Kategori arşivi: Çocuğum

Anne ve çocuk hakkında detaylı bakım bilgilerine ulaşabileceğiniz en iyi annelerin göz bebeği çocuklarına doğumdan başlayarak emeklemesinden yürümesine kadar herşey ile ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer çocuğunuz sizin için önemliyse buradaki bilgiler siz annelerin yardımcısı olacaktır. Anne ve çocuk da hamilelik, bebek bakımı, çocuk bakımı, çocuk hastalıkları ve çocuğun gelişimi ile ilgili tüm yararlı bilgileri bulabilirsiniz.

Çocuğun Oyun Dönemi

Çocuğun Oyun Dönemi

Anne baba çocuğu ile geçireceği her anı kaliteli zamana çevirebilir. Günlük işlerin yanı sıra ailece planlanan oyun akşamları çocuğun sosyal, duygusal ve bilişsel becerilerinin gelişimini desteklediği gibi, aynı zamanda aile içi iletişimi de güçlendirir. Beraber sofrayı kurmak, kıyafetleri dolaba yerleştirmek, alışveriş yapmak, hikaye okuyup onun üzerine konuşmak gibi etkinliklerle zamanı eğlenceli hale getirebilirler. Bu nedenle çocukla yapılacak etkinlik ya da oyunların faydalı olabilmesi için çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun etkinlik ve oyunların seçilmesi önemlidir.

Çocuğun Oyun Dönemi

Çocuğun Oyun Dönemi

Çocuğun Oyun Dönemi

Çocuğun 0-2 Yaş Dönemi

Çocuğun 0-2 yaş arası dönemi, çocuklar için güven ve bağlanma duygularının geliştiği, hareketlerini kontrol edebildiği ve amaca yönelik istemli eylemler sergileyebildiği bir dönemdir. Bu dönemde çocuğun sözel ve bedensel gelişimi hızlıdır.

0-2 yaş arası çocuklarla oyun oynarken ebeveynin başka bir işle ilgilenmesi ya da oyunu yarıda bırakıp ayrılması, çocuğun ebeveyni ile kurduğu güven ilişkisini zedeleyebilir. Bu dönem çocuklarının güven duygusunu arttırmak için, oyunlar sırasında çocuklara başardıklarını fark ettirmek ve olumlu geri bildirimde bulunmak önemlidir.
1 yaşından sonra çocuk, aile içi konuşmalara kendi seslenmeleri ile dahil olmaya başlar. Bu dönemde gücünü kullanabileceği oyuncakları tercih eder. Merak içinde etrafı keşfetmek ve fiziksel becerilerini pekiştirmek ister. Oyunlarında tekrarlardan hoşlanır, genellikle yeni edindiği becerilerini pekiştirirler. Genelde oyuncaklarını; atma, ses çıkarma, vurma gibi işlevler için kullanır. Çocuğun dil gelişimine katkı sağlamak için onunla konuşmanın ağırlıkta olduğu etkinlikler yapılmalıdır.

Çocukla sevdiği bir müzik parçasını açarak birlikte dans etme, plastik geometrik şekilleri kutuya atma, yerden karşılıklı top yuvarlama, ellerle çocuğun yüzü kapatılıp sonrada eller açılarak ceee diye seslenme veya su, kum ve iç içe geçen kaplarla oyunlar oynama gibi etkinlikler tercih edilebilir.. Az sayfalı, büyük resimli hikâye kitaplarını birer cümle ile çocuğa anlatılabilir. Hayvan resimleri gösterilerek hayvanların çıkardıkları sesler taklit edilebilir. Çocuğun bir oyuncağını örtü altına saklayıp, nerde olduğunu sorularak, biraz bekledikten sonra örtüyü açabilirsiniz.

Çocuğun Oyun Dönemi

Çocuğun Oyun Dönemi

Çocuğun 3-4 Yaş Dönemi

Çocuğun 3 yaş döneminde çocuk özerkliğini ilan etmeye çalışır. Bireyselleşmenin ilk adımları atılır. Çocuk kendi kararlarını vermek ister. Oyunlarda çocukların cesaretlendirilmesi, inisiyatif almalarına imkan verilmesi ve kendilerini kontrol etmelerinin desteklenmesi, çocuğun kendine güven duymasına katkı sağlar.
3 yaş ve sonrasında, çocuğun zihinsel gelişimini destekleyecek, tek başına da oynayabileceği oyunlar seçilebilir. Hamurla, kumla, legolarla oynamak ve boyalarla resim yapmak çocuğun hayal gücünü geliştirir. Bu yaş gurubunda; ince ve kaba motor becerilerini geliştirebilecek atma ve tutma ile ilgili oyunlar oynanabilir.
Bir sepete kısa mesafeden top atma, kendisine atılan topu tutma, saklanan bir oyuncağı arayıp bulma, oyun hamurundan şekiller yapma, büyük bir kâğıda parmak boya yapma, tahta bloklarla kule yapma, basit yap-bozlar yapma, balon yakalamaca gibi etkinlikler yapılabilir, oyunlar oynanabilir. Çocuğun yaşına uygun şarkı ve tekerlemeleri söylenebilir.

Çocuğun 4 yaş döneminde çocukların yaratıcılıkları yüksektir ve üretkenliklerini geliştirecek etkinliklerden hoşlanırlar. Arkadaşları ile oyun kurar ve sürdürürler. Oyunları sırasında daha paylaşımcıdırlar. Çocukların kas becerileri ve hayal dünyaları gelişmekte olup bu alanlara uygun etkinlikler yapmaktan keyif alırlar. Bir şeyler üretmek isterler. Birlikte resim yapma,, kesme yapıştırma, resimli hikayeleri yorumlama gibi etkinlikler yapılabilir.

Çocuğun 5-6 Yaş Dönemi

Bu dönem çocuğun anne babasıyla özdeşim kurduğu ve onları rol model alarak, taklit ettiği ve öğrenmenin hızlı olduğu bir dönemdir. Kız çocuğu anneyle, erkek çocuğu baba ile beraber faaliyette bulunmayı sever. Kendisine ve çevresine dair ilgisi ve bilgisi artar. Sorumluluk bilinci oluşur. Oyunlarında kendisine ve çevresine dair düşüncelerini yansıtır. Zaman zaman daha küçük yaşlarda oynadıkları oyunları da oynamaktan keyif alırlar. Çocuklara bu yaşlarda sosyal ortamlarda akranları ile oyun oynaması için fırsat verilmelidir. Bu açıdan okul öncesi eğitim almaları gelişimleri için oldukça önemlidir. İşbirliğine dayanan oyunlar oynamaya başlarlar. Bu dönemde amaç; beraberce belirli bir sonucu başarmaktır. Bu dönemde çocuklar arasında gerçek bir sosyal dayanışma vardır ve hedeflerine ulaşmak için beraber hareket ederler.

Renk, sayı kavramını içeren oyunları, bir kavanozdan diğer kavanoza boncukları tek tek atma, Lego ve bloklar ile ev ve bina yapma, bir modele bakarak şeklin benzerini yapma/çizme/boyama etkinlikleri yapılabilir. Bu yaş grubunda 3-4 yaştaki oyunları geliştirerek devam edilebilir.

Murat ATİLA
Klinik Psikolog/Aile Danışmanı

Çocukla Oyunun Önemi

Çocukla Oyunun Önemi

Çocukla oyun, önemli bir eğitim aracıdır. Çocukların gelişimine ve kişiliklerini oluşturmalarına yardımcı olan bu oyun sürecinde anne babaya çok iş düşmektedir. Çünkü çocuklar gözlemleyerek ve örnek alarak öğrenirler. Bu nedenle ebeveynler çocuklarına iyi örnek olabilmek ve onlara bir şeyler öğretmek için onlarla birlikte oyun oynamak zorundadırlar.

Çocukla Oyunun Önemi

Çocukla Oyunun Önemi

Çocuklar anne babalarıyla oyun oynarken, ebeveynlerin de oyunun kurallarına nasıl uyduklarını, öfke ile nasıl baş ettiklerini, kazanmak için neler yaptıklarını, oyunda başarılı olmak için birlikte nasıl çalıştıklarını deneyimler ve gözlemlerler. Birlikte oynarken çocuklarla ebeveynler aynı eşyalarla ilgilenir, birlikte konuşup güler ve kendilerini rahat hissederler. Ebeveynler birlikte oynarken çocuklarının güçlü yanlarını ve yeteneklerini keşfedebilirler. Kişiliğini farklı durumlarda yaşayıp çocuğun gelişiminde ona daha da iyi eşlik edebilirler.

Çocukla Oyunun Önemi

Çocukla Oyunun Önemi

Oyunun çocuğun gelişimine bu denli faydaları olmasına rağmen, çocukların oyun oynamaları veya oyun oynamak istemeleri karşısında anne baba olumsuz tavır takınılabilmektedir. Bu tutumun altında ise ailenin oyunu gereksiz ve boş bir uğraş olarak görmesi yatmaktadır. Bu anlayış nedeniyle çocukların oyun alanları gün geçtikçe daralmaktadır. Sokak araları arabaların, boş araziler ise inşaat malzemelerinin işgali altındadır.
Çocukların çoğu eve hapsolmuş ve televizyon, bilgisayar gibi teknolojik aletlerin esiri haline gelmişlerdir. Çocukları bu esaretten kurtarmak ve onlarla ev ortamında oyunlar oynamak ve etkinlikler yapmak ailenin çocuğuna yapabileceği en büyük iyiliktir. Anne baba çocukları ile oyun oynamayı bir angarya, boş bir uğraş olarak görmek yerine çocuğunun gelişimine katkı sağlayan bir eğitim aracı olarak görmelidir. Unutulmalıdır ki geçen zaman geri gelmemektedir, anne babalar o tatlı ve güzel çocukları ile geçen her anın değerini bilmeli ve iyi değerlendirmelidirler.

Çocukla Oyunun Önemi

Çocukla Oyunun Önemi

Çocukla oyunun önemi, çocukla oynarken anne babalar şunlara dikkat etmelidirler: Çocuklarını iyi gözlemlemeli ve neleri yapıp, neleri yapamadıklarını bilmelidirler. Çocuklar oyun sırasında yapmakta güçlük çektikleri bir şey için zorlamamalıdırlar. Çocuklarla birlikte eğlenmeye ve keyif almaya, çocukların seviyesine inmeye özen gösterilmelidir. Anne babalar oyunlarda aşırı hırslı olup sürekli kazanma davranışı içine girmemelidirler. Yada sürekli çocuğun kazanmasına izin vermemelidirler. Çocukların kaybetmeyi ve bununla başa çıkabilmeyi öğrenmeleri için bazen anne babanın yada diğer aile bireylerinin de oyunu kazanması gerekir. Oyunları oynamadaki amacın çocukların gelişimine destek olmak ve ailece güzel vakit geçirmek olduğu göz ardı edilmemelidir.

Murat ATİLA
Klinik Psikolog/Aile Danışmanı

Mutlu Çocuk Ve Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek

Mutlu Çocuk Ve Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek

        Mutlu çocuk ve sağlıklı çocuk yetiştirmek ancak huzurlu bir aile ortamı içerisinde yetişeceğini göz önüne alırsak önce huzurlu bir yuva nasıl kurulur, bunun üzerinde durmakta fayda vardır. Bunun için, evlenmeye karar veren çiftin öncelikle kendilerinden ve karşı cinsten beklentilerinin ne olduğunun tam anlamıyla farkında olmaları evlilik müessesesinin maddi ve manevi her çeşit sorumluluğunu taşımaya hazır olmaları gerekir. Birbirlerini çok iyi tanıyıp şartsız kabul etmeleri birbirlerine karşı sevgi ve saygı duymaları esastır.

Mutlu Çocuk Ve Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek

Mutlu Çocuk Ve Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek

Evlilik süresince saygı ve sevginin devam, eşlerin birbirlerine karşı olan sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeleri büyük önem taşır. Çiftin evle ilgili olarak yürütülmesi gerekli olan iş yükünü eşit olarak paylaşmaları aile ortamı içerisindeki iletişimi olumlu yönde besler. Çocuk sahibi olmak sorumlulukları dahada arttıracağı için çiftin evililik süresince önce bu yukarıda belirtilen hususları yerine getirip getirmediklerini iyice gözden geçirdikten sonra çocuk sahibi olmaya karar vermeleri çok yararlı olacaktır.

        Huzurlu ve mutlu bir evlilikte çiftin her ikisinin de isteği doğrultusunda çocuk sahibi olmak, mutlu ve huzurlu evlat yetiştirmenin en temel unsurudur. Ardından gelmesi gereken ikinci temel özellik, annenin rahat bir gebelik süreci geçirmesinin temelidir. Bilimsel verilere göre annenin stresi veya mutluluğu hamileliğin daha ilk günlerden itibaren bebeği etkilenmektedir. Bu dönemde aile içinde yaşanacak olan her çeşit sıkıntı annenin ruh sağlığını ve dolayısıyla bebeği olumsuz yönde etkiler. Tersi de geçerlidir.

Mutlu Çocuk Ve Sağlıklı Çocuk Yetiştiren Aileler

Mutlu Çocuk Ve Sağlıklı Çocuk Yetiştiren Aileler

        Annenin bu dönemde huzurlu olması, eşiyle mutlu olması rahatlatıcı aktivitelerde bulunması bebeği daha anne karnındayken huzurlu kılar. Sorunsuz bir doğumdan sonra, en kısa zamanda bebeğin anne ve babasıyla temas kurması çok önem taşır. Annenin çocuğu hemen emzirmesi hem bebeğin bağışıklık sisteminin gelişmesi hemde anne çocuk ilişkisinin biran evvel kurulması açısından çok önemlidir. Anne ve babanın eşit bir rol dağılımıyla bebeğin temel bakım ihtiyaçlarını (beslenme, uyku,barınma, sağlık, eğitim, duygusal, ihtiyaçlar) eksiksiz karşılamaları ona şevkat ve saygı göstermeleri sattır.

      “Aynalama tekniği ” ile göz ilişkisi kurarak bebeğin onların sevecen ve destekleyici güven verici mimiklerini algılamasını sağlamaları, onunla konuşmaları annenin de babanın da aile ortamı içerisinde huzurlu olmaları sorumluluğun kazandırılmasında okul kadar aileninde büyük katkısı olmakla birlikte çocuğun yarış atı gibi görülmemesi lise ve üniversiteye giriş sınavlarının hayatın tek amacıymış gibi yansıtılmaması çok büyük önem taşır. sosyal klüplerin spor sanat ve müzik faaliyetlerinin sosyal ilişkilerinin de en az akademik başarı kadar önemli olduğu aile içinde mutlaka vurgulanmalıdır.

Mutlu Çocuk Ve Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek

Mutlu Çocuk Ve Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek

      Çocuğun yeteneklerini ortaya çıkartmak için çok küçük yaşlardan itibaren spor, müzik ve sanat alanında önünü açarak faliyetlere yer verilmesi yeteneğinin ve ilgisinin olduğu alanların desteklenmesi ancak bu konuda asla zorlanmaması uygundur. Ebevynlerin lise ve üniversite tercihlerinde çocuğu gerçek kapasite ve ilgisine uygun düşecek şekilde teşvik etmeleri gereklidir. Meslek hayatına onların mutluluğunun ön planda olduğunun her zaman akılda tutulması gerekmektedir.

   Ergenlik dönemindeki gençlere tatlı sert ve sevecen bir otariteye yaklaşılması en doğru olanıdır. Bu yaşlardaki gençlere direktif yaklaşmaktan ziyade onları ikna edecek şekilde yaklaşmak çok daha etkilidir. Bu yaşlardaki gençlerde sigara alkol veya uyuşturucu madde suistimaline karşı tedbirli olunmalı onlarla kurulan duygusal iletişim asla ihmal edilmemelidir. Karşı cinsle ilgili arkadaşlıkları konusunda gençler ebeveynleriyle konuşabilmeli uygun olan yönlendirmeyi onlardan alabilmelidirler.

Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog – Aile Danışmanı

Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog – Aile Danışmanı

 
    Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog – Aile Danışmanı
   Kristal Çocuk Anne- Baba Akademisi Eğitmeni
Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı

     Çocuklarda tırnak yemek çoğunlukla 3-4 yaşlarından önce başlamaz. (Çok ender olarak 5 aylık gibi erken bir dönemde görülebilinir.) Çocukların %33 ‘ünde tırnak yeme davranışı görülür. Bu oran erken ergenlik çağına kadar sürer. Ergenlik çağında tırnak yiyen çocukların sayısı %40-45′e yükselir. Yani ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Bunun nedeni olarak gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilir.

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı Nedenleri

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı Nedenleri

    Ayrıca tırnak yiyen çocuklar ın ailelerinin çoğunda tırnak yiyenlere rastlanmaktadır. Bunun içinde tırnak yemenin bir taklit olduğu ve büyükleri taklit etmek suretiyle öğrenildiği ileri sürülmektedir. Ergenlik çağında sosyal onay görenlerin çoğu bu alışkanlığı terk etmektedir.

   Gergin ve kolayca heyecanlanan çocuklarda sık görülür. Çocuğun baskı altında yetiştirilmesi tırnak yeme alışkanlığı vazgeçirmek için uygulanan sert tedbirler, çocuğun kapasitesinden fazla ders, iş ve görev ile yükümlü ve sorumlu tutulması. Ergenlik çağındaki gençlerin arkadaşları ve başkaları yanında davranışları bakımından tenkit edilmesi başkalarına örnek gösterilmesi ve sık sık eleştirilmesi. Mide ve bağırsak bozukluklarından doğan sıkıntılar nedenler arasında sayılabilir.

    Alışkanlık daha çok baskı altına alınmış heyecanların ilgilendiği durumlarda olup çocuk bunun arzu edilmeyen bir davranış ve alışkanlık olduğunu anlayınca kökleşmekte olduğu görülmektedir.

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı Nasıl Giderilir

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı Nasıl Giderilir

    Çocuk tırnak yeme alışkanlığı bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aşırı baskıcı ve otoriter bir eğitimin uygulanması, çocuğum sürekli azarlanarak eleştirilmesi, kıskançlık yeterli ilgi ve sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik başlıca nedenlerdir. Anne babanın yaşantısı da önemli bir sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik baslıca nedenlerdir. Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba geçimsizlikleri anne babanın sık sık kavga etmesi ailedeki sorunlar çocuklarda etkendir.

   Anne baba geçimsizlikleri anne babanın sık sık kavga etmesi ailedeki sorunlar çocuklar da tırnak yeme gibi davranışlara neden olur. Bunun yanı sıra anne babanın aşırı kaygılı olması çocuğu aşırı derecede koruyup kollaması ayrıca anne babanın çocuklar arasında ayırım yapması çocuklar arasında kıskançlığa yol açar. Bu da dolaylı şekilde kendini tırnak yeme olarak gösterir.

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı

Çocuğu Tırnak Yeme Alışkanlığından Kurtulmanın Yolları

3 – 4 yaşına kadar görmezlikten gelin görmezden gelerek çocuğu alışkanlığında vazgeçirebilirsiniz.

Çocuğunuza gerekli sevgi ve şevkati gösterin. Çocuğunuzun hangi durumlarda tırnak yediğini belirleyin. Bu davranışı sürdürmek için alternatifler üretin.

Çocuğunuza ellerini meşgul edecek uğraşlar verin. Sık sık ” tırnağını yeme, çek elini” şeklinde yapılan ikazlar onu tedirgin eder. çocuğun ilgisini çeken özellikle elleriyle uğraşacağı bir etkinliğe yöneltmek gerekir.

Çocuğunuzun tırnaklarını düzgün kesin, törpüleyin, kremleyin, el bakım seansları düzenleyin (özellikle kız çocukları için çocuğun gururunu okşayan, tırnak yemenin onu nedenli çirkin yapabileceği yenmemiş tırnağın güzel olduğu fazla üzerinde durmadan telaşsız biçimde anlatılmalıdır.)

Çocuğunuza karşı baskıcı ve eleştirel yaklaşmayın. Çocuğunuzu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemler uygulamayın. Çünkü çocuğu azarlamak , korkutmak ve ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemler kimi zaman daha ağır duygusal problemlerin çıkmasına neden olabilir.

Çocuğunuzun kendisine olan güvenini pekiştirin. Başarılı olduğu alanlara dikkatini çekin.

Çocuğunuzu korku, kaygı yaratacak durumlardan uzak tutun.

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı İçin Çözümler

Çocuk Tırnak Yeme Alışkanlığı İçin Çözümler

Son söz ve bir önlem olarak tırnak yemenin ve ısırmanın çok kötü bir alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri çocuklara anlatılmalıdır. Çocuk buna inandırıldığı zaman bu alışkanlıktan vazgeçmek için çaba gösterecektir. Çünkü Dış etkenler çocuğun bu alışkanlıktan vazgeçmesine fazla etkili olmamakla bazı hallerde alışkanlığın kökleşmesine ve başkalarını kızdırmak ve huzursuz etmek için bir araç olarak kullanılmasına neden olmaktadır. 

Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog – Aile Danışmanı

Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog – Aile Danışmanı


Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog – Aile Danışmanı
Kristal Çocuk Anne- Baba Akademisi Eğitmeni
Çocuk Tuvalet Eğitimi

Çocuk Tuvalet Eğitimi

Çocuk Tuvalet Eğitimi

Ne zaman Tuvalet Eğitimi ‘ne başlamalıyım?

1- Çocuk yürüyebiliyorsa.

2- Basit emirleri yerine getirebiliyorsa.

3- Kendi kendine basit giysileri çıkarabiliyorsa.

4- İsteklerini kelimelerle konuşarak anlatabiliyorsa.

5- Genellikle gün içinde 2 -3 saat kuru kalabiliyorsa.

Bunlar oluyorsa çocuk tuvalet eğitimine hazır olduğu düşünülebilir.

Nasıl Tuvalet eğitimi verilir?

Nasıl Tuvalet eğitimi verilir?

Çocuk hasta ise, kabızlık problemi varsa, yaşamında önemli bir değişiklik varsa (Yeni Bakıcı, yeni Kardeş, taşınma, Ölüm vb)anne kendisini gergin sinirli hissediyorsa, yeterli zaman ayıramayacağını düşünüyorsa tuvalet eğitimine başlamak için uygun zaman beklenmelidir.

Çocuğunuz dan tuvalet eğitimi ne hazır olduğuna dair sinyaller alana dek geriden izleyin.

Çocuklarım küçükken, kimseye ” Hangi yaşta Tuvalet Eğitimine başlamalıyım? ” diye sormadım. Çocuklarımı izledim. Zamanının geldiğini hissetmem gerekiyordu. Çocuğunuzu iyi izlerseniz bunu anlarsınız. Bazı Çocuklar hareketsiz otururlar. Ikındıklarını yüzlerinin kızarmasından anlarsınız. Veya alt bezlerini işaret edebilirler. Çocuğunuzun işaretlerine bakın. Yirmi bir aylık çocukların çoğu bedensel işlevlerinin farkına varırlar.

Çocuk Tuvalet Eğitimi Baba - Çocuk İlişkisi

Çocuk Tuvalet Eğitimi Baba – Çocuk İlişkisi

Çocuğa Tuvalet Alışkanlığı Kazandırırken Anne – Babanın Yapabilecekleri

Tuvalet alışkanlığı kazandırılmaya başlanmadan önce, anne – baba ‘nın bir planı olmalıdır. Eğitime ne zaman, nasıl başlayacağı, ne gibi malzemelerin gerekli olduğu vb. konular önceden belirlenmelidir.

Tuvalet alışkanlığı kazandırmak ilgi ve zaman gerektirdiği için, anne ve babanın sabırlı olmaları çok önemlidir.

Her çocuk tuvalet eğitimi süresince ara sıra altına kaçırabilir. Bu durumda çocuğa kızmamalı, ayıplamamalı, cezalandırılmamalıdır. Kaslarını kullanmayı öğrenirken kaçırmalar olağandır ve biraz zaman alabilir.

Çocuk Tuvalet Eğitimi nasıl verilir?

Çocuk Tuvalet Eğitimi nasıl verilir?

Tuvalet eğitiminin her aşamasında çocukla konuşularak, çocuğu cesaretlendirmek gerekir.

Tuvalet Eğitiminin her olumlu aşamasında çocuk övülmeli ve takdir edilmelidir.

Tuvalet eğitiminde geri dönüşler olabilir. Anne – baba başarısız tuvalet eğitimini otoritelerine direkt bir saldırı olarak yorumlamamalıdırlar.

Çocuk tuvaletini yaptığında kakasından ve çişinden nefret etmesine neden olabilicek (ay ne pis koktu vb.) sözler söylenmemelidir.

  Çocuk tuvalet eğitimindeki başarısı veya başarısızlığı hiçbir zaman çocuğun zekasıyla eşdeğer tutulmamalıdır.

Çocuk Tuvalet Eğitiminde anne - çocuk

Çocuk Tuvalet Eğitiminde anne – çocuk

Tuvalet Eğitim Süreci

Başlangıçta çocuğun anne – baba ile birlikte tuvalette bulunmasına, sifonu çekerek oynamasına izin verilmelidir.

Oyun oynadığı alana oturak konularak incelemesine ve oturağın kendisine ait olduğunu anlamasına yardım edilmelidir.

Çocuğun günde bir kez giyinik olarak oturağa oturması sağlanmalıdır.

Daha sonra çocuğun giysilerini çıkararak oturağa oturtulması sağlanmalıdır. Bu aşamalarda korkuları varsa oturağa oturmak istemiyorsa, kesinlikle zorlanmamalı, hazır olduğu zaman oturması beklenmelidir.

Bu dönemde çocuğa bol, kolay çıkartılabilen giysiler giydirilmelidir.

Çocuğa kakasının ve çişinin nereye gideceği anlatılmalıdır. Bezine kaka yaptığı zaman, oturağa oturtularak bezi çocuğun gözü önünde oturağa boşaltılmalıdır. Bu durum çocuğun oturma ve kaka yapma arasındaki ilişkiyi anlamasına yardım eder. Oturağı tuvalete sonra sifonu çocuk çektirilip “güle güle” gibi kelimelerle kakasının gidişini görmesi sağlanmalıdır. Korkuyorsa kesinlikle zorlanmamalıdır.

Çocuk Tuvalet Eğitimi

Çocuk Tuvalet Eğitimi

Çocuk oturaktayken anne – baba çocuğu yanlız bırakmamalıdır. Çocuğun hoşuna giden masallar anlatıp, kitap okunarak çocuğun kaygıları azaltılmaya çalışılmalıdır.

Çocuk, çişi geldiğinde oturağı kullanması konusunda cesaretlendirilmelidir.

Çocuk, düzenli olarak yatağa girmeden önce tuvalete götürülmeli ve oturak yatağın yanına – yakınına konularak çocuğun oturağa kolay ulaşması sağlanmalıdır.

Çocuğa sık sık tuvaleti olup olmadığını sormak yerine, belli aralıklarla tuvalete birlikte giderek kontrol etmek daha uygun olacaktır. Kakası için, her yemek öğününden sonra tuvalete oturtmak eğitimi kolaylaştırır. Ancak oturma süreleri uzun olursa, çocukla inatlaşma artar ve eğitim gecikir.

Tuvalet eğitimi sürecinde geri dönüşler yaşanabilir. Geri dönüşlerde eğitime bir süre ara verilmelidir. Başarısızlık hissine kapılıp panik olunmamalıdır.

Çocuk Tuvalet Eğitiminde çocuklar

Çocuk Tuvalet Eğitiminde çocuklar

Tuvalet eğitiminde çizelge işe yarayan bir unsurdur. Çizelge ile çocuğun çişinin hangi saat aralıklarında ve kakasının hangi saat aralığında geldiğini bilirsek tuvalete o saat dilimlerinde götürürüz çocukta tuvalete oturmaktan sıkılmaz.

 
Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog –  Aile Danışmanı

Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog – Aile Danışmanı

 Neslihan Demirci/ Uzman Psikolog – Aile Danışmanı

Kristal Çocuk Anne- Baba Akademisi Eğitmeni 

 

Çocuk Davranışları

Çocuk Davranışları

Çocuğa ceza mı kural mı?

Bana göre ceza en sevdiğim varlığıma çocuğuma onu eğitmem için vermem gereken eziyet, neden çünkü benim dediklerimi yapsın diye…

Çocuk Davranışları

Çocuk Davranışları

Çocuk davranışları beğenmediğimiz, onaylamadığımız davranışlarının önüne geçmek bu davranışlarını bir daha yapmasını istediğimiz yeni davranışları gelişsin diye ceza verme, eleştirmek, kızmak, bağırmak, vurmak, mahrum etmek şeklindeki yanlış davranışlar o an için işe yarayabilir.  Fakat cezalar kısa vadeli geçici ve öğretici değildir. Ceza o an için çocuğunuz korktuğu için yapmayacaktır. Ama o davranışın yapılmaması gerektiğini asla anlamayacaktır. Ceza ile mutlu, sevgi dolu, yaratıcı düşünmeyi bilen bireyler yetiştiremeyiz.

Çocuk Davranışları

Çocuk Davranışları

Bir çocuk sırf ders çalışmadığı için cezalandırmak eleştirmek, bilgisayarı oyunları yasaklamak onu ders çalışmaya itmez. Ders çalışmadığı için aldığı notlar zaten yanlış yaptığını göstermektedir. Önemli olan uzlaşmak ve çocukla birlikte çözüm yolu bulmak. Ders yapmak istemeyen genelde çocuklar bilmedikleri için yapmazlar. O nedenle öğretir ve yapabileceğini gösterirsek daha olumlu bir davranış kazandırırız.

Kısacacı ceza konusunda ben yokum! Disiplinin başka farklı yolları da var.

Çocuk davranışları için mesela kurallar

Kuralları denediniz mi evinizin bir kuralı var mı?

Kurallarınız var peki neden kural olduğunu tek tek anlattınız mı?

Kontrolden çıkmış bir çocuk o an vereceğiniz cezayı düşünür ve sakinleşir mi

daha çok öfkelenir ve inatlaşır mı?

Evet, çocukların kurallara uyması zaman alır kararlılık gerekir kurallara teşvik

etmeniz gerekir.

 

Çocuk Davranışları İçin Kurallar

Kaçta yatıp kalkacağı, yatağını toplaması diş fırçalaması gibi kurallar dışında

Ne olursa olsun doğruyu söyle

Herkese nazik ve kibar davranmak.

Kullandığı eşyaları işi bitince aldığı yere koyma

Bir şeyi dökersen ve dağıtırsan kendin temizler ve düzenlersin vb. temel kurallar

olmalı

Kuraların uygulanabilir ve az sayıda olması kuralları uygulamamızı kolaylaştırır.

Peki, kurallar çiğnenirse

Çocuğunuz yediği şeyleri yere atıyor. Yediği şeyleri yere atmaması konusunda

kibar kesin net bir dille söyleyip kuralı hatırlatıp kuralın neden var olduğunu

açıklayın.

Her şeyden daha kıymetli olan iyi insanlar yetiştirmek

Ebeveyn ve Eğitim Koçu

Asuman Korugan

Çocukların kullandığı bu bilekliklerde kanser riski

Çocukların kullandığı bu bilekliklerde kanser riski

Çocukların kullandığı bu bilekliklerde kanser riskiYapılan denetim sonucunda, çocukların bileklik olarak kullandıkları renkli lastiklerdeki 554 ürünün 20′sinde kansere yol açan ‘fitalat’ maddesi tespit edildi.

AA’nın haberine göre, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, çocukların bileklik yapmak için kullandıkları renkli lastiklere yönelik denetleme yaptı. Bu denetim sonucunda 554 ürünün 20′sinde kansere yol açan ‘fitalat’ maddesi tespit edildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; son zamanlarda basında sıkça yer alan, çocukların bileklik yapmak için kullandıkları renkli lastiklerin kanserojen madde içerdiği yönündeki haberler ihbar kabul edildi.

20 üründe fitalat maddesi tespit edildi
İstanbul İl Müdürlüğü ekipleri ilk aşamada 5 ayrı firmanın 554 ürününü denetledi. Numune alınarak teste gönderilen ürünlere, fitalat ve ağır metal testleri uygulanması sonucunda, 20 üründe fitalat maddesi tespit edildi.

Açıklamada, sağlığa zararlı fitalat tespit edilen ürünlerle ilgili gerekli idari işlemlerin yapılacağı ve söz konusu ürünlere ilişkin denetimlere ilerleyen günlerde de devam edileceği kaydedildi.

Çocukların kullandığı bu bilekliklerde kanser riski

Tedbiri elden bırakmayın
Siz tedbiri elden bırakmayın, çocuklarınızı bu bilekliklerden uzak tutun.

okul çağındaki çocuk ile iletişim

Okul Çağı Çocuğu İle İletişim

Ebeveynler genellikle doğru iletişimi sağlayamama ve uygun otorite şeklini bulamama konusunda zorlanmaktadırlar. Okul döneminde olan çocuklar ile yaşanılan en sık problem, çocukların derse ve okula karşı olan negatif bakış açılarıdır. Ebeveynler tarafından aktarılan bilgiler ve öneriler çoğu zaman çocuk tarafından ters etki yaratmakta ve yanlış algılanmaktadır. Örneğin ‘’ders çalış’’ kelimesi çocukları genellikle irite eden bir kelimedir. Ebeveynler her ne kadar doğru bilgiyi aktarsa da bazen yeterli olmamakta ve aile içinde çatışmaya sebep olabilmektedir. İşte bu nedenle çocukların derse ve okula karşı olan negatif duygularını pozitife çevirmek ve düzenli bir çalışma alışkanlığı kazandırmak adına çocuklara sorumluluk duygusu verilmelidir. Yani ödevini yapması gerektiğinin nedenleri ve yapmadığı durumlarda sonuçları açıklanarak anlatılmalı bunun bir eziyet olmadığını benimsetmek gereklidir.

Okul Çağı Çocuğu İle İletişim

Okul Çağı Çocuğu İle İletişim

Biz devamlı ona bu irite eden ‘’Ders’’ kelimesini kullandığımız zaman çocuk kendisini baskı altında hissedip, tepki verecektir. Bu nedenle sonuçlarına kendisi katlanmak istiyorsa (öğretmeninin uyarması, ceza gibi) tercih onun olmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır; çocuğunuz ders çalıştığı, ödev yaptığı sırada sizin de çocuğunuzun dikkatini çekebilecek ya da dağıtabilecek etkinliklerde bulunmamanız gerektiğidir.

Elbet herkes sorumluluklarını bilip yerine getirmelidir ama yine de onlara yardımcı olmak adına, o esnada çocuğunuzun aklı televizyonda kalıyor ise sizlerin de o anda yapmanız gereken; televizyonu kapatmak olmalıdır. Bunun yanı sıra özellikle çalışan anne babaların dile getirdiği diğer bir sıkıntı ise; çocuk ile geçirilen kısıtlı zamanda da çatışma yaşamak ve verimli zaman geçirememekdir. Çünkü işten yorgun gelen ebeveyn, evde çocuğu ile kaliteli, güzel zaman geçirmek isteyecektir. Aslında bunu sağlamak zor gibi gözükse de küçük uygulamalar ile basit hale dönüştürebilir. Yani çocuğun ilkokul çağına başlama döneminden itibaren yerine getirilmesi gereken sorumluluklar (bu bütün aile fertleri için geçerli, herkesin görevleri açıklanmalıdır), kurallar belirlenir ve bunlara uyulur ise bu düzen bu şekilde devam edip rutin hale dönüşecektir.

Eğer çocuğunuzun ödevlerini yaptırabilecek birileri yok ise ve çalışmasını evde bireysel yapıyor ise, o zaman belli bir saat aralığı belirlenip o saatin çalışma saati olduğu kuralı uygulanmalıdır. Çocuğunuzun çalışmasının bittiği, geri kalan zamanında ise ailece aktivite ya da hoşuna gidebilecek etkinliklerde bulunmanız onları motive edici faktörlerdir. Ceza ve ödüller olmazsa olmazınız olmalı ve net olarak belirlenmelidir. Olumlu davranış modelini pekiştirmek, olumsuz davranış modelini kaldırmak adına yapılması gereken önemli hususlardır.

Cezanın yıpratıcı değil, öğretici olmasına dikkat edilmelidir.

İstenmeyen davranış uygulandığında buna karşılık ya çocuk hoşlandığı durumdan mahrum bırakılır ya da itici uyarıcı eklenerek o davranışı bir daha tekrarlanmaması sağlanır. Bu her iki durumda da amaç, çocuğu sinirlendirip üzmek değil, davranışın sonucuna (yıpratmadan) katlanmasını sağlamaktır.

Okul Çağı Çocuğu İle İletişim

Okul Çağı Çocuğu İle İletişim

 

Bir süre sonra çocuk bilir ki o davranışı yaptıktan sonra ailenin uygulayacağı bir ceza vardır ve yapmaması gereklidir, bu yüzden onu tekrar etmez ya da azaltır. Cezanın yanı sıra ödülde her zaman bizimle olmalıdır. Takdir edilmek, onaylanmak her çocuğun hoşuna giden durumlardır. Olumlu davranıştan sonra ödül almak onları bu olumlu davranışlara daha da itecek, cazip hale getirip tekrarlanmasını sağlayacak olan faktördür. Okul çağı çocuğu ile yaşanılan bir diğer önemli sıkıntı da, Çocuk- Akran İlişkisidir. Çocuklar akranları ile yaşadığı sıkıntıyı öncelikle gelip ailelerine aktarırlar ve destek beklerler.

Okul Çağı Çocuğu İle İletişim

Okul Çağı Çocuğu İle İletişim

Çocuk yaşadığı sıkıntıdan dolayı kendini gergin ve mutsuz hisseder, bu da dolaylı yoldan aileyle çatışma yaşamasını sağlar. Ailenin burada yapması gereken çocuğun anlattığı her olayı dikkate alıp dinlemek ve onlara karşı anladığını belli etmektir. Ama buradaki önemli nokta sorunun çözümünü çocuğunuzun yapmasını sağlamaktır. Fikir verebilirsiniz ama sorunu siz çözmemelisiniz. Böylelikle çocuğunuzun kendine olan güveni de gelişmiş olacaktır. Özellikle okul çağı çocuk lar için kritik bir dönemdir. Hem kendi gelişimlerine etki edebilecek hem de sizlerle olan ilişkilerine zarar verebilecek dönemdir. Bu belirttiğim nedenler gibi çeşitli sorunlar ile karşılaşabilirsiniz.

Sabırlı olup, doğru (etkin) davranış ve uygulamalarda bulunursanız bu kritik dönem sağlıklı, sorunsuz bir döneme dönüşür. Böylelikle huzurlu bir aile ortamı meydana getirmiş olursunuz. Unutmayın ki çocuklarınızın gelişimindeki ayna sizlersiniz.

Cansu Aslan /Psikolog-Aile Danışmanı 
Kristal Çocuk Kulübü Sorumlu Müdürü
www.kristalcocuk.com/

Çocuklara Yarıyıl Tatili Kristal Çocuk’tan

Çocuklara Yarıyıl Tatili Kristal Çocuk’tan

Okulların yarıyıl tatiline girmesi yaklaştıkça çocukların en merak ettiği şey ”Yarıyıl tatili ne zaman olacak” 22 Ocak’da okulların yarı yıl tatiline girmesini iple çeken çocuklara özel bir program sunan Kristal Çocuk Sömestir Kampı, çocuklara eğlenceli bir yarıyıl tatili fırsatı sunuyor. 5-12 yaş arasındaki çocuklara, bilimden, görsel sanatlara, İngilizce dramadan, fotoğrafçılık atölyelerine kadar çocuklara değişik atölyelerden oluşan bir farklı bir program sunuyor. Bu dop dolu programla çocuklar fark etmeden hem öğrenmiş hemde eğlenerek tatilin tadını çıkarmış olacaklar.

Çocuklara Yarıyıl Tatili Kristal Çocuk’tan

Çocuklara Yarıyıl Tatili Kristal Çocuk’tan

Kristal Çocuk programı neden farklı 

Çocuklar eğlenirken akademik eksiklerini uzman öğretmenlerle tamamlıyor.
Okulun Eğitim Koçu ve Psikoloğu Çocukları gözlemliyor.
Çocuklar Farklı Atölyelerle yeteneklerini ilgi alanlarını keşfediyor.
Sabah kahvaltısı, Öğle yemeği, İkindi Kahvaltısı var.
Çalışan Ailelerin mesai saatlerine uygun açılış ve kapanış saatleri var.
Çocukların uzun zaman sıkılmadan vakit geçirmeleri kendileri evlerinde gibi hisetmeleri için ev gibi döşenmiş.

Çocuklara Yarıyıl Tatili Kristal Çocuk’tan

Çocuklara Yarıyıl Tatili Kristal Çocuk’tan

Dinlenme odası,kütüphane, müzik odası ve drama salonu bulunuyor.
Çocuklara için tüm güvenlik önlemleri alınmış ruhsatlı bir kurum.
Kristal Çocuk Kulübü, yoğun bir yarıyılı geride bırakan öğrenciler için eğlenceli bir program hazırlamış. Sömestir kampı programında çocuklar üretiyor, eğleniyor ve öğreniyor.
Tercihe göre bir ve iki haftalık tam gün ya da yarım gün programlardan oluşan Kristal Çocuk Sömestir Kampı’nda çocuklar bilim atölyesi, tiyatro kulübü, ritim atölyesi, sinema ve fotoğrafçılık atölyesi, mutfak ve görsel sanatlar atölyelerine katılarak yaratıcılıklarını eğlenerek geliştiriyor. İngilizce drama atölyesinde ise interaktif oyunlarla pratik yapma fırsatı kazanıyor. Sömestir kampında ayrıca yarıyıl ödevleri de öğretmenler eşliğinde tamamlanıyor, konular tekrar ediliyor, kitap okuma saatleri yapılıyor. Herşeyden önce çocukların, mutlu zaman geçirmesi başka okullardan yeni arkadaşlar edinmesi güzel anılar biriktirmesi önemseniyor.
Kadıköy Kozyatağı’nda yer alan Kristal Çocuk Kulübü’nün sömestir kamp programı saat 10.00’da başlayıp 16.30’da sona erecek, Kristal Çocuk Kulubü çalışan anne babaları düşünerek çocuklara serbest oyun zamanlarıyla 08.00 -19.00 arası hizmet veriyor.

Kristal Çocuk Sömestir Kampı için detaylı bilgi: (216) 464 76 82
www.kristalcocuk.com
Adres: Kozyatağı Mah. Taç Sokak. No: 1/2 A (Kozzy AVM’nin bir alt sokağı)Kadiköy- İstanbul
Çocuklara Yarıyıl Tatili Kristal Çocuk’tan

Çocuklara Yarıyıl Tatili Kristal Çocuk’tan

bağırmadan disiplinin 6 yolu

Bağırmadan Disiplinin 6 Yolu

ÇOCUKLARIN KURALLARA UYMASININ 6 YOLU

Çoğu ebeveyn çocuklarını disiplin ederken onlara bağırmayı alışkanlık haline getiriyor. Oysaki bağırmadan disiplinin 6 yoluyla disiplin uygulamaya çalışılırken bağırma problemlerin daha da kötüye gitmesine neden olmakta.

1.NET KURALLAR BELİRLEMEK

Hangi hareketlerin yapılıp yapılmayacağını belirten kurallar listesi hazırlayın.Bu şekilde çocuk ondan nelerin beklendiğini daha net algılayacaktır.
bağırmadan disiplinin 6 yolundan biride konuşmak

bağırmadan disiplinin 6 yolundan biride konuşmak

2.OLASI PROBLEMLERİ ÖNCEDEN KONUŞMAK

Çocuğun kurallara uymaması halinde karşılaşacağı sonuçların ne olacağı hakkında anlayacağı şekilde önceden açıklanmalı. Uygunsuz davranış karşısında ne yapılması gerektiği önceden planlanmalı.

3.MOTİVASYON ÖNEMLİ

Kurallara uygun davranışları karşısında çocuğa olumlu ve onu motive edici sözler kurmak ileride de kurallara bağlı kalmasını sağlayacaktır. Küçük yaştaki çocuklar için sticker, küçük bir oyun vb, daha büyük yaştakiler için ise küçük bir harçlık ile ödüllendirme gibi sistemleri, çocukların kurallara uymalarında ebeveynlere kolaylık sağlar.
bağırmadan disiplinin 6 yolu motizvasyon

bağırmadan disiplinin 6 yolu motizvasyon

4.NEDEN BAĞIRDIĞINIZI BULMAK

Kendinizi çocuğunuza bağırırken bulduğunuzda ilk olarak bunun neden dolayı olduğunu bulun. Kızgın ve mutsuz hissediyorsanız sakinleşmenin yollarını arayın. Otokontrolünüzü sağladığınızda sakin bir şekilde çocuğunuzla iletişime geçmek daha yararlı olacaktır.
bağırmadan disiplinin 6 yolu

bağırmadan disiplinin 6 yolu

5.UYARILAR ZAMANINDA VE YERİNDE OLMALI

Çocuğun yaptığı davranış direk olarak kurallara karşı gelmiyorsa bağırmak yerine uyarıda bulunulmalı. Uyarılar çocuğa ciddi duruşunuzu ve otoritenizi göstermenizi sağlar.

6.KURALLARA BAĞLI KALMAK

Tutarlılık çocuğun kurallara bağlı kalmasında büyük önem taşır. Kural ihlalleri karşısında çocuk aynı davranışları yapmaktan çekinmiyorsa yeni yaptırımlar aranmalı ve farklı çözümler üretilmelidir.

Burcu KARABULUT
Sosyal Medya Uzmanı
Kaynak:www.about.com

anne rolü nasıl oynanır

Anne Rolü Nasıl Oynanır?

Çocukla İletişim Nasıl Kurmalı?

Anne-çocuk ilişkisinde en çok yaşanılan sıkıntılardan biri annelerin çocuklarına söz geçirmemeleri ve “Beni Dinlemiyor” demeleridir. Annelerin çocukları ile iletişim kurması çok kolay gibi gözükse de bu bir hayli zordur. Çünkü buradaki “Annelik içgüdüsü” faktörü çok önemlidir. Bu içgüdüsel dürtü ile çocuğa karşı bütün yelkenler suya inerse ve “kıyamama” durumu oluşursa işte burada tüm sıkıntılar ardı ardına gelmeye başlar.

Mutlu ve kızgın çocuklar

Mutlu ve kızgın çocuklar

Çocuklara kıymamak onların kötülüğünü düşünmek anlamında değil, tam tersi bazı davranış kalıplarını ve tutumları oluşturmak, kazandırmak adına yapılan iyiliklerdir. Annelik aslında tamamen içgüdüsel duygularla değil, olması gereken gerçeklerle yüzleşip ” Annelik Rolünü ” oynamaktır. Rol diyorum ben buna çünkü tamamen doğal olup çocuğumuzun her istediğini yaparsak o zaman anne-çocuk ilişkilerinde yanlış adımlar atmış oluruz. Ayrıca ders çalıştırırken ya da farklı durumlarda öğretmen gibi başka rolleri de üstlenmemeliyiz sadece kendi rolümüzü oynamalıyız. Anne rolü nasıl oynanır bunu biraz açmak gerekirse; özelikle yapılması gereken şey, sevgi şefkati verirken bir yandan da çocuğumuz ile aradaki seviyeyi ayarlamak ve buna uymaktır. Yani anne çocuk ilişkisini arkadaş- çocuk ya da bir şeyleri öğretmek adına öğretmen- çocuğa dönüştürmemeliyiz. Tabii ki çocuklarımızı anlamak, empati kurmak bunlar çok önemli unsurlardır. Fakat bunun belli sınırı vardır ve bunu korumalıyız.

anne rolü nasıl oynanır model alma

anne rolü nasıl oynanır model alma

Çocuklara söz hakkı vermek onların fikirlerin almak, onların özgüvenlerini arttıracak ve ileri yaşlardaki gelişimlerine büyük oranda katkı sağlayacak faktörlerdir. Bu nedenle bir olay karşısında onlara da danışmanı ve fikirlerini almalıyız. Söz hakkı ne tamamen çocukta ne tamamen bizde olmalıdır. Bizim vereceğimiz kararlar elbette olmalıdır ama onun sonucunda neden bu şekilde olduğu, olacağı çocuğa açıklanmalıdır. Direk kalıp yargılarla, kararlarla gidilmemelidir. Kurallar ise olmazsa olmazımız olmalıdır. Mutlaka her ailenin uyması gereken kulları olmalıdır. Kurallar sadece çocuğa değil her aile fertlerine ait olmalıdır.
Çünkü ” model alma” çocuk için oldukça güçlü/etkili bir öğrenme modelidir. Bu nedenle istediğimiz davranış modelini çocuğumuza uyarlamayı düşünmeden önce kendi davranış ve tutumlarımızı öncelikle bir gözden geçirmeli ve uygun olmayan davranış modellerimizi düzeltme yoluna gitmeliyiz. Örneğin; çocuğunuza kitap okumayı aşılamayı isterken kendiniz evde devamlı televizyon seyrediyorsanız ya da başka bir şeyler ile uğraş oluyorsanız çocuğunuzdan da farklı bir davranış sergilenmesini beklememelisiniz.

anne rolü nasıl oynanır çocuk

anne rolü nasıl oynanır çocuk

Evde herkesin bir rolü vardır. Ev ortamını bir tiyatro gibi düşünecek olursak ve bu tiyatrodaki vurgulanan mesaj “ çocuklarımızı nasıl doğru yetiştirebiliriz” olacak ise işte herkes verilen rolü iyi oynamalıdır. Çocuk hep çocuk, baba hep baba, anne hep anne olarak kalmalıdır. Çocuğa hiçbir zaman annenin rolü verilmeye çalışılmamalıdır. Ya da tam tersi durum… Bu tiyatronun sonucu alkışlanmak, takdir görmek olmayacaktır ama bunun en güzel sonucu huzurlu, mutlu, sağlıklı ve geleceğe sağlam adımlarla basan çocuk ve mutlu anne/ aile olacaktır.

Cansu Aslan /Psikolog-Aile Danışmanı
Kristal Çocuk Kulübü Sorumlu Müdürü
www.kristalcocuk.com/

küçük çocuklarda şiddet eğilimi

Küçük Çocuklarda Şiddet Eğilimi

Küçük Çocuklarda Şiddet Eğilimi

Siz de sabah öpücüklerle okula uğurladığınız çocuğunuzu, okul dönüşü arkadaşları tarafından sözlü ya da fiziksel olarak şiddete maruz kalmış biçimde mi karşılıyorsunuz?

Küçük Çocuklarda Şiddet Eğilimi

Küçük Çocuklarda Şiddet Eğilimi

Kaç yaşında olursa olsun, gerek televizyondaki yapımlar, gerekse gündelik hayatta canlı olarak gördükleri olaylar yüzünden çocuklar arasında sürekli bir şiddet söz konusu ve bunu birbirlerine göstermekten de çekinmiyorlar. Bazı aileler ise “çocuğum okulda ezileceğine ve şiddete maruz kalacağına, ona kuvvetli olmayı öğretmeliyim” diyerek, çocuklarını şiddete şiddetle karşılık vermeleri konusunda motive ediyorlar. Sana vurana sen de vur ne kadar doğru? Buna ana okulunda hatta oyun gruplarında bile şahit olmak mümkün.

Küçük Çocuklarda Şiddet Eğilimini Önlemek

Küçük Çocuklarda Şiddet Eğilimini Önlemek

Peki artık son derece vahşi olan bu dünyada çocukların hem zarar görmeden ,hem de doğru biçimde yetiştirilmesi nasıl mümkün olacak?

Gelin işin biraz daha özüne inelim. Bu çocukları arkadaşlarına ya da diğer insanlara karşı küçük yaşlarda şiddete yönelten etkenler neler:

Çocuğa emir vermek, yönlendirmek, uyarmak, gözdağı vermek, ahlak dersi vermek, sürekli nedenleri anlatılmadan “yapmalısın etmelisin” demek, öğüt vermek, yargılamak, eleştirmek, suçlamak, nutuk çekmek, şakacı davranmak, oyalamak, sözünden dönmek, konuyu saptırmak…

Bunların birçoğunu ebeveyn olarak, çocuğa zarar vereceğini düşünmeden yaparız. Ancak bunlar çocuğun kendini değersiz, yetersiz hissetmesine neden olur, çocuğu utandırır, benlik saygısını düşürür, sürekli yargılandığını hisseder, güvensizlik duyar, benliğinde süreki kuşkular oluşturur. Ve çocuk tüm iletişim kapılarını kapatarak şiddete yönelir.

cocuklarda_siddet_egilimi_anne

Çocuğunuzda Şiddet Eğilimi Varsa Yapılması Gerekenler:

- Çocuğunuzu anlamak ve onu dinlemek için zaman ayırın

- Akıl vermek suçlamaktan kaçının

- Kendi düşüncelerinize değil çocuğun düşüncelerine odaklanın

- Değer verdiğinizi gösterin

- Onun seviyesinde kelimeler kullanarak duygularını yansıtın

- Sürekli çocuğa söz vererek kendisini anlaşılmış hissetmesini sağlayın

- Ve ona durmadan “neden, niçin, niye yaptın?” sorularını sormaktan vazgeçin.

Unutmayın, çocuğun şiddet davranışlarından uzak uyumlu, üreten bir değer olarak geleceğe hazırlanması ona ancak insan gibi davranan, çocuk odaklı bir aile ile mümkün olabilir.

çocuklarda yükselen ateş

Çocuklarda Yükselen Ateş

Çocuklarda Yükselen Ateş

Çocuğunuzun ateşi her yükseldiğinde panik yapmayın! Ateş bir hastalık değil, hastalık belirtisidir.
3 aydan daha büyük çocuklar için 38,5 – 39 dereceye kadar ateş normaldir ve 3 gün gözlemlenmesi gerekmektedir.

Çocuklarda Yükselen Ateş

Çocuklarda Yükselen Ateş

Ateşi yükselen çocuklar için:

- Öncelikle üzerindeki giysilerin miktarını azaltın. (kalın giysiler giydirilerek terletmek doğru bir yöntem değildir)

- Bol su ve sıvı verin. (hemen ateş düşürücü ilaçlara ya da antibiyotiklere sarılmayın, doğal yollardan sulu besinleri deneyin, bol su , çorba ve meyve gibi)

- Oda sıcaklığını 21-22 derece civarında tutmaya özen gösterin. (çok sıcak veya çok soğuk bir ortam yaratmayın)

- Ilık duş yaptırın. (su sıcaklığı ılık olmalı, asla soğuk su kullanmayın)

- Hareketi engelleyin ve dinlenmesini sağlayın.

Çocuklarda Yükselen Ateş

Çocuklarda Yükselen Ateş

Kesinlikle Yapmayın:

- Soğuk ya da buzlu su ile duş yaptırmayın ya da kompleks uygulamayın.

- Çocuğunuzu alkollü su ile silmeyin, çocuğun derisi alkolü emer ve bu da başka komplikasyonlara yol açar.

- Ateşi hızla düşürmeye çalışmayın, yavaş ve istikrarlı bir yol izleyin.

· Unutmayın, ateşi çıkan çocuklara uygulanacak yanlış müdahaleler, çocuklarda ateşin daha da yükselmesine ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Çocuklarda Yükselen Ateş

Çocuklarda Yükselen Ateş

Ateş, vücudun enfeksiyona karşı geliştirdiği bir savunma yöntemidir. Çocuğunuzun ateşi çıkar çıkmaz, ateşi düşürme yoluna giderseniz bu savunma mekanizmasını yanlış yönlendirmiş ve engellemiş olursunuz.

Çocuklarda Yükselen Ateş

Çocuklarda Yükselen Ateş

Bebeğin ateşi yükselmeye başladığında, ateş düşürücü vermeden önce bir süre beklemenin bağışıklığın güçlenmesi açısından faydalı olacağı bildirilmektedir. Ancak daha düşük ısılarda bile bebeğin ağrılarını gidermek, rahatlamak ve uyku düzenini sağlamak amacıyla ateş düşürücü tedavi uygulanabilir.

Öte yandan ateşin altında yatan etkenlerin de araştırılması gerekir.

Çocuklarda Yükselen Ateş

Çocuklarda Yükselen Ateş

 

Çocuklar güneş gözlüğü takmalı mı

Çocuklar güneş gözlüğü takmalı mı?

Çocuklar güneş gözlüğü takmalı mı       Kendi göz sağlığımız için kullandığımız güneş gözlüklerini çocuğumuz içinde tercih edilmeli mi?

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Münevver Şenkal, moda aksesuarı olarak tercih edilen güneş gözlüğünün doğru kullanımını anlattı. Op. Dr. Münevver Şenkal, özellikle iklim değişikliklerinin ve ozon tabakasının incelmesinin verdiği etkiyle uzun süre güneş ışınlarına ve özellikle mor ötesi zararlı ışınlara maruz kalmanın gözde kataraktın yanı sıra sarı nokta hastalığına, göz çevresindeki ciltte kanserlere neden olduğunu, aynı şekilde göz yüzeyini örten dokuda değişiklikler gözlerde kızarıklık, sulanma, yanma-batma meydana gelebileceğini belirtti.

     Sarı nokta hastalığı olanlar mutlaka kullanmalı

Çocukların güneş gözlüklerinin işlevlerinden birincisi ve en önemlisi, gözümüzü göremediğimiz UV ışınlarına karşı korumak olduğunun altını çizen Op. Dr. Şenkal, “Güneşten korunmanın herkes için gerekliyken özellikle dış ortamda uzun zaman geçirenler ve retina hastalığı (özellikle sarı nokta hastalığı) olanlar güneşten korunmalıdır. Vücuttan su atarak tansiyonu düşüren bazı ilaçlar, doğumkontrol hapları ve bazı teskin edici ilaçlar da ışığa olan hassasiyeti artırırlar, bu ilaçları kullananların gözlerini daha dikkatli korumaları gerekir” dedi.

      Gözlük seçiminde nelere dikkat edilmeli?

Çocuklar için güneş gözlüklerini seçerken, pahalı olan iyidir diye genelleme yapmanın doğru olmadığını belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Münevver Şenkal, “Üretici firma tarafından gözlüğün UV bloke etme oranı gözlük üzerinde belirtilmiş olmalıdır. İstenilen oran yüzde 99-100′dür ya da 400 nanometre altındaki ışınları geçirmediğine dair bilgi olmalıdır. Güneş gözlüğü rahat bir görüş için koyu renk olmalı ve ışığın şiddetini en az yüzde 50 oranında azaltmalıdır. Kaliteyi anlamanın bir başka yolu da gözlüğü taktıktan sonra dikey bir çizgiye odaklanmaktır. Bu bir pencere kenarı da olabilir. Gözlüğü hafifçe yukarı aşağı, sağa sola hareket ettirdiğimizde bu çizgide oynama oluyorsa ya da kırılmalar söz konusu ise o gözlük uygun değil demektir” şeklinde konuştu.

    Polarize camlar kimler için uygun?

Çocukların güneş gözlüğü için,  Op. Dr. Şenkal polarize camın en büyük özelliğinin parlamaları ve yansımaları emmesi olduğunu ifade ederek, “Polarize güneş gözlükleri bu parlamaları camın ön kısmında tek noktada toplar ve geri yansıtarak göz içine girmesini engeller. Polarize cam katarakt ameliyatı geçirmiş veya lazer ameliyatla çizdirilmiş gözler için özellikle tavsiye edilir. Çünkü bu kişiler en ufak ışık parlamalarına bile duyarlıdırlar bu nedenle biz göz uzmanları bu tip camın kullanımını tavsiye etmekteyiz” dedi.

       Çocuklar da güneş gözlüğüne ihtiyaç duyuyor

Op. Dr. Münevver Şenkal çocukların da diğer bireyler gibi güneş gözlüklerine ihtiyaç duyduklarını işaret ederek, “3-4 yaşından itibaren kullanabilirler. Çünkü çocukların göz mercekleri daha şeffaftır ve daha fazla UV ışını gözün arka tarafına geçer. Özellikle miyop, alerjisi olan çocuklarda takılması tavsiye edilir. Bir de günümüzde ozon tabakasındaki delikten en fazla etkilenen bireyler çocuklar ve yaşlılardır. Çocuklar için kullanılması için tavsiye edilen cam özelliği de polarize olmasıdır. Artık camların bir çoğunda anti UV özelliği mevcuttur. Güneşin etkilerini yüksek oranda engeller ve çok sağlıklı bir kullanım sunabilmektedirler” diye konuştu.

Çocuklar da depresyona giriyor

Çocuklardaki depresyon

Çocuklar da depresyona giriyor     Sadece yetişkinler ve ergenler değil, çocuklar hatta ve hatta bebekler de depresyona girebiliyor.

Depresyon sadece  büyüklerde görülmez çocuklarda da depresyon görülebilinir; küçük çocuklar hatta bebekler bile depresyon geçirebilirler. Dikkatli anne-babalar çocuklarını gözlemleyerek yolunda olmayan durumlar olduğunu anlayabilirler ve gerekirse bir uzmana başvurabilirler. Pedagog Yıldız Çakar’a göre depresyonun pek çok fizyolojik ve psikolojik belirtileri var.

Çocuğun yaşadığı olumsuzlukların ardından sarsılması ve çok uzun süre olumsuz olayın etkisinden kurtulamaması dikkatli olmayı gerektirir. Çevreye uyumu, yemek, oynamak gibi günlük alışkanlıklarının ve çevresi ile kurduğu etkileşimin bozulması depresif bir durumun varlığını düşündürür.

    Birçok belirtisi var

Çocuklardaki depresyon belirtileri mutsuzluk, ağlama, olumsuz benlik duygusu, öfke patlamaları, içine kapalılık, suçluluk duygusu, oyundan keyif alamama, yuvaya ya da okula gitmek istememe şeklinde kendini gösterebilir. Ayrıca bazı fizyolojik belirtiler de görülebilir. Uyku ve yeme bozuklukları, kabızlık, çeşitli ağrılar, yorgunluk.

Çocuklar da depresyona giriyor

Ayrıca psiko-motor rahatsızlıklar diye adlandırabildiğimiz beden hareketlerinde artış ya da azalış, bilişsel fonksiyonların azalması ya da çoğalması, istek ve konsantrasyonun azalması, duygu durumunun gün içinde sık sık değişmesi ve çevresindeki olaylara reaksiyon gösterememe gibi bir dizi belirtiden bahsedilebilir.

Bazen içine kapanabilir bazen çok bağırarak konuşabilir, yerinden kalkmadan takıntılı bir şekilde oyunlar oynayabilir hatta uzun uzun boyayabilir. Bazı durumlarda çocuklarda psikosomatik denilen baş ağrıları, astım ya da deri döküntüleri görülebilir.

     Bebekler de depresyona yakalanabiliyor

Çocuklardaki depresyona yeni doğmuş bebeklerde de rastlanabilir. Annelerde görülen doğum sonrası depresyon bebek-anne ilişkisinin niteliğini bozabilir, bebek annesini aynalayarak onun depresif duygu durumunu alabilir. Bu durumda anne bebeği ile daha az iletişime geçebilir, bakımı konusunda bebeğini ihmal edebilir. Yetersiz sevgi ve az kucağa alma bebeğin de depresif özellikler edinmesine neden olabilir.