Kategori arşivi: Her Telden

Haber arşivinden kariyerle ilgili yazılara kadar hemen hemen herşey ile ilgili tüm konulara ulaşabiliceğiniz bu bölümden sizde yararlanabilirsiniz.

2015 Hit Olmuş Yabancı Müzik Parçaları

2015 Hit Olmuş Yabancı Müzik Parçaları

2015 hit olmuş yabancı müzik parçaları oldukça fazladır. Tam listesini paylaşıyoruz şimdiden herkese keyifli bir müzik ziyafeti.

Adelle – Hello

Calvin Harris – How Deep is Your Love

Imany Vs Filatov – Don’t Be So Shy

Robin Schultz – Sugar

Drake – Hotline Bling

One Direction – Drag Me Down

Felix Jaehn – Ain’t Nobody

City Ft Adam Lavine – Locked Away

Mimram – I’m Herre For You

Justin Bieber – Sorry

Alesia Cara – Here

Sam Smith – Writing’s on the Wall

Bruno Mars – Uptown Funk

Wiz Khalifa – See You Again

Hozier – Take Me To Church

Omi – Cheerleader

EllieGoulding – Love Me Like You Do

Major Lazer & DJ Snake – Leon On

Katy Perry – Dark Horse

Miley Cyrus – We Can’t Stop

Sia – Chandelier

Taylor Swift – Wildest Dreams

Katy Perry – Roar

Lady Gaga – Poker Face

Katy Perry – The One That Got Away

Maroon 5 – Maps

Fifth Harmony – Worth it

Taylor Swift – Shake it Off

Adelle – Rolling in the Deep

Shakira – Hips Don’t Lie

Beyonce – Halo

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

Çalışan Anne Adaylarına Altın Değerinde Öneriler

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

     Çalışan anne adaylarının, hamilelik sürecini en rahat ve en sağlıklı şekilde geçirebilmeleri için bu önerilere mutlaka ve mutlaka dikkat etmeleri gerekli.

Hızlı ve yüksek tempolu, çok yorucu bir işi olmayan anne adayları, gebeliklerinin son haftalarına kadar rahatlıkla çalışabilir. Ancak çalışma zamanı ve şekli mutlaka kendilerini takip eden doktorları tarafından değerlendirilmelidir.

Kadın Hastalıkları, doğum ve tüp bebek uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, hamilelik sürecini sağlıklı geçirebilmeleri için çalışan anne adaylarına önerilerde bulundu:

     Kahvaltıyı es geçmeyin
Çalışan anne adayları en düzensiz beslenen grubu oluşturur. Bunun nedeni sabah alelacele bir şeyler atıştırılarak güne başlanması, öğlen ofiste çıkan yemeğin isteğe göre değiştirilememesi ve istenmeyen yemeği yemek yerine yine başka şeylerle öğünün geçiştirilmesi ve akşama yorgun argın eve gelindiğinde yine acelece yemek pişirilmesidir.
Haftada sadece bir gün yapılan pazar kahvaltıları da dengesiz beslenmeye katkıda bulunur. Bunun çözümüyse sabah daha erken kalkıp dengeli bir kahvaltı yapmak, öğle yemeğini evden götürmek ve akşam yemeği için de aileden destek istemek olabilir.

             Çekmecenizde fındık ve ceviz bulundurun

Sağlıklı ve kaliteli bir gebelik dönemi geçirebilmek için özellikle çalışan anne adayları beslenme alışkanlıklarını tekrar gözden geçirmelidirler. Temel besin maddeleri olan et, yumurta, kuru baklagiller, süt ve süt ürünleri, sebze-meyve ve tahıllardan yeterli miktarda alınmalı, şeker ve yağ dengesi iyi ayarlanmalıdır. Şeker ve yağ miktarı yüksek gıdalar, besleyici özellikleri düşük ve kalorileri çok yüksek gıdalar olduğu için sınırlı ölçüde tüketilmesi gerekir. Fındık ve ceviz gibi kuru yemişler de yüksek kalorili olmamaları ve antioksidan etkileri nedeniyle iş ortamında sınırlı olmak üzere tüketilebilir.

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

          Çay tüketimini sınırlandırın

Anne olacakların günlük kalori ihtiyaçları diğer kadınlara oranla 300 kalori daha fazladır. Kadınların normal beslenme düzenlerine hamilelikle birlikte 20 gram protein, 20 miligram demir ve 500 miligram kalsiyum eklenmelidir. Üç ana üç ara öğün olmak üzere en az 6 öğün beslenilmelidir. Sıvı gıdaları ve özellikle suyu (günde 2 litre) gebelik öncesine oranla daha fazla tüketmek gereklidir. Kahve ve çayın günde 2 fincandan daha fazla tüketilmemesi önerilir. Ara öğünlerde lifli ve kepekli besinler sindirim sistemi için faydalı olacaktır. Ara öğünlerde havuç, elma gibi meyve ve sebzeler rahatlıkla tüketilebilir. Doğal meyve suları da başka bir alternatif olabilir. Yine bu ara öğünler için süt, süt ürünleri ve sütlü tatlılar da rahatlıkla tüketilebilir.

     Ayakkabı seçiminize dikkat edin

Anne adayları için  iş ve günlük hayatlarında vücuda oturmayan, rahat hareket etmelerini sağlayacak hafif ve bol kıyafetler tercih etmelidir. Özellikle terlemeyi artıran sentetik kumaşlar yerine daha sağlıklı olan pamuklu kumaşlar tercih edilmelidir. İç çamaşırlarında da buna dikkat etmeliler. Bu dönemde ayakkabı seçimi de oldukça önem taşır. Babet gibi topuksuz veya yüksek topuklu ayakkabılar sıklıkla bel ağrılarına sebep olabileceğinden alçak topuklu ayakkabılar anne adayının çalışma ortamındaki rahatı için daha doğru olacaktır.

Çalışan anne adaylarına altın değerinde öneriler

     2 saatte bir 10 dakika mola verin

Anne olacakların çalışma ortamının aydınlık ve iyi havalandırılmış olması çok önemlidir. Direkt klimaya maruz kalmayan bir bölümde rahat bir koltuğun olduğu ve dirseklerin 90 derecede durabileceği yükseklikteki masalar kullanılmalıdır. Uzun süre dinlenmeden çalışmak kaslarda ağrıya ve dolaşım sisteminde bazı problemlere yol açabilir. Belli aralıklarla verilecek molalarda basit kol, bacak ve boyun hareketleri faydalı olur. Sürekli oturarak çalışan anne adaylarının 2 saatte bir kalkıp 10 dakika ofis içinde dolaşmaları, dolaşım sistemlerini rahatlatmaları açısından önemlidir. Mümkünse işe servisle gidip gelmek, öğle saatlerini ‘şekerleme’ yapmak için kullanmak, işini bir an önce bitirip geri kalan zamanını istirahat için harcamak veya işyerinden erken çıkma seçeneğini kullanmak da anne adayı için çözüm olabilir.

    Araba kullanmayın servise binin

İş yerine servis, toplu ulaşım araçları veya eşiniz tarafından kullanılan özel araçla gitmek en idealidir. Aracı kendiniz kullanıyorsanız emniyet kemeri kullanımına özen göstermelisiniz. Tansiyon ve kan şekeri düşme eğiliminin ortaya çıktığı durumlarda araç kullanılması önerilmez. Hamileliğin ikinci yarısından sonra anne adaylarının araç kullanımında daha yavaş seyreden trafikleri tercih etmeleri önemlidir. 32’nci haftadan sonra kısa mesafeler hariç anne adayının araç kullanması istenmez.

     Akşamları ılık duş alın

Çalışan anne adayları  için  günün önemli bir kısmını ayakta geçiren hamileler, evde ayaklarını ve bacaklarını yüksek bir noktaya kaldırarak dinlenmelidirler. İş sonrası evde basit yürüyüş veya temel egzersiz hareketleri ile toplar damarlardaki kan akışını düzenleyecek hareketler yapmaları önerilir. Haftada 2-3 kez yüzme, her gün en az 20 dakikalık tempolu yürüyüşler ya da germe-gevşeme egzersizleri; hem anne adayının kendisini daha iyi hissetmesini sağlar, hem de doğuma iyi bir hazırlık olmaktadır. Gece yatmadan alınan ılık bir duş; anne adayını rahatlatarak düzenli bir uykuya geçişi sağlar.

mango indirim %70

Mango İndirim Başladı

    Mango Giyim firması yılın son gününde yine yapacağını yaptı.

2015 yılının son günlerine girdiğimiz şu günlerde Mango indirimini %70 yaptı.

Mango %70 İndirim Başladı

Mango %70 İndirim Başladı

Tüm hanımların beğeniyle Mango ‘dan aldığı kıyafetler artık çok çok daha ucuz.

Pırlanta yüzük 22 milyon dolara satıldı

Pırlanta yüzük 22 milyon dolara satıldı

Pırlanta yüzük 22 milyon dolara satıldıKuzey Amerika’da satılan “ilk 100 karat üstü” pırlanta yüzük, New York’taki Sotheby’s Müzayede Evi’ndeki açık artırmada 22 milyon 100 bin dolara alıcı buldu.

Sotheby’s New York’taki merkezinde düzenlediği açık artırmada, birçok mücevherle birlikte, 100.20 karatlık “kusursuz klasik zümrüt kesim pırlanta” yüzüğü satışa sundu.

Açık artırmada, 100.20 karatlık zümrüt pırlanta 22 milyon 100 bin dolara satıldı. “D” rengi ve “IF” berraklık derecesindeki ‘zümrüt kesim’ pırlantanın 19 ila 25 milyon dolar arasında alıcı bulması bekleniyordu. 100.20 karatlık pırlanta, Sotheby’s’in bugüne kadar sattığı en büyük klasik zümrüt kesim taş olduğu bildirildi.

Kendi rekorunu kırdı
Bu arada, Sotheby’s bugünkü toplam satışlarıyla 65 milyon dolara ulaşarak, mücevher satışında kendi rekorunu kırdı.

Pırlanta yüzük 22 milyon dolara satıldı

Güney Afrika’da 200 karatlık ham elmastan kesildiği belirtilen 100,2 karatlık pırlantanın “mükemmel” hale getirilmesi için bir yıldan fazla zaman gerektiği kaydedildi.

“Mükemmellik örneği”
Uzmanlarca “Mükemmellik örneği” olarak açıklanan pırlantanın ana özelliğinin “renginin beyazdan daha beyaz ve herhangi bir iç kusurunun bulunmaması” olduğu ifade ediliyor.

Pırlanta yüzük 22 milyon dolara satıldı

Elmasla pırlanta, birçok yerde aynı anlamda kullanılırken, elmas karbondan kristalleşmiş bir mineral olarak biliniyor. Doğadan çıkan elmasın işlenmiş haline ise pırlanta ismi veriliyor.

Sağlıklı bir kalp için 8 öneri

Sağlıklı bir kalp için 8 öneri

Sağlıklı bir kalp için 8 öneriKaliteli ve sağlıklı bir yaşam için kalp sağlığınızı önemseyin. İşte kalp sağlığınızı korumak için öneriler…

Vücut için en hayati organların başında gelen kalp sağlığını korumak kaliteli bir yaşamın en önemli koşulları arasında yer alıyor. Yaşam boyunca ortalama 3 milyar kez çarpan kalbimizi korumak için ise bazı önemli noktalara dikkat etmek gerekiyor.

“12-19 Nisan Kalp Haftası”nda Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Harun Arbatlı, kalp sağlığı konusunda önerilerde bulundu.

1- Genetik yapınızı inceleyin
Kalp hastalıkları genetik yapı ile yakından ilişkilidir. Eğer kişinin yakın akrabalarında genç yaşta ortaya çıkan bir kalp krizi ya da koroner bypass operasyonu öyküsü var ise bu durumun kendisinde görülme riski de yüksektir. Eğer “Aort Anevrizması” adı verilen ana atar damarın genişlemesi durumu ya da kapak hastalıkları var ise bu hastalıkların görülme ihtimalleri de dikkate alınmalıdır. Herhangi bir akrabada nedensiz gelişen bir toplardamar tıkanıklığı ise doğumsal pıhtılaşma bozukluklarına işaret edebilir ve bu rahatsızlık kişide de görülebilir.

2- Gün içinde ne yiyip içtiğinizi gözden geçirin
Sağlıklı beslenmek lezzetten vaz geçmek değildir. Birçok meyve ve sebze içerdiği lifler sayesinde kan dolaşımında bulunan “kötü kolesterol” adı verilen LDL (Low Density Lipoprotein) düzeyinin düşürülmesinde etkilidir. Zeytinyağı kolesterol düzeyinin kontrol edilmesinde etkili bir besindir. Balık ve ceviz, badem gibi bazı kuruyemişler “omega 3” içermektedir. Omega 3 kan dolaşımındaki kötü etkili diğer bir lipid grubu olan “”trigliserid” düzeyinin düşürülmesinde oldukça etkilidir. Yemek pişirme tekniği olarak fırın ve haşlama türleri tercih edilmelidir. Kızartmalardan kaçınılmalıdır çünkü kızartmalar kolesterolü artıran doymuş yağ asitlerini fazlasıyla içerir. Bir besin maddesinin kan şekerini ne kadar kısa sürede yükselttiğinin bir ölçüsü olan “glisemik endeks” kavramı benimsenmelidir. Glisemik endeksi düşük olan gıdalar tüketilmelidir. Kişi bu sayede kısa sürede daha aktif ve zinde olduğunu fark edecektir. Rafine edilmiş karbonhidratlardan kaçınılmalıdır. Makarna, pilav, börek, tatlı gibi gıdalar hem kan şekerini hem de yağa dönüşerek trigliserid düzeyini yükseltir. Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği gibi daha az rafine ekmek türleri seçilmelidir.

3- Alkolden uzak durun
Alkol trigliserid ve şeker düzeyini direk olarak artırır. Alkol yerine bilinç düzeyini daha açık tutacak kahve ve çay gibi içecekleri tüketmek daha faydalıdır. Özellikle yeşil çayın antioksidan özellikleri vardır, bolca tüketilebilir ancak şekere dikkat edilmelidir.

4- Düzenli olarak kalp kontrollerinizi yaptırın
Hiç doktora gitmemiş olmak kişiyi sağlıklı bir insan yapmaz. Unutulmamalıdır ki birçok şeker hastasının tanısı tesadüfen ilk kez doktora başvurduklarında konur. Ancak çoğu kez hastalığın yaptığı organ tahribatı ilerlemiş olur. Birçok kalp hastası ise kolesterol düzeyinin yüksek olduğunu kalp krizi geçirdikten sonra öğrenir. Mevcut bir hastalık yok ise yılda bir kez, şeker hastalığı ya da yüksek tansiyon problemi var ise en az 6 ayda bir kez doktor kontrolünden geçilmelidir.

5- Tütün ürünlerinin bulunduğu ortamlardan uzak durun
Sigara, nargile, puro ve pipo kullanımının kalp ve kan damarları üzerine olan etkileri çok net bir biçimde ortaya konmuştur. Sigara dumanı ciğerlere ulaştığı andan itibaren atardamarların duvarlarında bir kasılma görülür ve tansiyon yükselir. Yavaş etki olarak ise “endotel” adı verilen damar iç yüzey tabakasında kimyasal reaksiyonlar başlar. Bu reaksiyonlar damar iç yüzeyinde çatlaklar oluşmasına ve çeşitli kan hücrelerinin yapışmasına ve damar içindeki akımın bozulmasına sebep olur. Sigara ile savaş genellikle bireysel mücadele ile kazanılamaz. Kişinin eşiniz ve arkadaşları da bu mücadelenin bir parçası olmalı, gerektiği takdirde uzman yardımı alınmalıdır.

6- Bir yürüyüş grubuna katılın
İnsan vücudu dinamik olmak üzere yaratılmış bir organizmadır. Hareket sayesinde kan şekeri ve kolesterol düzeyi düzenlenir. Yürümek en iyi tansiyon ilacıdır. Egzersiz sadece enerji sarf etmeyi değil, günlük stresin azaltılmasını sağlar ve kalp damar sistemine yardımcı olur. Egzersiz vücutta “endorfin” salgılanması için önemlidir. Endorfin, vücudun salgıladığı ve beyine ulaştığında rahatlama ve mutluluk sağlayan bir hormondur. Kişinin daha dingin olmasını sağlar, gündelik stresin etkilerinden kişiyi uzak tutar.

7- Uykunuzdan ödün vermeyin
Uyku vücudun kendisini bakıma aldığı, onardığı ve güç topladığı önemli bir süreçtir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar uyku derinliğinin ve süresinin kalp sağlığı üzerindeki önemini vurgulamaktadır. Uyku problemlerinin bellek üzerinde olumsuz etkileri ve “Alzheimer” gibi hastalıklarla da ilişkilendirilmesi söz konusudur. Eğer kişide uyku problemi var ise, sık uyanıyor ve uyumakta güçlük çekiyorsa, uykuda nefessiz kalma ya da ciddi horlama gibi belirtileri var ise mutlaka bir uzman hekime başvurmalıdır. Kontrol edilemeyen şeker hastalığı ve yüksek tansiyon ataklarının altında yaygın bir uyku problemi olan “uyku apnesi” yatıyor olabilir.

8- Kendiniz ve çevrenizle barışık olun
Herkes günlük yaşamında pek çok kez dengesini bozabilecek olumsuzluklarla karşılaşmaktadır. Bu durumda çözüm odaklı olunmalıdır. Sevgi dolu huzurlu bir ortamda olmak kalp sağlığı için de son derece faydalıdır.

yılbaşında ne yapmalı

Yılbaşında ne yapmalı?

    Yılbaşında ne yapmalı?

Yeni yıl akşamına çok az bir süre kaldı, “yılbaşında ne yapmalı” diyorsanız daha bir
plan yapmadıysanız size küçük tüyolar verebiliriz.

yılbaşında ne yapmalı

yılbaşında ne yapmalı

Eğer sevgilinizle veya eşinizle bir yılbaşı akşamı planlıyorsanız;

Romatik bir yılbaşı için illa dışarıya çıkmanız gerekmiyor evde tüm arkadaşlarınızı çağırıp kostüm partisi verebilirsiniz. Yılbaşı gecesi için vericeğiniz kostüm partinizde süslemeleri dekorasyonunuzu çam ağacınızı ve evinizi bu kostüm partisine göre süslemeyi unutmayın.

 

 

 

Aldatmayla ilgili çok konuşulacak karar

Aldatmayla ilgili çok konuşulacak karar

Aldatmayla ilgili çok konuşulacak kararAldatan kocasını affeden kadın bir kez daha aynı kadınla yakalayınca soluğu mahkemede aldı. Ancak davayı kaybetti. Kadının son umudu olan Yargıtay ise ‘Affedilen eşin yeniden aynı kadınla ilişkisi ihanet sayılmaz” kararını verdi.

Daha önceki bir davada, “Bir kere aldatmadan bir şey olmaz” diyen Yargıtay, yine çok ses getirecek bir karara imza attı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin verdiği “Aldatan kocayı eşi bir defa affetmişse; kocanın aynı kadınla tekrarlanan birlikteliği aldatmak sayılmaz” kararını doğru bularak onadı. Çok tartışılacak karara göre bu durumda sadece yeni bir kadınla birliktelik aldatmak sayılacak.

Tazminatı reddetti
Olay şöyle gelişti: A.Y. isimli koca, eşi K.Y. aleyhine şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı. İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi’nde görülen davasında K.Y. kocasının kendisini birinci kez aldattığında yuvasını korumak için affettiğini ama aynı kadınla ikinci kez aldattığını belirterek tazminat talebinde bulundu. İhanetle suçlanan koca iddiayı reddetti ve karısının kendisine hakarette bulunduğunu belirtti. Çiftin ve tanıklarının ifadesinin ardından mahkeme, kadının tazminat talebini reddetti ve çiftin boşanmasına karar verdi.

Hakaretle eşit suç
“Aldatan kocayı eşi bir defa affetmişse; kocanın aynı kadınla tekrarlanan birlikteliği aldatmak sayılmaz, bu nedenle koca boşanmada ağır kusurlu değildir” diyen mahkeme kararında ayrıca “Kocanın eşini, ikinci defa aynı kadınla aldatması ile eşin kocaya hakaret etmesi eşit oranda kusurdur” tespitinde bulundu. Yerel mahkemenin bu kararı davalı kadının avukatlarca temyiz edildi. Daha önce pek çok tartışmalı karara imza atan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin aldatan koca lehine olan bu kararını onadı.

Bir kereden bir şey olmaz
Daha önce bir başka davada D.B., eşi G.B.’nin kendisini başka bir erkekle aldattığı iddiası ile boşanma davası açmıştı. Aile Mahkemesi davacı kocanın talebini yerinde görüp; kadının sadakatsizlik gösterdiği gerekçesi ile çiftin boşanmasına karar vermişti. Ancak G.B. kararı temyiz edince Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de çiftin boşanmasını sağlayan yerel mahkemenin kararını, aldatma olayının süreklilik arz etmemesini ve bir defalık bir davranış olmasını gerekçe göstermişti.

Motivasyonunuzu artırmak için yapmanız gerekenler

Motivasyonunuzu artırmak için yapmanız gerekenler

Motivasyonunuzu artırmak için yapmanız gerekenlerSiz de yoğun tempoda sık sık farklı konularda bölünüyor, odaklanamıyorsanız birkaç önerimiz var…

Her profesyonel gibi siz de zamanla yarışıyorsunuz. Organizasyonlar, randevular, toplantılar derken zaman sürekli akıp gidiyor. İşte bir konuya odaklanmak ve bölünmemeyi sağlamak için yapmanız gerekenler…

Masanızı temiz tutun
Dağınık çalışma masası odaklanmanıza engel olur. Çevrenizdeki dağınıklık ve bekleyen işler paniklemenize neden olur. Bunun için masanızın üzerini hep toplu olarak tutun. Zaman zaman masa temizliğine vakit ayırın.

Motivasyonunuzu artırmak için yapmanız gerekenler

E-postanızı ve telefonunuzu kapatın
Telefonunuzu uçak moduna alın. Telefonunuzu kapattığınız anda mailler gelmeye başlayacaktır. Ardı ardına gelecek mailler yine odaklanmanıza engel olacaktır. Ya mailinize bakmayın ya da gmail kullanıyorsanız, duraklatma fonksiyonunu kullanabilirsiniz. Böylece kimse size ulaşamayacak ve sizi odaklandığınız işten koparamayacaktır.

Ertesi gün yapılacak işlerin listesini çıkarın
Günü daha iyi ve ekonomik kullanmak için mutlaka ertesi gün içinde yapacağınız işlerin listeleyin. Hem zamanı daha iyi değerlendirmenize yardımcı olacaktır, hem de yapılacak işleri unutmayarak, gereksiz zaman kaybetmemiş olacaksınız.

Önceliklerinizi iyi belirleyin
Yapılacak iş listesinde bazı işler yüksek öncelikli, bazı işler ise düşük önceliklidir. Listenizde bulunan düşük öncelikle işleri çıkarın. Listeyi hafifletmek size iyi gelecektir. Hem listeniz kabarık görünmeyecektir, hem de odağınızı daha iyi sağlamanıza yardımcı olacaktır. Uzun vadede düşük öncelikle işlerinize tekrar bakabilirsiniz.

Motivasyonunuzu artırmak için yapmanız gerekenler

Rutin işlerinize kısa vakit ayırın
Rutin hergün yapılan işler bir süre sonra zevksiz ve sevimsiz gelir. Bu isteksizlik sizing motivasyonunuzu bozar. Rutin işlerinize fazla vakit ayırmamaya çalışın. Kısa süreler ayırırsanız, daha severek ve şevkle yaparsınız. Bunun için rutin işlerine 15 dakikadan daha fazla vakit ayırmayın.

İşlerin arasında mola verin
Bir işi bitirdiniz ve yenisine başlayacaksınız. Bunun için zihninizi temizlemek için mutlaka mola verin. 10 dakika mola vermek size çok zaman kazandıracaktır. Çünkü zihinsel olarak yeni işe başlamak için bu süreye ihtiyacınız vardır. Molanın ardından yeni işe başlamak kolay olacak ve odaklanmanızı sağlayabileceksiniz.

Çocukların kullandığı bu bilekliklerde kanser riski

Çocukların kullandığı bu bilekliklerde kanser riski

Çocukların kullandığı bu bilekliklerde kanser riskiYapılan denetim sonucunda, çocukların bileklik olarak kullandıkları renkli lastiklerdeki 554 ürünün 20′sinde kansere yol açan ‘fitalat’ maddesi tespit edildi.

AA’nın haberine göre, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, çocukların bileklik yapmak için kullandıkları renkli lastiklere yönelik denetleme yaptı. Bu denetim sonucunda 554 ürünün 20′sinde kansere yol açan ‘fitalat’ maddesi tespit edildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; son zamanlarda basında sıkça yer alan, çocukların bileklik yapmak için kullandıkları renkli lastiklerin kanserojen madde içerdiği yönündeki haberler ihbar kabul edildi.

20 üründe fitalat maddesi tespit edildi
İstanbul İl Müdürlüğü ekipleri ilk aşamada 5 ayrı firmanın 554 ürününü denetledi. Numune alınarak teste gönderilen ürünlere, fitalat ve ağır metal testleri uygulanması sonucunda, 20 üründe fitalat maddesi tespit edildi.

Açıklamada, sağlığa zararlı fitalat tespit edilen ürünlerle ilgili gerekli idari işlemlerin yapılacağı ve söz konusu ürünlere ilişkin denetimlere ilerleyen günlerde de devam edileceği kaydedildi.

Çocukların kullandığı bu bilekliklerde kanser riski

Tedbiri elden bırakmayın
Siz tedbiri elden bırakmayın, çocuklarınızı bu bilekliklerden uzak tutun.

Bir kuruş bile harcamadan bir ay yaşayabilir misiniz

Bir kuruş bile harcamadan bir ay yaşayabilir misiniz

Bir kuruş bile harcamadan bir ay yaşayabilir misinizFlaman kökenli üniversite öğrencisi Avrupa’da tek bir kuruş bile harcamadan yaşanabileceğini kanıtladı.

Flaman kökenli üniversite öğrencisi Jill de Graaf, bunun mümkün olabileceğini kanıtladı. 20 yaşındaki genç kız, 30 gün boyunca dükkanların atmaya hazırlandığı gıda maddeleriyle beslendi. Okuluna ve işine bisikletle gidip gelen Jill de Graaf, bir ay boyunca tek kuruş harcamadan yaşadı. Genç kız, “beş parasız bir yoksul gibi” sürdürdüğü yaşamının ayrıntılarını günlüğüne not ederek internet üzerinden paylaştı. Hollanda – Belçika arasında küçük bir köyde dünyaya gelen Jill, çevre konusunda duyarlı bir ailede yetişmiş.

Jill de Graaf’ın yaşama bakışı, Sint Lucas Üniversitesi’nde Grafik okumak için Anvers kentine taşınmasıyla değişmiş. Okuldan arta kalan zamanlarında bir restoranda çalışmaya başlamış Jill’in Büyük şehirde en fazla dikkatini çeken şey, insanların çevreye yaklaşımı ve çöp alışkanlığı olmuş.

Gıda israfına tepki
Çalıştığı restoranda her gün bir çok yiyeceğin çöpe gitmesinden rahatsız olunca bir şeyler yapmak istemiş. “İnsanlar, toplumun her kesiminde yaşanan yoksulluk konusunda duyarsız. Oysa çok az harcamayla da yaşanabilir” diye düşünmüş. “Çöp atma alışkanlığı konusunda insanların bilinçlendirilmesi ve fakirlik konusunda süregelen tabunun yıkılmasına katkıda bulunmak istedim” diyen Jill, kendi sınırlarını zorlamaya” karar vermiş. Bunun için de Nisan ayı başında, yiyecek alacak parası olmayan insanlar gibi yaşamaya başlamış.

Bir kuruş bile harcamadan bir ay yaşayabilir misiniz

 

 

Hangi kan grubu hangi hastalığa yatkın

Hangi kan grubu hangi hastalığa yatkın

Hangi kan grubu hangi hastalığa yatkınKan grubunuzun hangi hastalığa yatkın olduğunu biliyor musunuz?

Araştırmayı yapan Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü’nden Dr. Arash Etemadi. Etemadi, 55 bin kişiyi kapsayan araştırmayı Kuzey Batı İran’da yürüttü. İlk bulgular, belirli hastalıklarda 0 grubu kana sahip olmayanların ölüm oranlarının yüzde 9 daha fazla olduğunu gösterdi.

Hürriyet’te yer alan habere göre; araştırma sırasında, kan grubuyla mide kanseri arasındaki bağ da incelendi. Sonuçlar, A,B ve AB grubu kan taşıyanların 0 grubu kana sahip olanlara göre yüzde 55 oranında daha fazla mide kanserine yakalandığını gösterdi.

Bu durum, 0 grubu dışındakilerin kesinlikle hastalık riski taşıdığı anlamına gelmiyor. Beslenme, spor alışkanlığı gibi bir dizi önemli faktör de söz konusu fakat kan grubu 0 olanların birçok önemli hastalığa yakalanma riski daha düşük. Daha önceki araştırmalara göre de, hemen hemen bütün kanser türlerinin A ve AB kan gruplarına karşı büyük ilgili duyduğunu ortaya koymuştu. Kansere karşı şanslı kan grubunu ise 0 grubu oluşturuyor.

D’Adamo’nun araştırmalarına göre kanser ve kan grupları arasındaki ilişki şöyle:

Meme kanseri
Bu kanser türüne yakalanan kadınlar ile ilgili araştırmalar, O ve B kan grubuna sahip olanların tedaviye daha hızlı yanıt verdiğini ve daha hızlı iyileştiğini gösteriyor.

Beyin tümörü
Birçok beyin ve sinir sistemi kanserleri, A ve AB gruplarını tercih ediyor.

Rahim kanseri
Bu kanser türleri de A ve AB gruplarını tercih ediyor, ancak bu hastalıklara yakalanan B grubu kadınların sayısı da yüksek bulunuyor.

Hangi kan grubu hangi hastalığa yatkın

Bağırsak kanseri
Dudak, Dil, yanak, diş eti, yemek borusu kanserleri ile tükürük bezlerindeki tümörler, A ve AB grupları ile çok yakın ilişkili bulunuyor. Bu kanserlerin çoğu kendi kendilerine oluşurken, sigarayı bırakıp, alkolü azaltmak ve diyete dikkat etmek riski azaltıyor.

Mide kanseri
Üzerinde araştırma yapılmış 63 bin vakada mide kanserinin A ve AB gruplarındaki düşük mide asiti ile yakından ilişkili olduğunu ortaya çıkardı.

Pankreas kanseri
Pankreas, karaciğer, safra kesesi ve safra yolu kanserleri, dayanıklı sindirim sistemlerine sahip O gruplarında nadir görülüyor. A ve AB grupları yine en çok risk altında olanlar. B grupları eğer onlar için sakıncalı olan kabuklu yemişleri yerlerse bu kanser türlerine yakalanabilirler.

Lenf ve lösemi kanseri
Bu kanser formu, O grupların eğilimli oldukları bir tür. Kan ve lenflerde gelişen bu kanser tercihen O gruplarını sıkıntıya sokar.

Hangi kan grubu hangi hastalığa yatkın

Deri ve kemik rahatsızlıkları
Deri kanserleri de en fazla O grubunun yakalandığı tek kanser türü. Habis melanom deri kanserinin en öldürücü şeklidir. Bu duruma karşı O ve B grupları bağışık değildirler.

Mesane (idrar kesesi) kanseri
Mesane kanseri en fazla A ve B gruplarında görülür. Hem A hem de B grubunun karakterini taşıyan AB grubu ise büyük olasılıkla en yüksek riski taşıyan gruptur.

Misafirlerin alaycı bakışları 50 kilo verdirdi

Misafirlerin alaycı bakışları 50 kilo verdirdi

Misafirlerin alaycı bakışları 50 kilo verdirdiAğabeyinin düğününde aşırı kiloları nedeniyle dalga geçilmesine sinirlenen, ardından mide küçültme ameliyatı olan genç kız, sıkı bir rejimle 8 ayda 50 kilo verdi.

6 yaşında zatürree geçirdikten sonra hastanede tedavi gören Gizem Yurdaer, aşırı kortizon (hormon) yüklenmesi nedeniyle kilo almaya başladı. Kilosu nedeniyle şikayetleri olan Yurdaer, obezite tedavisi gördü. Tedaviler zayıflama için sonuç vermedi. Lisede kendi çabalarıyla diyet yapan Yurdaer, 25 kilo zayıflamayı başardı. Ancak 2012 yılında üniversite sınavı öncesinde aşırı stres nedeniyle verdiği kiloları ikiye katladı ve 125 kiloya ulaştı. 2013′ün Aralık ayında ağabeyinin düğününe katılan Yurdaer, misafirlerin kiloları hakkında konuşmaları sonrası zayıflama kararı aldı.

Midesi küçültüldü

Zayıflama yöntemleriyle ilgili internetten yaklaşık 5 ay boyunca araştırma yapan Gizem Yurdaer, mide küçültme yönetiminin riskleri hakkında bilgiler topladı. 125 kiloya ulaşan genç kız, ameliyat sonrasında yaklaşık 8 ayda 50 kilo vererek 75 kiloya düştü.

Misafirlerin alaycı bakışları 50 kilo verdirdi

“Ağabeyimin düğünü dönüm noktam oldu”

Ameliyat sonrası kendisini yeni bir hayata başlamış gibi hissettiğini anlatan Yurdaer, “Ağabeyimin düğünü sonrasında özgüvenimi tamamıyla kaybetmiştim. Hiç düşünmeden, korkmadan ameliyata girdim. Önceden sürekli kendimi hasta hissediyordum. Yemek yemeyi seviyordum. Ancak ameliyat sonrasında her şey tersine döndü. Öncesinden daha fazla öğün ama daha az yemek yiyorum. Bu şekilde 50 kilo verdim. Fazla kiloları olanlara bu yöntemi öneriyorum” diye konuştu.

Türk çayı iç kanserden korun

Türk çayı iç kanserden korun

Türk çayı iç kanserden korunTiryakilerinin demlik demlik tükettiği Türk çayı ve posasının kanser riskini azaltmaktan tutun da uykusuzluğu gidermeye kadar birçok faydasının bulunduğunu biliyor musunuz?

Sabahları en güzel kahvaltılarda, öğlenleri molalarda, akşamları yemekten sonra en koyu sohbetin ortasında bulunan Türk çayının faydaları saymakla bitmiyor. Sevenlerinin bardaklarca tükettiği ve özel karışımlarla tadını zenginleştirdiği Türk çayını oldukça sık tüketen Karadeniz insanlarına bakıldığında çayın ne kadar sağlıklı bir içecek olduğu anlaşılıyor. Çünkü ölüm yaşı ortalamasının yüksek olduğu Karadeniz Bölgesi’nde (sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme ve ağır iş yaparken vücudun zorlanarak yoğun egzersiz programına giriyormuş gibi tepki vermesi dışında) sıkça çay içilmesinin ömrü uzattığı düşünülüyor.

Faydaları saymakla bitmiyor
Çay üzerinde değişik tarihlerde yapılan bilimsel araştırmalarda, çok yararlı bir bitki olduğunu öğrendiklerini ifade eden Rize Ticaret Borsası başkanı çayın faydalarını şöyle sıraladı;

- Türk çayı vücudun su dengesini koruma, kanser riskini azaltma, kanser yapıcı hücre oluşumunu engelleme,

- Gerginlik ve uykusuzluğu giderme,

- Cilt sağlığı, bağışıklık sistemini 5 kat arttırma,

Türk çayı iç kanserden korun

- Beyin tümörü riskini azaltma,

- Sindirimi kolaylaştırma, gibi faydaları mevcut. Çay aynı zamanda;

- İshalin durdurulması ve böbreklerin daha iyi çalışması gibi çok önemli yararlar sağlıyor.

- Vücuttaki mineral dengesini koruyor, kireçlenmeyi önlüyor, kemikleri güçlendiriyor.

- Diş hastalıklarını da önleyen çay, kan dolaşımının kolaylaştırıyor, damar sertliğini, yorgunluğu ve depresyonu önlüyor.

- İdrarı temizliyor, metabolizmayı yeniliyor, kalp krizi riskini de azaltıyor. Hormonları güçlendirerek mutluluğu da arttırıyor.

Türk çayı iç kanserden korun

Uzmanlar; demlikte içildikten sonra kalan çay posasının da atılmaması gerektiğini belirterek posanın da birçok yararı olduğunu söylüyor.

- Ilık çay dolu bir leğende 10 dakika tutulan ayaklarda koku kalmıyor!

- Posası süzülüp soğuyan dem ile gargara yapılması boğaz ağrısını alıyor.

- Çay posası kurutulup buzdolabına konulunca istenmeyen kokuları önlüyor.

- Vücudun ılık çayla ovalanması yağlanmayı engelliyor.

- Antibiyotik etkisi gösteren çay ile vücuttaki yaralar temizlenebiliyor.

Türk çayı iç kanserden korun

- Sıcak çay ile ovulan ellerde balık veya soğan gibi istenmeyen kokular önlenebiliyor.

- Çay buharı gözdeki çapaklanmayı engelliyor.

- Şampuanla yıkandıktan sonra bir çaydanlık çayla durulanan saçlar pırıl pırıl oluyor.

- Yemek yerken dilinizi ısırdıysanız veya ağız içerisinde oluşan yaralar varsa çay gargarası ile kısa sürede tedavi ediliyor.

Enerjinin sırrı buzda gizli

Enerjinin sırrı buzda gizli

Enerjinin sırrı buzda gizliDüşük enerjiye bağlı adaptasyon ve yorgunluk gibi problemler yaşıyorsanız, buz küpü kullanılarak uygulanan bu yöntem çok işinize yarayacak!

Enerji ile dolmak için bir buz küpünün size yardımcı olabileceğini biliyor musunuz? Resimde gösterilen boyunla kafanın birleştiği noktaya koyacağınız bir buz küpü bunu sağlıyor. Bu teknik Çin akupunkturuyla bağlantılı, buz küpünü yerleştirdiğiniz noktanın adı Feng Fu ve anlamı “rüzgar evi”.

Sadece 20 dakika sürüyor
Sadece buz küpünü resimde gösterilen Feng Fu noktasında 20 dakika tutun. Doğal olarak başlangıçta biraz donacaksınız ancak otuz kırk saniye sonra sıcaklığı hissetmeye başlayacaksınız.

Enerjinin sırrı buzda gizli

Bunu her gün yaptığınız takdirde zindelikle dolduğunuzu hissedeceksiniz. Çünkü buz küpü endorfin hormonunun kanınıza salgılanmasını sağlayacak. Bununla beraber bu tekniğin birçok başka yararı olduğu da söyleniyor.

Örnek olarak;

- Uyku düzeni,

- Daha iyi sindirme,

- Gripe karşı direnç,

- Daha az eklem, diş ve baş ağrısı,

- Daha iyi nefes alma ve daha iyi kardiovasküler sistem,

- Nörolojik rahatsızlıkların tedavisi ve omurgasal sorunlar,

- Cinsel yolla bulaşan ve bağırsak hastalıkları,

- Tiroid bezi sıkıntıları,

- Hipo ve hiper tansiyon ve artrit,

- Astım,

- Besinsizlik ve obezlik,

- Selülit,

- Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve bağırsak hastalıkları,

- Uykusuzluk, kronik yorgunluk, depresyon, stres ve psiko-duygusal rahatsızlıkların yönetimi.

Bu metot söylenildiğine göre vücudun dengesini bulmasını sağlıyor, yani teknik olarak bir ilaç değil ancak tazeleme yöntemi. Sadece şizofreni, epilepsi (sara) hastaları, ve hamilelik döneminde tavsiye edilmiyor.