktorunuzun önerdiğinden fazla kilo almamaya özen göstermelisiniz. Çoğu kadın iki kişi için yemek yediğini düşünmeye meyillidir ama ikinci insanın oldukça küçük olduğunu nedense görmezden gelir.

Gebelikte sırt ağrılarını hafifletmenin 7 yolu

Dizleriniz arasında bir yastıkla uyuyun
Aslında bu sırt ağrısı çeken herkese uygun bir öneridir. Eğer yan yatmayı seviyorsanız, sırt ağrılarını önlemek için dizlerinizin arasına yastık koyabilirsiniz. Sırtınıza yüklenen baskıyı azaltır ve uyumanız için daha rahat bir pozisyon sağlar.

Doğru ayakkabıları giyin
Giydiğiniz ayakkabıların, sırt ağrısına katkısı olabilir. Ayak tabanınızı destekleyen düz ayakkabılar tercih etmelisiniz. Hamilelik boyunca topuklulardan uzak durmak akıllıca bir seçim olacaktır.

Düzgün ve iyi bir duruş için çabalayın
Düzgün bir duruş, hamilelik sırt ağrılarına sahip olsanız da olmasanız da çok şey değiştirir. Çoğumuz doğru bir duruşa sahip değiliz. Omuzlarınız hafifçe arkaya doğru, çeneniz yukarıda ve dik bir sırtla durmalısınız. Aynaya bakarak çalışmanızda bir sakınca yok.

Gebelikte sırt ağrılarını hafifletmenin 7 yolu

Egzersiz yapın
Egzersiz, hamilelik döneminde yaşanacak sırt ağrılarını hafifletmek ya da önlemek için oldukça etkili bir yöntemdir. Farklı şekillerde işe yarar. Birincisi, vücudunuza esneklik katar, özellikle de hamile yogası yaparsanız. Aynı zamanda rahatlamanıza sebep olur. Elbette herhangi bir egzersize başlamadan önce doktorunuza danışmalısınız.

Masaj yaptırın
Masaj sırt ağrılarınız için mükemmel bir çözüm olabilir. Hamile masajında uzmanlaşmış bir masöz bulun ve kendinizi ödüllendirin. Yakında çok yorulacak bir anne adayı olarak, bunu hak ediyorsunuz.

Doktorunuzla konuşun
Eğer önerilerimiz yardımcı olmadıysa, doktorunuzla konuşma zamanı olabilir. Doktorunuz size en uygun ağrı kesici yolları önermek için orada. Üstelik basit ve genel ağrılardan fazlası olup olmadığınızı öğrenmenizde fayda var, değil mi?

Aşırı kilo bebeklerin geç yürümesinin nedeni

Aşırı kilo bebeklerin geç yürümesinin nedeni

Aşırı kilo bebeklerin geç yürümesinin nedeniSürekli aç kaldığını düşünerek düzensiz beslediğiniz bebeğinizin geç yürümesinin sebebinin aşırı kiloları yüzünden bozulan motor sistemi olduğunu biliyor musunuz?

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Yeni Doğan Uzmanı Prof. Dr. İlknur Kılıç, yaptığı açıklamada, sağlıklı bebeklerde yürüme yaşının 12 -18 aylar arasında olduğunu belirterek, “Bazı bebekler, 12. aydan da önce yürüyebilirler. Çocuğun yürüme yaşı zekası ile ilgili değildir. Kaba motor hareketlerde bebeklere göre gelişim farklı olabilir. Akranlarından daha önce desteksiz oturan, emekleyen veya tutunarak ayağa kalkan bebekler genellikle daha önce yürür. Yürüme gecikmiş ise diğer gelişim basamaklarına da bakılmalıdır.

Bebeğin 18. aya kadar 5-10 kelimeyi anlamlı olarak söylemesi, istediğini işaret etmesi, söylenenlerin kendi yaşına uygun olanları anlaması, istediği şeyi parmakla göstermesi de gerekir. Bu basamaklarda sorun varsa mutlaka çocuk nöroloji doktoruna götürülmelidir” dedi.

Aşırı kilo bebeklerin geç yürümesinin nedeni

”Motor hareketlerinde gecikme olur”
Kılıç yürümeyi geciktiren etkenlerin başında bebeklerin aşırı kilolu olmasının bulunduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bebeğin çok hızlı emeklemesi bebeğin yürümeye hevesini azaltır. Yürüme yerine emekleme ile her yere rahatlıkla ulaşabilecektir. Aşırı korumacı anne – baba; bebeğin sürekli kucakta tutulması, üşütür, mikrop kapar veya düşer düşüncesiyle yere bırakmaktan kaçınma. Bebeğin fazla kilolu olması; bebeğin yürümesinde ve emekleme, dönme gibi diğer motor hareketlerin yapılmasında gecikmeye neden olur.

Bebeğin oturduğu yerde sürekli istediklerinin önüne konulması, motivasyon eksikliğine neden olur. Nörolojik sistemi ilgilendiren bu hastalıklar, sıklıkla daha önce bulgu verirler. Bebek 3. ayda başını tutmamışsa, 6 – 7. aylarda dönmeye başlamamışsa, 8. ayda desteksiz oturmamışsa bu aşamalarda araştırılması gerekir.”

Aşırı kilo bebeklerin geç yürümesinin nedeni

Doktor gözetimine girmeli
Kılıç, anne ve babaların bebeklerinden şüphelenmesi durumunda hemen doktora götürmesi gerektiğini ifade ederek, “Bebeğiniz 18 aylık olduğu halde yürümüyorsa, bebeğiniz sadece parmak uçlarında yürüyorsa, bebeğinizin diğer gelişim basamakları ile ilgili bir sorunu varsa, bebeğiniz bir ayak veya bacağı daha fazla kullanıyorsa, vücut hareketlerinde sağ-sol arasında fark varsa mutlaka doktora başvurun.

Tekrar vurgulamak gerekirse yürüyemeyen bir çocukta diğer gelişim evrelerinde bir gerilik yoksa ve doktorun yaptığı fizik muayene ve nörolojik muayenenin normal olması koşuluyla, 18 aya kadar endişelenmeden beklenilebilir. Ancak bebeğinizi takip eden doktorun bir şüphesi varsa veya diğer gelişim evrelerinde de gerilik varsa çok daha erken araştırma yapmak gerekir” diye konuştu.

Aşırı kilo bebeklerin geç yürümesinin nedeni

Bebek yürümeye teşfik edilmeli
Bebeğin yürümesi için yapılması gerekenleri ise Kılıç şöyle sıraladı: “Altta yatan bir sağlık problemi olmadığı durumda anne babalar bebeklerinin yürümeye başlaması için bebek yürüme konusunda teşvik edilmeli, sıralama aşamasına gelinmişse elinden tutularak yürümesi için fırsat yaratılmalıdır.

Ancak daha sıralamayan, ayakta duramayan bebeği yürütmeye çalışmak kalçada hasar oluşturabilir. Tutunduğu eşya sağlamlaştırılmalı ve tutunarak ayağa kalkması engellenmemelidir. Yürüme konusunda direnç gösterdiğinde kızılmamalı ve zorlanmamalıdır.

Aşırı kilo bebeklerin geç yürümesinin nedeni

Gün içerisinde çok fazla oturtulmamalı, evde ve dışarıda yürüme alıştırmaları yapılmalıdır. Ayak ve bacak kaslarının güçlenmesi için ev içerisinde çıplak ayak veya kaydırmaz çorapla dolaşmasına izin verilmelidir. Ayak sağlığı açısından uygun olmayan, dar veya bol, ağır ayakkabılar giydirilmemelidir.

Yürüme girişiminde bulunduğunda bir oyuncak uzatarak ilgisi çekilmeli ve oyuncağa ulaşması sağlanmalıdır. Yürüteç çocuğun bağımsız hareket etme becerisini geciktireceği için kullanılmamalıdır. Bezi ve giysileri yürümesini engelleyecek sıkılıkta olmamalıdır.”

Prematüre bebeklerdeki anomali nasıl anlaşılır

Prematüre bebeklerdeki anomali nasıl anlaşılır

Prematüre bebeklerdeki anomali nasıl anlaşılır32 haftanın altında prematüre doğan bebeklerdeki anomalileri aileler hangi belirtilerden anlayabilir ve hangi durumlarda çocuk nöroloğuna başvurulmalıdır?

Tv 360′ta yayınlanan ‘Dr. Aytuğ ile Sağlıklı Yaşam’ programına konuk olan Fizyoterapist Buse Yeşil, prematüre bebekler hakkında bilgi verdi.

Buse Yeşil, “Riskli bebekler dediğimiz, aslında bizim için 32 haftanın altında prematüre doğmuş olan, düşük doğum ağırlığı olan ve herhangi bir sebeple gelişimi geri kalmış olan bebeklerden bahsediyoruz” dedi.

Erken tanı erken müdahale
Yeşil, bu bebeklerde mümkün olduğu kadar erken tanının, erken müdahale hakkı tanıdığını ve erken rehabilitasyona başlanmasına yardımcı olduğunu belirtti.

Dr. Aytuğ’un “Erken doğan bir bebek (32 haftada) başka bir problemi olmasa da onlara yardımcı oluyor musunuz?” sorusuna Buse Yeşil şöyle cevap verdi: “Evet. Çünkü motor gelişim geriliğinin görülmesi çok daha yüksek oluyor. Kaslarını biraz daha zayıf buluyoruz. Solunum, eklemler ya da bağlar açısından sıkıntıda oluyorlar. Bunların hepsini desteklememiz lazım.”

Prematüre bebeklerde anomali riskleri nasıl fark edilir
Buse Yeşil, bebeğin herhangi bir yerinde anormal sertlikler, yaklaşık 2 yaşına kadar çocuklarda dominant taraf (sağ kullanım ya da solak olma durumu) yoktur, bu yüzden bebeğin bir elini kendine doğru çekme durumu, oyuncağıyla sürekli tek eliyle oynuyor olması, biberonu tek eliyle tutuyor olması veya eli yerine koluyla tutuyor olması gibi durumların ailelerin fark edebileceği belirtiler arasında olduğunu belirtti.

Erken doğan bebeklerde zeka geriliği görülür mü? Hangi durumlarda çocuk nöroloğuna başvurulmalı? Prematüre bebeklerle ilgili ailelerin dikkat etmesi gereken konular neler? Fizyoterapist Buse Yeşil, ayrıntılı bir şekilde anlattı.

Doğum sonrası kilo verilememesindeki 5 neden

Doğum sonrası kilo verilememesindeki 5 neden

Doğum sonrası kilo verilememesindeki 5 neden”Doğumumdan bu yana onca zaman geçti, her ne yaparsam yapayım kilo veremiyorum” diyorsanız, bu 5 hatadan birini yapıyor olabilirsiniz.

Anne olmak dünyanın en paha biçilmez duygularından biridir. Aylarca bir canı taşımak, kendi canından bir can yaratmak her kadın için tarif edilemez bir duygudur. Herkesin bildiği üzere doğum yapabilmeleri için kadınların vücudunda bir takım fiziksel değişimler olması gerekmektedir. Örneğin karın boşluğunda alan yaratmak (yani karnını genişletmek) için kilo almalıdır.

Ancak hepimiz biliyoruz ki birçok kadın bu durumu suistimal etmekte, ”aşerme” bahaneleriyle hamilelikten önce kilo almamak için yiyemediklerini tüketmektedir. Haliyle bu durum aşırı kilo alımına neden olmaktadır. Bu durumun zorunlu bir getirisi olarakta doğum sonrası kilo verme serüveni başlamaktadır. Siz de hamilelikte sağlıksız kilo alanlardansanız ve doğumdan sonra bir türlü zayıflayamıyorsanız, bu 5 hatayı yapıyor olabilirsiniz.

İşte o 5 hata…

Doğum sonrası kilo verilememesindeki 5 neden

Beklentilerinizi düşürün
Hamilelik döneminde aldığınız kiloları vermemenizin sebeplerinden birisi beklentilerinizi çok yüksek tutmanız olabilir. Her şeyin bir günde değişmesini bekleyemezsiniz. Unutmayın ki o kiloya gelmeniz aylar sürdü, vermeniz de biraz zaman alacak elbette.

Kalori alımınızı azaltın
Hamile kalmadan önceki kalori limitinize geri dönmeyi unutmuş olabilir misiniz? Eğer dikkatsizseniz, bu mümkün. Beslenmenizde yeniden bir düzenleme yapmanız gerekmekte ama elbette hala emzirdiğinizi ve bunun için yeterli beslenmeniz gerektiğini de göz önünde bulundurmalısınız. Doktorunuzdan yardım isteyebilirsiniz.

Sudan vazgeçmeyin
Bazen tükettiğiniz içecekler, kilo vermek için harcadığınız eforu sabote eder. Eğer dikkatli olmazsanız, içeceklerden tonlarca kalori alırsınız. Meyveli sodalar, meyve suları, kremalı ve sütlü kahveler oldukça bol kalori içerir. Kilonuzda büyük bir değişiklik görmediğiniz sürece suya bağlı kalın; üstelik sağlığınız için de en iyisi sudur.

Doğum sonrası kilo verilememesindeki 5 neden

Hayatınıza hareket katın
Bebeğiniz yeni doğduğunda egzersiz yapmak zordur. Ama onu arabasına koyup yürüyüşlere çıkmanızda hiçbir sakınca yok, üstelik açık hava ikinize de iyi gelecektir. Ya da belki çocuğunuz gün içinde uyukladığında bazı yoga, pilates hareketlerine yönelebilirsiniz.

Doktorunuza danışın
Eğer yukarıdakilerden hiçbirinin sizin için geçerli olmadığını düşünüyorsanız, doktorunuzdan bir randevu almak isteyebilirsiniz. Ona içinde bulunduğunuz durumu anlatmalı, gerekli tetkikleri yapmasını sağlamalı ve önce sorunu sonra da çözümünü beraber belirlemelisiniz.